Gezi'cilerin meyhane yaptığı cami!..

Ahmet TAKAN

“Muhteşem”  Gezi Parkı eylemi sırasında toplumu ajite edip kendi kitlesini kenetlemek için Dolmabahçe-Valide Sultan Camisi’nde alkol içildiğini iddia etti. Caminin müezzini ile imamı bunun doğru olmadığını söyleseler de hiç tınmadı. Dünkü grup toplantısında daha da ileri gitti,  “Camilerimizde alkol kullandılar”  dedi.
ABD askerlerinin duacısı olup Irak’taki Müslümanların katledilmesi ve Camilerin ve içindeki kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerimlerin yakılması için Türkiye’yi işgalcilere üs haline getiren  “Muhteşem”in gerçek yüzünün bir daha görülmesi için yeni bir belgeyi ortaya koyacağım.
Dünya lideri(!) herkese posta koyan ve diklenen(!) “Muhteşem” bakalım buna cevap verebilecek mi?
Savunma ve güvenlik konularında değerli görüş ve bilgilerinden istifade ettiğim Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım, Rodos’tan yeni geldi. Ümit Yalım, Rodos’taki Türk camisinin nasıl meyhane haline getirildiğinin fotoğraflarını da gönderdi.
Demokrat Parti Yüksek Danışma Kurulu üyesi Ümit Yalım öfkeliydi;
“Gezi Parkı’nda meydana gelen olaylar sırasında, göstericilerin Dolmabahçe’deki camiye girerek içki içtikleri iddia edildi ancak bu iddia doğrulanamadı. Peki içerisinde içki içilen cami var mı? Evet var!.. Halihazırda Yunanistan’ın egemenliğinde bulunan Rodos Adası’nda,  Osmanlı’dan kalma Türk camisinde içki içiliyor. Cami, Rodos limanının hemen yanında, surlar ile çevrili olan Eski Kasaba’nın merkezinde bulunuyor. İbadete kapalı olan cami iki katlı ve caminin birinci katı alışveriş merkezi haline dönüştürülmüş. Caminin birinci katında çeşitli eşya satan dükkanlar ile kafe bar da bulunuyor. Kafe barda her cins içki mevcut ve müşteriler içki içiyor. Cami 2004 yılında, Avrupa Birliği tarafından restore edilmiş. Caminin girişine konulan levhada, Syntrivan Mosque yazıyor. Yani Avrupa Birliği, Osmanlı’dan kalan Türk camisini, 2004 yılında restore ederek AVM ve meyhaneye dönüştürmüş.”
Peki Rodos’a gidip de bu acı fotoğrafı gören bir yetkili olmamış mı? Ümit Yalım’dan dinlemeye devam edelim;
“AKP Hükümeti’nin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu 2010 yılının Ağustos ayında Rodos Adası’na gidiyor ama Türk camisinin içinde işletilen meyhaneyi görmezden geliyor. Rodos Adası’nda T.C. Dışişleri Bakanlığı’nın Başkonsolosluğu görev yapıyor. Başkonsoloslar da bu durumu görmezden geliyor. 2012 Eylül ayından bu yana Başkonsolos Hakan Aytek. Anlaşılan o da bu durumu görmezden geliyor.
Bugünlerde Avrupa Birliği’ne posta koyan AB Bakanı Egemen Bağış da AB’nin, Rodos’taki Türk camisini meyhaneye çevirdiğini  görmezden geliyor. 2013 Yılı Haziran ayı itibarı ile Rodos Adası’nda 4 bin soydaşımız yaşıyor. Adada 27 Türk camisi var. Camilerden bir tanesi, sadece Cuma günleri ibadete açık. Cami müezzininin minareden ezan okumasına müsaade edilmiyor. Diğer 26 Türk camisinin kapısına kilit vurulmuş, hem ibadete hem de ziyarete kapatılmış. Soydaşlarımızın çocuklarının eğitimi için bir tek Türk okulu yok. 1972 yılından beri adada müftü de yok.”
Yalım’ın Diyanet İşleri Başkanı’na da sorusu var;
“Yunanistan topraklarında bulunan Türk ve Müslüman soydaşlarımıza her türlü eziyet ve zulüm yapılırken, camilerimiz AVM ve meyhaneye dönüştürülürken Diyanet İşleri Başkanlığı ve Başkan Mehmet Görmez ne yapıyor? Diyanet İşleri Başkanlığı ve Mehmet  Görmez bütün bu olup bitenleri görmezden geliyor ve Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasına destek veriyor.”
Terörle mücadelede bir dönem önemli görevler üstlenen emekli Kurmay Albay Ümit Yalım acı bir gerçeği daha gözler önüne seriyor;


Rodos Türk Camisi



Caminin künyesi


Kafe bar girişi




Bardaki içki reyonu





“Tayyip Erdoğan, Taksim Gezi Parkı’ndaki göstericilerin, etrafa büyük abdestlerini ve idrarlarını yapmalarından şikayetçi oluyor. Ama aynı Tayyip Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde boş olan camilerimize, büyük ve küçük abdestlerini yapan, camilerimizi kendileri için koğuş ve tuvalete, katırları için de ahıra çeviren, camilerdeki Kur’an-ı Kerim ve diğer dini kitapları yakan PKK’lı teröristleri görmezden geliyor ve onların yurt dışına çıkmalarını istiyor. Erdoğan, TCK 283’ü ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1546 sayılı kararını açıkça ihlal ederek PKK terör örgütüne özel olarak af çıkartıyor. Bu ne yaman çelişki? Tayyip Erdoğan’ın sözde barış sürecine Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez de konuşmaları ile destek veriyor. Yani Görmez, camilerimizi koğuş, tuvalet ve ahıra çeviren, Kur’an-ı Kerim ve dini kitapları yakan PKK’lı teröristlerin alenen affedilmesine destek veriyor.”
Ümit Yalım’ın bu sorusuna da dikkat;
“Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Muammer Güler, Gezi Parkı olaylarının sorumlularını tek tek bulup hesap soracaklarını söylüyor. Peki, Taksim Gezi Parkı’ndaki gösterilere katılarak, Anayasanın 34’üncü maddesinde belirtilen toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını kullananlardan hesap soruluyor da, TCK 302’de belirtilen suçları işleyerek, Türkiye Cumhuriyeti’nin topraklarını alenen Yunanistan’a veren ve vatanı bölenlerden neden hesap sorulmuyor?
Ege Denizi ve Akdeniz’de, Türkiye Cumhuriyeti’ne ait 16 ada ve 1 kayalığın Yunanistan’a alenen verilmesinden sorumlu olan başta Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu olmak üzere AKP Hükümetlerinin bakanlarından neden hesap sorulmuyor?”
 Dünya Müslümanlarının büyük lideri(!) delikanlı(!)  “Muhteşem” e  eğer münasip buyururlarsa ben de iki soru yöneltmek isterim;
Müslümanların can evine vurulan bu asma kilit için Yunan dostlarına söyleyebilecekleri bir tek kelime var mı?..
Bu asma kilidi Gezi’ciler Rodos’a göndermiş olabilir mi?..

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş