Gönül nikâhından

Yavuz Selim DEMİRAĞ

Televizyon programlarıyla beraber gazete yazılarında da çoğunlukla canım memleketimin içler acısı durumunu sergilemek için olumsuz konulardan bahsediyoruz.  Müsaadenizle içinde bulunduğumuz düğün mevsiminde birkaç güzel tablo yansıtıp bazen günde iki üç tane olan nikah davetlerinin yetişebildiğim karelerini yansıtayım.
Mensubiyetiyle her daim gurur duyduğum Türk milliyetçiliği hareketinin muhteşem ailesinin bireyi olmak kadar mutlu bir şey yok. Müthiş bir hızla büyüyen bu güzel ailenin çok değil 30 yıl önce doğru düzgün doktoru, mühendisi, iş adamı, siyasetçisi, esnafı yok denecek kadar azdı. Bizim ortaokul ve liseli yıllarımızda tıbbiyede okuyan ağabeylerimiz henüz doktor olmasa da gözümüzde profesördü.
 Yüzümüzdeki ergenlik sivilcesinden aldığımız bıçak darbesi, kurşun yarasının, polis işkencelerinin devası henüz intörn olan tıbbiyeli ağabeylerimizdi. Sadece sağlık meselelerimizle değil fikir eğitimimizle de ilgilenirlerdi. Merhum Sepetçioğlu’nun Çatı-Kapı-Kilit’inden tutun da Atsız’ın Bozkurtlarını, Ayhan Tuğcugil’i, İbrahim Kafesoğlu’nu Necmettin Hacıeminoğlu gibi yazarlarımızın kitabını hep onlardan temin ettik. Bugün estetik cerrahı olan Mesut Türker de bu tıbbiyelilerden biriydi. Yozgatlı bir Anadolu çocuğu olan Türker’e bizim yitik kuşağımız çok şey borçludur. Mesut ağabey ise evlenip çoluk çocuk sahibi olduğunda mesleğini ifa etmeyle devam ettiği, siyasete girdiği dönemlerin hepsinde bize yani inandığı fikrin mensuplarına borçlu hissetti kendini. Gece gündüz gelen taleplerin hiçbirine olmaz demeden didinip dururken çocuklarını büyüttü. Adını daha evlenmeden koyduğu oğlu Çağatay Pazar günü nikah kıydı. Yani Doktor Mesut Türker kayınpeder oldu. Umarım dedelik de nasip olur. Kırşehir eski milletvekili Sıtkı, Mesut bey gibi hareketimizin içinden ateş çemberinden geçen Mustafa Aykır’ın kızı Türkerlerin gelini oldu. Yozgat ve Kırşehirli ailelerin keyifli, mutlu nikahının olduğu saatlerde büyük ağabeyim Vedat Demirağ’ın adını Alper koyduğum oğlunun düğünü vardı. Bu yüzden Yozgat sürmelisi ile Neşet Ertaş türkülerini keyifle dinleyemedim. Ama Park Otelinde eskimeyen vefalı dostlarla kısa süreli de olsa bir araya geldim.
Nahide ile Çağatay’ın nikah şahitliğini Bayındırlık eski Bakanı Koray Aydın, devlet eski Bakanı Sadi Somuncuoğlu, Ülkü Ocakları Kurucu Başkanı İbrahim Doğan, BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu, Üstün Fincancı ve TEDAŞ Genel Müdürü yaptı. Altı şahitli bu nikahın yeni nesiller için ne anlama geldiğinin yorumunu sizlere bırakıp davete icap eden dostlara gelelim.
Kırşehir ve Yozgat’ın dernek ve vakıflarının tüm temsilcileri eksiksiz oradaydı.  Türk Eğitim Sen Kurucu Genel Başkanı Şuayip Özcan Yozgat’ın ve tüm ilçelerinin eski yeni belediye başkanları, MHP eski Milletvekillerinden Nazif Okumuş, Hanifi Tiryaki, Nidai Seven, Hakkı Duran, Ahmet Çakar, Ali Güngör gibi isimler gözüme çarptı.
Dedim ya bu gönül nikâhında fazla kalamadım. Türker ve Aykır’ı tebrik edip yeğenimin düğününe giderken arabada dalıp gitmişim. Kimilerine göre dün bize göre bugün ama Türk milliyetçiliği hareketinin ailesi her gün büyürken yeni nesiller evlenip yeni yuvalar kurarken  “değişmemekte”  ısrar edenlerin yüzünden bu güzide aile hak ettiği mutluluğu yaşayamıyor.
Türker ve Aykır ailelerini yeniden kutluyor Çağatay ve Nahide’ye ömür boyu mutluluklar diliyorum.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş