Gül gibi cumhurbaşkanı

A+A-
Altemur KILIÇ

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül denince aklıma önce, Amerikalı şair Gertrud Stein’ın meşhur mısraları geldi: “Bir gül, bir güldür, bir güldür”! Anlamı; sözün bittiği yerde, olan olmuşsa, o şey aslı gibidir! Ve Türkçe; “Gülü tarife ne hacet... Gülü seven dikenine katlanır.” Şimdi Gül’ü, insan olarak sevsek de, “dikensiz gül bahçesi olmaz” diye “dikenlerine”, söylediklerine yaptıklarına katlanacak mıyız? Kelime oyunu oynamıyorum, edebiyat yapmıyorum, ülkenin çıkarları söz konusu!


Eski tanıdık
Ben bir zamanlar Ankara’da tanıdığım, Abdullah Gül’ü sevecen, anlayışlı bir kişi olarak hatırlardım... İktidar, Cumhurbaşkanlığı makamı insanları, değiştiriyor. İtiraf etmeli; Gül’ün üslûbu Başbakan’ınki gibi, öfke ve hakaret dolu, kırıcı değil yumuşak. Abdullah Gül, mevkii gereği, Çankaya’da, bir aklıselim ve itidal unsuru olabilir ve kargaşayı önler, milleti birleştirici rol oynardı diye düşünürdüm... Nitekim o da liderlerin üslûbundan ve konuşmalarından, seviyesizliğinden şikayetçi! Ama hayal sükûtuna uğradım... Başbakanını frenleyeceği yerde, onun yörüngesine girdi ve maalesef o da ‘Devlet Adamı’ değil politikacı oldu...


Devlet adamlığı
Bu, belki de kaçınılmazdı; kısa süren Başbakanlığını, Dışişleri Bakanlığını saymazsanız, Çankaya’ya kısa yoldan devlet tecrübelerinden geçmeden oturdu. Politikadan, politikacılıktan arınamadı ve maalesef “Devlet Adamı” olamadı! Devlet Adamı gibi davransaydı, önce Başbakanına itidali zorlar, ülkenin bir “Korku İmparatorluğu” olmasını, telefon, ortam dinlemeleri, gizli tanık ihbarlarıyla oluşturulan iddianamelerle, suçları sabit olmamış insanların tarifsiz acılar çekmelerini önlerdi... Bu, “yargıya müdahale etmek” de olmazdı. Bu kaosu önleyecek, Allah’tan sonra başka kimse yok! Milleti birleştirecek, başka merci ve güç yok!
Nihayet Türk ordusunun, “Başkomutanı”  sıfatını taşıyan Gül; ordusunun Erdoğan tarafından mağlup edilmesine, hatta bunun telaffuz bile edilmesine imkan vermezdi!


Sorardım
Eğer Sayın Gül’le karşılaşsam, Cumhurbaşkanı beni uçağına davet etse veya çocukluğumu geçirdiğim, şimdi Hayrünisa Hanımefendi tarafından dekore edilmiş, havası değişmiş Çankaya’da beni kabul etmek lütfunda bulunsaydı, O’na soracağım çanak olmayan, içime dert sorular vardı! Mesela; Anıtkabir defterine yazdığı klişe sözler bir tarafa; Atatürk’ü hakikaten sever mi? İlkelerini, devrimlerini içtenlikle benimsemiş midir? Geçmişte, bu konularda söylediklerini hatırlayınca, şüphe ediyorum!


Eşkıya ile yakın temas
Güncele gelelim; Cumhurbaşkanı, Azerbaycan yolunda, “Devlet, terörü bitirmek için her yolu dener. Devlet, terörle masaya oturmaz, pazarlık yapmaz ama kurumları vardır” buyurmuş. Yani, TC Devletinin aracılar, mesela MİT ve mensupları vasıtasıyla, PKK ve APO ile temas halinde olduğunu, pazarlıklar yapıldığını, zımnen, ikrar etmiş!
Yüksek müsaadelerinizle, “HAYIR” Sayın Cumhurbaşkanı, kutsal makamında oturduğunuz Mustafa Kemal Atatürk, asla buna müsaade etmezdi. Hele maksat kendisine oy verilmesi, icraatına “evet” dedirtmek olsa bile! Atatürk; yiğit adam Topal Osman’ın kendisine ölesiye bağlılığı yüzünden yaptığı hata üzerine -devletin hareketine engel olmadı- aracılarla uzlaşma aramadı. Bunun için de onu feda etti!... Düzenli orduya karşı çıkan fakat Milli Mücadelede büyük hizmetleri olan Çerkez Ethem başkaldırınca, candan can koparmak pahasına, onunla pazarlık yapılmasına, izin vermedi. Kürt isyanlarının elebaşlarıyla, Şeyh Sait ve Seyit Rıza ile uzlaşma yolları aramadı... “Her yolu” denemedi. Halefi ve kendisinin de selefi İsmet Paşa da öyle! Devlet kitabında böyle şey olmaz!
Aynı mantıkla, bu sürece girilirse, T.C. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, terörü durdurmak, kan dökülmesini bitirmek için “Sayın(!)”  Abdullah Öcalan’ı, Çankaya’da kabul edecek mi?
Gül, dönemi sona erince Çankaya’dan ayrılacak ve hesapça yerine Erdoğan oturacak. Gelen gideni aratacak!  “Neden olmasın” olmayacaklar, hep oluyor...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları