Genelkurmay Haber Ajansı

Adnan İSLAMOĞULLARI

‘Genelkurmay Başkanlığı Savunma Bakanlığı’na bağlansın, protokoldeki yeri Savunma Bakanı’ndan sonra olsun, askerî suçlular sivil mahkemelerde yargılansın, YAŞ kararları yargı denetimine tâbi olsun’ kabilinden demokratikleşme yazıları yazmışlığımız vardır.
Askerin ‘durumdan vazife çıkararak’ siyaset üzerindeki vesâyetine, askerin elinde bulundurduğu silahı ‘vazife çıkardığı’ durumlarda millete çevirmesine, siyâseti dizayn etmesine, siyâsî konularda olur olmaz açıklamalar yapmasına, bildiriler yayınlamasına karşı da mebzûl miktarda yazmışlığımız vardır.
Darbelerde can vermiş, darbelerden en fazla mağdur olmuş bir hareketin mensubu olarak, darbelere ve darbecilere karşı, külliyât cesâmetinde yazı yazmışlığımız da vardır.
Evet, geçmişte yazdığımız bu yazılar, istisnâsız bugün de harfi harfine imzalayacağımız yazılardır.
Asker siyâsetten uzak dursundur, asker siyâseti dizayn edemesindir, askerin harcamaları, hukuksuzlukları, YAŞ kararları, darbe teşebbüsleri sivil mahkemelerde yargılansındır, yayınladığı bildirilerle hükümetlere ayar veremesindir.
Fakat bugün geldiğimiz noktada iç güvenlik vazife ve yetkileri elinden alınmış, istihbarat yetkileri devredilmiş ve dolayısıyla işsiz güçsüz kalmış bir TSK, bir Genelkurmay da murâdımız değildir elbette.
İşsiz güçsüz kalmış, işsizlik ve güçsüzlükten bir ‘haber ajansı’ gibi internet sitesinden haberler yayınlayan bir TSK, bir Genelkurmay da murâdımız değildir.
Son zamanlarda TSK, internet sitesinden yayınladığı açıklamalarla adetâ bir ‘haber ajansı’na dönüşmüştür. Son yayınladığı açıklama artık bir gülünç olma durumudur:
“17 Ekim 2013 günü saat 13.00 sıralarında,Bitlis/Merkez-Kayalıbağ Köyü Karaca Mahallesi bölgesine balık tutmaya giden 2 vatandaş, yanlarına gelen silahlı 6 bölücü terör örgütü mensubu tarafından darp edilerek, 3 adet cep telefonları kırılmış, paraları (350 TL) yakılmış ve ‘Sizi bir daha burada görmeyelim, eğer gelirseniz sizi öldürürüz’şeklinde tehdit edilmiştir. Bölücü terör örgütü mensupları şahıslardan birini saat 14.00, diğerini de 20.00 sıralarında aynı bölgede serbest bırakmıştır. Olay Adli ve Mülki makamlara bildirilmiş, Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır.”
MİT’in, Emniyet İstihbâratın, Askerî İstihbâratın tespit edip, güvenlik güçlerinin harekete geçerek operasyon yapması ve ardından haber ajanslarının da haber olarak vermesi gereken bir terör hâdisesinin TSK tarafından internet sitesinde bu şekilde verilmesi Genelkurmay’ın içine düştüğü vazifesizliğin trajik bir örneğidir.
Aynı gün Genelkurmay’ın, MİT’in, Emniyet güçlerinin, Kaymakamlıkların, Valiliklerin, Yargının görmesi ve hemen ardından soruşturma başlatması gereken bir haber daha vardı aslında:
Pek çok BDP’li milletvekilinin ve yetkilisinin katıldığı ve BDP’li milletvekili Özdal Üçer’in  “Bugünlere PKK’lıların ve onların silahlarının sayesinde geldik”  dediği konuşmasıyla, Lice ve Diyarbakır’dan sonra açılışı yapılan  ‘PKK şehitliği’(!) haberi.
Genelkurmay Başkanlığı’na sormak lâzım, “O PKK şehitliği’(!) denilen çukurlara kimler defnedilmektedir, o defnedilenler kimlerin katilleridir?” 
Ve bu durum, tehdit ve darp edilen 2 balıkçı vatandaştan daha mı az haber değeri taşımaktadır ki bir haber olarak bile ilgi alanınıza girmemiştir?
Aynı sorunun muhatabı, aynı zamanda Hükümet, İçişleri Bakanlığı, yargı ve MİT’dir.
BDP’li milletvekili Özdal Üçer’in “Bugünlere PKK’lıların ve onların silahlarının sayesinde geldik” dediği ‘günler’ hangi günlerdir ki BDP’yi, PKK’yı bu denli memnun etmiştir?
Ve önümüzdeki günlerde TSK’nın internet sitesinde magazin haberleri, borsa haberleri, üçüncü sahife haberleri, futbol kritikleri de yer alacak mıdır?
TSK yalnızca siyâsetten değil, gâliba AKP hükümetiyle birlikte pek çok vazifesinden de uzaklaştırılmıştır...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş