Genel affın önünü açma hazırlığı mı?

İsrafil K.KUMBASAR

Çevir kazı yanmasın.
Terörle mücadele yerine, ‘müzakere’ yöntemini benimseyen teslimiyetçi iktidar, yeni bir ‘açılım’ için daha düğmeye bastı.
Ülkedeki ‘milli direnç’ mekanizmalarının artık iyice ‘kırıldığına’ inanmış olacaklar ki, bölücü terör örgütü ile artık bu kez eski gibi öyle ‘kapalı kapılar’ arkasında değil, ‘resmen’ pazarlık başlattılar.
Pazarlık sürecinde bu kez ‘nelerin’ masaya yatırıldığı yine kimse tarafından bilinmiyor.
Zira, Ankara’daki hükümetin başı, “İmralı’daki terör örgütünün başının taleplerini sizinle asla paylaşmam”  diyerek işin içinden çıkıverdi.
‘Habur’ benzeri yeni bir ‘yol kazası’veya ‘dozu tutturulamamış taşkınlıklar’ olmazsa eğer, hedefin ana hatlarının ne olduğu aşağı yukarı belli:
Bebek Katili’ni ev hapsine çıkarmak
Daha önce Özel Yetkili Mahkemeler’e çekilen ayarı ve mevzuatta yapılan bir takım rötuşları da dikkate alırsak, ufukta bir ‘genel af’ kokusu bile var.
Öyle görülüyor ki, genel af planı, Silivri toplama kampında halen yargılanan veya mahkum olan tutsakları da kapsayacak
Zira, eli kanlı teröristi ‘ev hapsi’ ile ödüllendirenlerin, ‘terörist’ damgası vurdukları TSK mensuplarını içeride tutmaları oldukça zor.
Böylece ‘sözde denge’ sağlanmış olacak ve kamuoyundan yükselebilecek ufak tefek ‘çatlak seslerin’ önü kesilecek.

 

***

 


Adalet uygulamalarında bir ‘kısas’ durumu dönem dönem olmuştur.
Ama bu denli incitici, ‘hakkın bu kadar hiçe sayıldığı’ bir dönem hiç olmamıştı.
Önce bir kefeye ‘eli kanlı’ teröristleri koyacaksın, ötekine bugün bile ‘suçlu olduklarını ispatlayamadığın’ insanları.
Sonra da utanmadan,  “Bakın onları da salıverdik, öbürlerini de”  diyeceksin.
Kim ne derse desin yapılanların ‘hukuk’ ile hiçbir bir alakası yoktur. Dünyanın hiçbir yerinde sabah ‘çamura’ sokulan bir şahsın akşam ‘aziz’ ilan edildiği görülmemiştir. Fakat bizde oluyor. Hem de öyle şeyler oluyor ki ‘adalet’ dediğiniz şey, ‘bir bakkal dükkanının el değiştirmesinden’ daha basit bir biçimde kenarından köşesinden deforme ediliyor.
Hatırlayınız, bunların en fazla yakındıkları konuların başında‘yargının bağımsız olmadığı’ iddiası geliyordu.
Sözüm ona yargı kuşatılmıştı, kararlar ‘belli merkezlerden’ dikte ettiriliyordu.
Üstelik bir ‘mezhepsel yapılanma’ tüm yargı kurumlarını etkisi altına almıştı.
Böyle bir durumda ‘adaletin tecellisinden’ söz edilebilir miydi?
Peki yeni durumu nasıl izah edeceğiz?
Bizzat hükümetin başı isyan edip, savcılara  “Gelin beni de alın” diye çıkışmadı mı?

 

***

 

 
Artık kimsenin kuşkusu yok, ülkedeki bütün kurumlar gibi ‘yargı’ da siyasallaşmıştır.
İşin hazin yanı ‘siyasi iktidarın dümen suyuna’ giren yargının ‘kimin değirmenine’ su taşıdığı karanlıktır.
Ülkede bir ‘korku havası’ salıp, ‘gece yarıları’ evler basıp, ‘telefonlar’ dinleyip, ilgisiz insanları birbirine eklemledikten sonra bugüne gelinmesi manidardır.
Ne değişti de bir anda herkesin birdenbire ‘merhamet’ damarları kabardı?
 “Suçlu” diye içeri tıktıkları insanların bir anda ‘melek’ kesildikleri inancı mı belirdi adalet dağıtan (!) mercilerin gözünde?
Tabii ki hiçbiri değil.
Bütün bu süreç ne yazık ki bir ‘altyapı’ hazırlığı.
Kamuoyunu bir şeylere inandırma ve bölücü terör örgütünün taleplerine zemin hazırlama antrenmanları.
Herhalde kendileri de bebek katiline ev hapsi verilirse ‘terörün duracağına’ inanmaya başlayıp onu ‘temize çıkarma’ çabası içine girdiler.
Yahu siz değil miydiniz PKK’nın bir ‘Ergenekon örgütlenmesi’ olduğunu söyleyen.
Nereden çıktı şimdi Öcalan’ı onurlandırma, özgürlüğüne kavuşturma heveskarlığı.
Madem PKK’nın ipleri Ergenekon’un elinde, bebek katilini bırakın ev hapsine çıkarmayı, ‘geberene kadar’ hücrede tutmanız gerekmez mi?

 

***

 


Görünen köy, asla kılavuz istemez.
‘Muhalefet partilerinin’ tepeden tırnağa kontrol altına alındığı, ’inancın’ve ‘mücadele azminin’ sıfırlandığı dönemlerde neler oluyorsa, önümüzdeki süreçte de aynen onlar olacak.
Kamuoyu, artık resmen Apo Bey’in eve taşınması için hazırlanıyor.
Belli ki ‘Big Boss’ bu kez çok ciddi.
Yoksa biliyor ki bunlar adaletin ‘a’sını bile takmaz, ‘diş biledikleri’ kim varsa içeride çürümelerinden dolayı kına yakarlardı.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş