Genelkurmay’ın bu aceleciliği neden?..

Ahmet TAKAN

Bayram boyunca her gün yatıp kalktığımız erken tezkere ile ilgili sabahın ilk saatlerinde Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesine düştü haber. Hükümet yetkililerinin bugüne kadar açıkladıkları ve yarattıkları beklentinin tam tersi yönündeydi açıklama;
 “Uzun dönem askerlik hizmeti (Vatan hizmeti)’nin 15 ay’dan 12 ay’a indirilmesinin Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yansıması ile ilgili detaylı bir çalışma yapılmış, alınması gereken tedbirler belirlenmiş ve Hükümet ile paylaşılmıştır. Uygulamanın başlangıç tarihinin 1 Mart 2014 olması yönündeki teklifimiz Milli Savunma Bakanlığı’na bildirilmiştir.”
Açıklamada, bir acelecilik, ön alma kokusu aldım. Zira; Bakanlar Kurulu’nun resmi toplantı saati 11.00’di. Genelkurmay açıklaması ise  Bakanlar Kurulu için bakanların odalarından çıkıp Başbakanlığa gitme esnasına denk düşürülmüştü. Ve de bugüne kadar Genelkurmay Başkanlığı’nın kendisini ilgilendiren bir konuda Hükümetin elini bağlayacak bir ön açıklama yapmasına pek de şahit olmamıştım. Hatta en son örneğidir; Suriye helikopterinin düşürülmesi ile ilgili haberi ilk olarak Bakanlar Kurulu toplantısından sonra Bülent Arınç vermiş, bilgiler daha sonra Genelkurmay sitesine düşmüştü.
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada  “Karar çıkınca 70 bine yakın insanımız tezkere alacak” demişti. Karar için dün (Pazartesi günü)yapılacak Bakanlar Kurulu toplantısını işaret etmişti. Bakanlar Kurulu’nda alınacak kararın hemen ardından 70 bin askere tezkere yolu gözükecekti. Hatta, iktidarın muhtelif temsilcileri erken tezkere için daha da öncesini Bayram öncesi için  “iktidardan bayram hediyesi”  havasını da pompalamıştı.
Uzun dönem askerliğin 12 aya düşürülmesi ile ilgili gelişmeleri ve Hükümetin daha önceki Genelkurmay Başkanlarına yaptığı baskıları da yakından takip eden bir gazeteci olarak  “bu işte bir gariplik var, acaba yine ne oluyor” sorusuna tekrar döndüm.
Askeri kaynaklardan aldığım bilgilere göre, ateş çemberi içindeki ülkemizde uzun dönem askerliğin 12 aya indirilmesi için Hükümet AB şartları ve bildiğimiz tüm gerekçelerin üzerinden Genelkurmaya yaptığı baskıları artırmış, erken tezkerenin bayram öncesi, sonra da hemen bayram sonrası gerçekleşmesi için çok uğraşmış ve bugüne (Pazartesi) gelinmiş. Askeri kaynakların belirttiğine göre, Bakanlar Kurulu’ndan karar aynen Genelkurmay’ın istediği tarihe göre çıkarsa erken terhis edilecek asker sayısı 70 binlerden 38-40 binlere düşecek. Askeri kaynaklar, Genelkurmay’ın verdiği bu takvimin Hükümeti pek hoşnut etmediği ve yaratılan havanın tam tersinde olduğu görüşünde.
Ben de bu yazıyı Bakanlar Kurulu’nun bitimini beklemeden kaleme alıyorum ve açıklama ne olursa olsun yenileme yapmayacağım.
Uygulama tarihi ne olursa olsun; etrafımızda bunca tehlike varken askerliğin kısalmasıyla çıkacak sorunlar -var olanlarıyla birlikte- ne olacak?
Genelkurmay’ın buna da bir hazırlığı vardır herhalde!..

 

Niksar’ın Fidanları!..

9 günlük bayram tatilini rölantide geçirdik. Başkentte araç trafiği de haber trafiği de pek sakindi. Sıkıldığım zamanlar bol bol türkü dinledim. Pek hoş oldu..
9 gün boyunca hit türküm  “Niksar’ın Fidanları”ydı. Devamlı hem dinledim hem de mırıldandım;
Kalenin bedenleri, nanay yavrum nanay!..
Koyverin gidenleri, nanay yavrum nanay!..
İpek bürük bürümüş, yar yar yar yandım,
Niksar’ın fidanları, nanay yavrum nanay!..
Niksar’ın fidanları, nanay yavrum nanay!..

 


***

 


Hoppa nina ninanay ninanay nay
Ninanay yavrum ninanay nay...

 


***

 


Entarisi aktandır, yar yar yar yandım
Ne gelirse haktandır, nanay yavrum nanay!...
Benzimin sarılığı yar yar yar yandım
Her dem ağlamaktandır, nanay yavrum nanay!..
Her dem ağlamaktandır, nanay yavrum nanay!..
Hoppa nina ninanay ninanay nay
Ninanay yavrum ninanay nay...
Tavsiye ederim; Türküden  “fevkaladenin fevkinde”  haz almak isterseniz Bülent Ersoy’dan, batı-pop tarzında isterseniz de Ayla Dikmen’den dinleyin. Ama ben Diva’dan dinlemenizi öneririm. Çok güzel uzun uzun zurna nameleri var. Bayılacaksınız!.. Türkünün nakarat kısımlarını bazı sanatçılarımız  “şinanay nay”  bazıları da  “ninanay nay”  diye okumuş. Tek sorun orda!..

 

Sincan Silivri’den beter

Balyoz’dan hüküm giyen Engin Alan Paşa’nın saygıdeğer eşi Nevin Hanım bayramın üçüncü gününde Sincan F Tipi Cezaevine ziyarete gitti. Nevin Alan ile telefonda görüştüm, Engin Paşa’nın halini hatırını sordum. Nevin Alan,  “Gayet iyiydi. Kızlarımla, torunlarla gittiğimiz için çok böyle önemli bir şeyler görüşmedik. Ancak ailevi şeyleri görüştük. Torun sevdi. Neşesi yerindeydi, sağlığı sıhhati yerindeydi. Etkilenmemiş hiç. Karardan önce, bize söyledi. ’Karar değişmeyecek bunu onaylayacaklar ona göre kendinizi hazırlayın’ dedi. Biz de kendimizi hazırlamıştık zaten”  dedi. “Hediye götürdünüz mü” diye sorunca Nevin Hanım’dan şu cevabı aldım:
 “Hayır yasak. Bayram günleri hiçbir şey sokamıyoruz. Zaten diğer zamanlarda da kısıtlı götüreceğimiz şeyler. Bütün problem zaten bu. Düşünün bir havluyu bir hafta kullanmak mecburiyetinde kalıyorlar. Silivri’de bu kadar sıkı değildi. Silivri’de istediğimiz kadar kıyafetti, havluydu götürebiliyorduk ama burada her şeyden iki tane, havlu bir tane. Yanında bornoz götürdüğümüz için bir tane havlu. İki kazak, iki mintan, çamaşır serbest. Çamaşırda bir arma olursa o tişört yerine geçiyor. Saçma sapan şeyler. Dağlardan alışık olduğu için onu etkilemiyor hiçbir şey. Hiçbir şeyden etkilenmiyor maşallah.”

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş