Gül, Cumhurbaşkanı seçildi de memleketteki meseleler çözüldü mü?

İsrafil K.KUMBASAR

TÜRKİYE dahil, 22 ülkenin sınırlarını değiştirmeyi amaçlayan ‘Büyük Ortadoğu Projesi’nin Eşbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yıllarca ‘aynı yollarda’ beraber yürüdüğü, ‘aynı yağmurlarda’ beraber ıslandığı değerli kardeşi Abdullah Gül, gergin ve zorlu bir bekleyişin ardından, TBMM’de yapılan üçüncü tur oylamada AKP milletvekilleri tarafından Cumhurbaşkanı seçildi.
Kendisini ilk kutlayanlardan biri Mr. Bush oldu.
Vatana ve de millete hayırlı uğurlu olsun.
Ayağının tozu ile Anıtkabir’e koşup Atatürk’ün manevi huzuruna çıkan Abdullah Gül, müjdeli haberi bizzat kendisi verdi:
- “Türkiye Cumhuriyeti’nin 11. Cumhurbaşkanı olarak nöbeti devralıyorum.”
Abdullah Gül, yalnızca ‘AKP oyları’ ile seçildiği için, “Herkesin Cumhurbaşkanı olacağım”sözleri hakkında bir yorum yapmak için şimdilik erken.
Bunu ‘icraatları’ ile ortaya koyacak.
Bekleyip göreceğiz.

* * *

Müjdeler olsun!..
Hükümet ile ‘ultra uyum’ içinde çalışacak ‘dindar’ bir Cumhurbaşkanına nihayet kavuştuk.
Artık ‘daha kaliteli’ sağlık hizmetleri alacağız, ‘daha kaliteli’ eğitim hizmetlerine kavuşacağız, devlet kapılarında ‘horlanmayacak’, aşağılanmayacağız.
Üniversite kapılarından çevrilen kızlarımız, “Bakın Hayrünnisa ablamız da Çankaya’da. Bizim giyim tarzımzdandan size ne?” diyebilecek.
Gündüz vakti herkesin gözleri önünde gaspedilen, tecavüz edilen vatandaşlarımız, “Tamam artık bu işin sonu geldi” diye derin bir nefes alacak.
İşsizler ordusuna mensup vatandaşlarımız, “Ne kadar sevinsek azdır. Artık biz de bir iş sahibi olduk” diye gülüp bayram edecek.
Kredi kartı borçları yüzünden intihar noktasına gelen vatandaşlarımız, “Vurguncunun, tefecinin elinden kurtuluyoruz” diye mutlu olacak.
‘İflas noktasına’ gelen işverenlerimiz rahat nefes alacak, ‘geçim sıkıntısı’ çeken çalışanlarımız daha tatminkar ücretlere kavuşacak.
Öyle mi acaba?

* * *


Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesi, bütün yurtta, dış temsilcilerde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ‘top atışları’ ve ‘havai fişekler’ eşliğinde kutlanıyor.
Ama ortada ‘garip giden’ birşeyler var.
‘AB’sevdalıları, “Müjdeler olsun, önümüzde hiçbir engel kalmadı, artık AB’ye gireceğiz” diye uzo içip sirtaki oynuyorlar.
‘Okyanus’ bağımlıları,“Gül Cumhurbaşkanı oldu, artık ABD ile aramızdan su sızmaz” diye şampanya patlatıyorlar.
‘İkinci Cumhuriyet’ taraftarları, “301. madde kalkıyor, artık rahat rahat Türklüğe küfredeceğiz” diye dans ediyorlar.
‘Bölücü örgütün’ siyasi yandaşları, “Mahalli İdareler Yasası çıkacak, özerk yönetime kavuşacağız” diye halay çekiyorlar.
‘İslamcı’ maskesi takan Türk düşmanları,  “Çankaya’yı da ele geçirdik. Sıra Atatürk’e geldi” diye fır fır sema dönüyorlar.

* * *

“Dindar Cumhurbaşkanı” narkozu etkisini kaybedince, ülke ‘gerçek gündemine’ geri döndü.
Seçimlerde iktidara oy veren kitleler, “Şükür Cumhurbaşkanımız da seçildi, artık meselelelerimiz çözüme kavuşacak” diye sabırsızlıkla bekliyorlar.
Seçim öncesinde ‘sus payı’ niteliğindeki zamlar ile kandırılan çalışanlar, şimdi ‘insan gibi’ hayat sürecekleri bir ücrete kavuşmayı hayal ediyorlar.
‘Bağ-Kur’ primini, işyerinin ‘kirasını’, ‘elektriğini’, ‘suyunu’ karşılayabilmek için tefecinin kucağına düşen esnaf, piyasaların düzeleceği umudu içerisindeler.
Mahsülü, tarlada, bahçede kavrulmakta olan çiftçiler, ‘mali destek’ için bir an önce ödenek çıkarılması beklentisiyle gözlerini Ankara’ya diktiler.
‘İflas noktasına’ gelen yerli üreticiler ve imalatçılar, artık ithalat kapılarının kapatılarak, ‘yerli kaynaklara’ ağırlık verileceğine inanmak istiyorlar.
‘Gelir’ yerine ‘harcamaya’ dayalı vergi sisteminden bunalan vatandaşlar, ‘adil’ ve ‘kazanandan’ vergi alınacağı günü iple çekiyorlar.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş