Göç...

Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Orhan Veli’nin dediği gibi  “kitabe-i sengi mezar”  yine yüreğimiz. Yine üzerine şu beyit yazıldı:
 “Ölüm Allah’ın emri,
Ayrılık olmasaydı...” 
Yoksa -önünde nöbete durduğumuz musalla taşları, omuzladığımız tabutlar, kaybettik diye gidip de kutlu bir maziyi, vefayı, şerefle, onurla eş anlamlı dostları bulduğumuz cami avluları öğretti- biliyoruz tabii;  “töredir; konan göçer, doğan gün batar elbet...” 
Yeter ki  “sıralı ölüm versin Allah.” 
Dile kolay sadece... Hanidir  “sırada”  bekliyordu diye, el kadar cansız bebek bedenlerine nazır yaşıyoruz, “daha çocuktular”  diye kavrulan canımıza  “vakitli”  mi gelecek sanki Sami Amca’nın gidişi?
Kaymağını yeme şansı varken çilesine, zulmüne talip olduğu o inişli çıkışlı hayatın yükü taşınmaz olmuştu diye, 1944’ten başlayarak her dem öz yurdunun  “sanığı”  olmaktan yorgun düşmüştü diye,  “ömrünün en karanlık yılları” ydı son deminde yaşadıkları diye daha mı az üzüleceğiz yani?
Yoo!
Tamam;
Refet Körüklü, Ziyaettin Babakurban, Prof. Dr. Baki Sübütay, Necdet Sevinç, Turan Yazgan gibi dostlarını kaybettikten sonra “karanlık çağı” başlamıştı,  “ömür çizgimin en karanlık zamanı” diye tanımlıyordu yaşadığı -bizim paylaşamayacağımız-  “hissi yalnızlığı” ; onun ruhundan Atsız’lar anlardı!
Bunun için işte, evet biliyoruz Niyazi Yıldırım’ın o eşsiz ağıtındaki gibi iki ayrı tören var bugün;
 “Burada başsağlığı, Oğuz Han’ın otağında gözler aydın...” 
Evet biliyoruz ki, dünyanın en bencil duygusu aslında “ölüm acısı”; gidene değil kendi halimize yasımız. Doyamadıysak mesela, gördüğümüz sevginin karşılığında hak ettikleri saygıyı, ilgiyi, alakayı sunamadıysak, kitap gibi okuyamadıysak yüzlerindeki o bilgelik çizgilerini, kana kana içmediysek tecrübelerini,  “keşke”ler bıraktıysak bolca ardımızda ona akıyor gözyaşımız...
“Keşke...” 
Zamanın akıp gittiği gerçeğini ıskalamasaydık.
“Keşke...” 
Kim bilir ne çok insanın sahip olmak için can attığı  “tarih”i yaşayanından öğrenme şansını böyle pervasızca harcamasaydık.
Gitti işte.
Ve bir Sami Yavrucuk daha yok. 
Allah rahmet eylesin; mekanı Tanrı Dağı’nı gönül meskeni tutan bütün Türkçülerle birlikte cennet olsun.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş