Gerekli-gereksiz polemikler milli davaya zarar verir

A+A-
Hüseyin Macit YUSUF

KKTC’nin yeni seçilen Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, seçim propagandası sırasında ve seçilmesinin ardından yaptığı konuşmada  “Artık yıllarca istismar edilen ana-yavru edebiyatını bir kenara bırakıp kardeşler ilişkisini kurmak gerektiğini”  vurgulayarak, karşılıklı saygıya dayalı bir ilişkinin iki tarafın da çıkarına olduğunu söylemiştir. Akıncı’nın Türkiye ile olan ilişkilerini çatışmasız, karşılıklı anlayış, sevgi ve saygı üzerine kurması en büyük dileğimizdir. Akıncı’nın birçok KKTC vatandaşı için önemli ve hassas olan bu ilişkiyi yürütürken kullanacağı üslup ve yöntemlerde dengeli davranması gerekecektir. Seçim öncesi verdiği bir beyanatta Kıbrıs Türklerinin, Anavatan Türkiye’yle olan ilişkilerinin, tarihsel kültürel bağlarının, inkâr edilecek konular olmadığını ve bunlara elbette saygılı olunacağını belirten Akıncı’nın ’yıllarca çok istismar edilen ana yavru edebiyatını bir yana bırakıp kardeşler ilişkisini kurmak gerekir’ açıklaması bazı kesimlerce tepki görmüştür.’Akıncı’nın yıllar içerisinde, bir ’ana’ edasıyla Türkiye’den gelip, bu topraklarda Kıbrıs Türkünün çeşitli konularla ilgili nasıl ve ne yönde karar vereceğini, nasıl politika uygulayacağını dayatan ve sözde akıl vermeye çalışırken ölçüyü kaçıran yetkililere dikkat çekmek adına yaptığı bu açıklama, doğru olmakla birlikte kullandığı üslup nedeniyle birçok kesimce yadırganmıştır’diye uyarıda bulunmuştum. Akıncı’nın; Kıbrıs Türkünün kendi ayakları üzerinde durmasını istemesi kadar doğal bir istek olamaz. Bunun ötesinde Akıncı ve Akıncı’yı destekleyen herkes, Kıbrıs’taki varoluş mücadelemizin Türkiye’siz sürdürülemeyeceğinin bilincindedir. Türkiye’siz KKTC’nin varlığını ve uluslararası alandaki mücadelesini sürdürmesi mümkün değildir. Akıncı yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin gücünü bildiğini ve Türkiye ile çatışmasının mümkün olmadığını, iş birliği ve uzlaşma ile karşılıklı istişarelerle karşılaşılan sorunların çözümlenmesi yoluna gidileceğini açıklamıştır. 2. Cumhurbaşkanı Talat da, benim ve birçok Kıbrıs Türkünün Anavatanımız dediğimiz Türkiye’ye, sadece ’kardeş ülke Türkiye’ dediği anımsanacaktır. Bu siyasi bir tercihtir. Milli olan siyasi söylemlerden farklı bir söylem ve duruştur. Farklılıklara saygı gösterilmesi gerektiğini düşünmekle birlikte bu farklılıkların hassas saydığımız değerlerimize, bayrak, din, toprak, egemenlik, garantiler gibi, zarar verecek nitelikte olmaması da şarttır.

*  *  *

Önceki gün Anavatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KKTC’nin yeni seçilen Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın ’iki kardeş ülke’ açıklamasına sert tepki vermiştir. Erdoğan,  “Akıncı anavatan-yavru vatan benzetmesinin kullanılmasını istemiyor. Sizin değerlendirmeniz ne olur?” sorusuna, şu yanıtı vermiştir:  “Bu ifadeler bir sıcaklığın gereğidir. Sayın Akıncı KKTC halkının seçimiyle göreve gelmiştir. Burada 2 kardeş ülkeyiz dediğiniz zaman ortaya çok farklı tablolar çıkar. Sayın cumhurbaşkanının ağzından çıkanı kulağının duyması gerekir. Türkiye KKTC’yi neden sahipleniyor bunun bir esbabı mucibesi var. Kardeş olarak çalışmanın bile bir şartı vardır. Bu ülke Kuzey Kıbrıs’a bedel ödemiştir. Biz şehitler vermişiz. Ve bedel ödemeye devam ediyoruz. Kuzey Kıbrıs’ın uluslararası alanda kavgasını veren kim? Acaba Sayın Akıncı tek başına bu kavgayı verebilir mi? Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’a bakışı yavru vatandır ve böyle bakmaya devam edecektir. Bir ananın yavrusuna bakışı nasılsa böyle bakmaya devam edecektir. Kendi görüşü böyledir. Ben de hoşgörüyle bakabilirim. Ama daha sonra sarfı nazar edebilirler. Bu da pek hoş olmaz.”

*  *  *

Bu açıklamaların ardından telefonda görüşen Erdoğan ve Akıncı’nın ’işi tatlıya bağladıkları’bildirilmiştir. Türkiye’deki birçok arkadaş dün gün boyunca beni arayarak söz konusu polemik ile ilgili bilgi aldılar. Onlara Akıncı’nın Türkiye’ye rağmen, Kıbrıs sorununa çözüm bulma gayreti içerisinde olamayacağını, kafasına göre ve üzerinde uzlaşılmayan herhangi başka bir siyasi yol izlemesinin mümkün olmadığını, Akıncı’nın açıklamalarına olan tepkilerin dozunun gereğinden fazla olduğunu anlattım. Neticede KKTC Cumhurbaşkanlığına seçilmiş bir siyasinin, haksız yere, daha ilk günden ’hain’ damgası yemesi kabul edilemez. Hiçbir Kıbrıs Türkü böyle bir nitelemeyi ne kabul eder ne de hazmeder. Akıncı birkaç gün içerisinde yemin ederek görevine başlayacaktır. Kendisini çok yoğun bir dönem beklemektedir. Rum lider Anastasiadis ’Güven Artırıcı Önlemler’çerçevesinde yeni oyunlar peşindedir. Bizans oyunlarına devam edecektir. Akıncı’yı görevine başlar başlamaz sıkıntılı, zor bir dönem beklemektedir. Bu süreçte, istenmeyen polemiklere girilmesi bana göre doğru değildir. Yeniden başlayacak kritik müzakere sürecinde Akıncı’ya destek olunmalı ve milli davamızın öngördüğü sonuçların alınmasına çalışılmalıdır. Gerekli gereksiz tartışmaların milli davamıza zarar vereceği unutulmamalıdır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları