Gidişat pek hayra alamet değil...

Ahmet SEVGİ

Son günlerde bir açılım furyasıdır gidiyor. Kürt açılımı, Ermeni açılımı, Alevî açılımı, TRT şeş açılımı, özür açılımı, Nâzım Hikmet açılımı... Yani o kadar çok açılıyoruz ki bu gidişle korkarım kapalı yerimiz kalmayacak.
Şaka bir yana, önünü ardını düşünmeden gelişigüzel atılan bu adımların pek hayra alamet olmadığını düşünüyorum. Bu adımları atanların bir kısmının iyi niyetli olabileceğini de göz ardı etmiyorum. Ama unutmayalım ki cehenneme giden yollar hep iyi niyet taşlarıyla örülüymüş... Bana öyle geliyor ki bu girişimlerin sonuçları ileride ayrı ayrı birer çıbanbaşı olarak karşımıza çıkacaktır.
İster fertler arasında olsun, ister milletler arasında, işlerin istenilen düzeyde yürümesi, karşılıklı anlayış esasına dayandırılmasına bağlıdır. Tek taraflı alınan kararlar yahut yapılan jestler daima sonuçsuz kalmaya mahkûmdur. Hatta çok defa muhataplarınızı şımartmaktan başka bir işe yaramaz.
Bu noktada Sâdî’nin Gülistanı’nda geçen bir hikâyeye işaret etmek isterim: “Genç bir çoban, yaşlı babasından şanına uygun bir nasihatte bulunmasını talep eder. Bunun üzerine baba der ki:
-Oğul, halim selim ol, ama keskin dişli kurdu cesaretlendirecek kadar değil.”
Bu kıssadan alınacak hisse bence şudur: Enayiliğe yorulacak kadar iyi niyetli olmanın âlemi yok.
Adam kürsüye çıkmış, dişlerini gıcırdata gıcırdata yumruğunu masaya vurarak (mealen)  “Bu nedir ki, sizden söke söke daha neler alacağız neler...” diye avazı çıktığı kadar bağırıyor... Karşınızdaki zihniyet bu olduktan sonra ne kadar açılım yaparsanız yapınız müspet bir sonuç elde etmeniz mümkün değildir. Aksine, bir gün çırılçıplak ortada kalabilirsiniz de...
Esasen biz bu tip açılımları yıllar önce denemiştik. Tanzimat ve Islahat fermanlarını açıp okuyunuz... Dahası, bizim dışımızdakiler milliyetlerini öne çıkarırlarken bizler Türk olduğumuzu inkâr ederek  “Osmanlı” yız diyorduk. Tıpkı bugün malum çevrelerin  “Türküm” demekten kaçınarak “Türkiyeliyim”  demeleri gibi... Netice ne oldu? Azınlıklar düşmanla bir olup bizi arkadan vurmaya kalktılar. O gün Allah’tan imanımız vardı. Bütün imkânsızlıklara rağmen Atatürk’ün önderliğinde hiç olmazsa Anadolu’yu kurtardık... Maalesef günümüzde tarih tekerrür ediyor. Tekrar aynı noktaya geldik. Aydınlarımız ve yöneticilerimiz  “dün”  olup bitenlerden ders almadıkları için birtakım açılımlarla her şeyin güllük gülistanlık olacağını zannediyorlar. Zihî hayâl-i muhâl...
Kısacası; ezber bozmak, demokratikleşme, diyalog, özgürlük, medeniyetler ittifakı, liberalizm gibi yaldızlı sözlere aldanarak  “açılım” adı altında hesapsız kitapsız atılacak adımlar hiç şüpheniz olmasın birtakım sıkıntıları da beraberinde getirecektir. Üzülerek belirtelim ki millet olarak geçmişte yaşadıklarımızı çok çabuk unuttuk. Son söz Mehmet Akif’in:
Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar//Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş