Gelin TRT-TÜRK'ü ayağa kaldıralım

Kürşad ZORLU

Türk halklarının birlikteliği ve kültürlerin yeniden buluşması için TRT’nin büyük önemi vardır. 7 kardeş Cumhuriyetin bu alanda en ileri ve tecrübeli kuruluşu olan TRT şimdilerde söz konusu coğrafyaya TRT-TÜRK aracılığıyla ulaşmaktadır. Bu ülkelerden bir kısmının kablolu yayınında yer aldığı görülen TRT-TÜRK aynı zamanda Türkiye’den haberler alınması ve ülkenin tanınmasında etkin rol üstlenmektedir. Ancak bu rolün geçmişten günümüze ters etkilerle sonuçlandığını hayretler içerisinde izliyoruz. Nitekim 1991 yılında bağımsızlıklarına kavuşan Türk Cumhuriyetleri ve diğer toplulukların kitle iletişim araçlarından ileri düzeyde etkilendiklerini iyi bilenlerdeniz. Uzun bir süre Sovyet rejimi altında dünyadan koparılan bu insanların serbest iletişim ve haber alma kaynakları ile buluşması algılamalarda farklılıklar yaratmıştır. Belli bir süre görülen ve işitilenler doğru kabul edilmiştir. Şimdilerde bu durumun sona erdiğini söylemek oldukça zor. Yani haber kaynaklarının doğru seçimi, programların buna göre uyarlanması, ortaklık vurgusunun gerekliliği TRT-TÜRK açısından vazgeçilmez bir gerçek.
Bu gerçeği Türk dünyasında tecrübeli bir isim olan Feyzullah Budak’ın ’www.aygazete.com’da www.aygazete.com 'da yazdığı yazının şu paragrafı örnekleyelim. “Kazakistanlı kandaşlarımız Türkiye’den neler izliyorlar bir bakalım düşüncesiyle TRT-TÜRK kanalına geçiyorum.TRT-TÜRK kanalında bir dizi var. Bir ev ve aile ortamı... Mutfakta sabah kahvaltısı hazırlanıyor. Bu arada konuşmalardan ” babaanne “ olduğu anlaşılan bir yaşlı hanım düzensiz ve dengesiz hareketleriyle, karmaşık sözleriyle diğerlerinin ilgi odağı halinde. Aile üyeleri onun hareketlerine ve konuşmalarına takılarak, onunla şakalaşıyorlar. Sonra konuşmalardan ” babaanne “nin neden böyle olduğu anlaşılıyor. Meğer dün gece yılbaşı imiş ve babaanne yılbaşı eğlencesinde rakıyı öylesine fazla kaçırmış ki hala ayıkamamış. Bu hali de ondan dolayı imiş. Sonra mutfak kapısı dışından ” ho hoo hooo “ diye bir kaba ses duyuluyor ve mutfağa ” Noel Baba “ kıyafetiyle evin delikanlısı giriyor. Aile üyeleriyle ve özellikle de babaanne ile şakalaşarak akşamki alemi sürdürmeye çalışıyor.” Bu acı tecrübeyi ne yazık ki o bölgeye gidip gelen, ilgi duyan bir çok insanın yaşadığını biliyoruz. Üstelik o bölgede yaşayan bazı iş adamlarımızın da TRT-TÜRK’ün yayın kalitesinden ve içeriğinden şikayetçi olduğunu bizzat kulaklarımızla duyduk. Biz de farklı bir örnekle bu görüşleri destekleyelim. Bundan 3 yıl önce Kazakistan’da “Deli Yürek” dizisi gösterilmiş ve halkın büyük beğenisini toplamıştı. İnsanlar çocuklarının isimlerini Yusuf ve Zeynep koymaya başlamıştı. Öyle ki Kenan İmirzalıoğlu ve Osman Sınav’la birlikte gittiğimiz Kazakistan’da onbinlerin sevgi gösterilerini ve yükselen “Türkiye” seslerini unutmak mümkün değil. Bu yetkililer için iyi bir örnek. İsterlerse tüm görüntüleri biz de mevcut. Böylesine bir etkinin sebep ve sonuçları araştırılıp, diğer hususlara temel oluşturulabilir.

Ne yapmak gerekiyor...

Önce TRT’nin başına doğru bir ismin atanmasını öneriyoruz. Bu konuda yazılarını dikkatle takip ettiğimiz Burhan Ayeri’ye katılıyoruz. Halen Anadolu Ajansı Genel Müdürü olan Hilmi Bengi meselelere vakıf bir bürokrat. Sanırım hakkındaki beklentileri boşa çıkarmaz. Sonra kanalın yönetim ve uygulayıcı kademeleri Türk dünyasına gönülden bağlı, coğrafyayı iyi bilen, sıkıntılarına şahit olmuş dinamik insanlardan kurulmalı.Dolayısıyla yayın içeriği bahsedilen ekip tarafından hassasiyetle ortaya konulmalı. Bu ülkelerle ortak program ve haber alışverişine zemin hazırlayacak bir sistem oluşturulmalı. Her ülkenin etki-tepki süreci değerlendirilmeden dizi-film-belgesel ve benzeri yayınlar devreye sokulmamalı. Haber alışverişinde Anadolu Ajansı, TRT ile koordineli bir biçimde daha da etkinleştirilebilir. Sonuç olarak TRT-TÜRK’ün misyonunu tamamlamış bir yayın organı olmasını arzu etmeyiz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş