'Gitti FETÖ geldi FETÖ!'

Arslan TEKİN

İşten atılanlardan öyle mektuplar geliyor ki, okuyunca vicdanınız sızlamaz, kılınız kıpırdamazsa, insanî hasletlerinizi yitirmişsiniz, demektir.

Numan Kurtulmuş, Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü... "Bu kadar büyük operasyonda elbette hatalarımız olabilir. Azamî dikkat gösteriyoruz.  Ama şahsın suçsuzluğu hâlinde zarar görmemesi için de elimizden geleni yapacağız." diyor.

Söz mü Numan Kurtulmuş Bey?!

Zamanında gazeteye gelmiştiniz... Sizi hâlis ve iyi niyetli görmüş, hakkınızda, "güzel şeyler" yazmıştım. Siz ilim adamısınız. Öfkeye, kine mağlûp olup suçsuzları yakmayın! Onları vatana küstürmeyin!

Fethullahçılar, kendilerini gizlerler. Eminim. Çok insan asıl niyetini içine gömmüş, hatta Pensilvanya'dakine ağız doluşu küfrederek, araziye uymuştur. Olan, samimi, kendi hâlinde, içi dışı bir insanlara oluyor. Sorgusuz sualsiz işten atılıyorlar.

Bana gelen bir mektup iç sızlatıcı: "Çaresizlikten yazıyorum, adalet aradığım için yazıyorum... Korkunç bir yanlışın düzeltilmesi adına çare olarak gördüğüm için yazıyorum. Tolerans ya da lütuf aramak gibi bir niyetim yoktur." Sonra "Suçum nedir? diye soruyor: O bile söylenmedi, herhangi bir soru bile sorulmadı. Herhangi bir soruşturma dahi yapılmadı... Bizim FETÖ/PYD örgütü ile bir işimiz olmaz. Bizim dinî gruplarla, cemaatler ile bir işimiz olmaz. Bizim Devlet'in bekasına göz dikenlere tahammülümüz olamaz... Yıllardır bulunduğum kurumda yükselmek için kimseye de yaranmaya çalışmadım; sadece Devlet menfaatleri ve mevzuat çerçevesinde iş yaptım. Çıldıracak kadar beynim yoruldu... Bu süreçte sinsi iftiralar, çekememezlikler ve kumpaslar benim hayatımın en karanlık günlerini yaşatıyor."

Hükûmet tez elden "Suçluları-Suçsuzları Ayırma Komitesi" kurmalıdır. Yoksa Fethullahçılardan hiçbir farkları kalmayacak!

Mektup mektup üzerine... Samimiyetle yazıyorlar; içlerini döküyorlar. İşlerinden kovulmalarını hazmedemiyorlar. İleride, bu çaresizlikler, bu üzüntüler, bu kahroluşlar, bu adaletsizlikler, bu "Ben yaptım oldu; var mı diyeceğin!" tavırları başınızı ağrıtır. Siz de sıkıntı çekersiniz. Kılı kırk yarın, haksızlık etmeyin. İnsanların aşıyla, şerefiyle oynamayın. Kimseyi umutsuzluğa, hiçliğe sürüklemeyin.

Zanla hareket edemezsiniz. Şüpheyle, ihbarla, insanları işinden atamazsınız. Allah'a inanıyorsanız, Kur'ân-ı Kerîm'i okuyorsanız, sünnet-i seniyyelerden haberiniz varsa, "insanın" kıymetini de bilirsiniz. Zannın, iftiranın, çalışanları nahak yere işinden etmenin vebalinin de farkındasınızdır.

"Yarı yandaş" bir gazeteci arkadaş: "Eğer gerçekten FETÖ felâketinden ders aldıysak önümüzde bir tek kriter var; liyakat ve emaneti ehline vermek..." (M. Ocaktan, Karar, 29.8.2016) dedikten sonra işi ehline vermekle ilgili bir âyet-i kerimeyi hatırlattı. Ben de o âyeti hatırlatacağım; hem de kafalara dank etsin diye aslıyla birlikte:

 "İnnallâhe ye'murukum en tueddû'l-emânâti ilâ ehlihâ ve izâ hakemtum beyne'n-nâsi en tahkumû bi'l-adli..." ("Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder...") (Nisâ, 4/58).

Âyet-i kerimede, bir FETÖ giderse, diğer FETÖ gelsin, buyrulmuyor!

Zan, iftira, suçsuz insanlara dair âyetleri hatırlatmayayım! Diyanet size çalışıyor, isterseniz tek tek çıkarsın!

Fethullahçılığın kökünü kazıyalım; ama, yaş ve kuruyu ayırarak...

  • Yorumlar 5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş