Gül gibi terör

A+A-
Altemur KILIÇ

Sayın Cumhurbaşkanı Gül, Alman Der Spiegel dergisine  “PKK sorununun neden hâlâ çözülemediği” sorusuna karşılık olarak, “Kürt sorunuyla PKK sorununun ayrı tutulması gerektiğini” belirtmiş! Eğer bu soruyu bana sorsalardı, “uzun süren gafletten” der ve hazin ayrıntılarını anlatırdım!
PKK-Kürt (Güneydoğu-bölücülük sorunu) “yumurta mı tavuktan çıktı, tavuk mu yumurtadan çıktı” ikilemi gibi; birbirleriyle sarmal, sarmaş dolaş!
Gül’ün sözlerinden “Güneydoğu sorununu çözsek PKK kalmaz” dediği anlamı çıkıyor. Yani, aslında bu iktidarın ve sözde aydınların hep söylediklerini, başka bır şekilde ifade etmiş! Kısacası; “Kürt sorununu halledelim, PKK kalmaz ve silahlı çözüme de gerek kalmaz!” demek ister! Ancak, PKK silahla halledilmedikçe “Kürt sorunu” nasıl halledilecek? Gül’ün ve AKP iktidarının demek istedikleri, “barışçı çözümle”! Yani Barzani, Talabani, yetmezse PKK ile masaya oturmakla. Gönül, sorunun “silahla” değil, “barışla” çözülmesini ister. Ancak, bana kalırsa Barzani’ye ve onu destekleyenlere karşı, eninde sonunda, en azından “silahın ucunu”, sonra da anlamazlarsa “silahın hepsini”  göstermek gerekecektir! Fakat, şimdiki halde bu iktidarın ne Barzani’ye, ne de Irak’a-Talabani’ye “Ya PKK’yı halledin, yoksa biz sizi de hallederiz” diyecek gönlü ve iradesi yok! Türk ordusunun var ve zaten bunun içindir ki bu kuvveti etkisiz hale getirmek için içli dışlı çaba gösterilmekte!
Abdullah Gül “barışçı” çözüm uğruna Talabani’nin ve aşiret başkanının huzuruna gitmeye ve onları, Çankaya’da kırmızı halılarla ağırlamaya hazır. O, çiğnenecek halılar, aslında zaten sararmış “kırmızı çizgilerimiz”! 
“Savaş tam tamları” mı çalıyorum? Milliyetçi saldırganlık mı yapıyorum? Kesinlikle hayır! Ama ne Gül’ün, ne de Erdoğan’ın görmedikleri büyük tabloyu ve uzak-yakın tarihi güncel boyutlarıyla biliyorum! Daha doğrusu “biliyorum sanırdım”, ama geçen akşam Ceviz Kabuğu programında, Gazi Üniversitesi Profesörü Nurullah Aydın ve Hulki Cevizoğlu ayrıntılarıyla belgelere dayanarak anlattılar. 1930’larda, 1940’larda “Kürt Sorunu” hakkında İsmet Paşa’ya, Başbakan Saracoğlu’na raporlar verilmiş, önlemler tavsiye edilmiş. Son zamanlarda da mesela eski Genelkurmay başkanlarından Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı da yakından tanıdığı bu bölge hakkındaki kanaat ve tavsiyelerini rapor etmiş! Ama bu tavsiyelerin çoğu uygulanmamış... Sorunun, Kürt vatandaşlarımızın Mustafa Kemal’in “Ne mutlu Türk’üm diyene” anlayışıyla ve aşiret ağalarını ortadan kaldırmakla, Kürt vatandaşlarımızın Türklüğe bütünleşmiş edilmesiyle çözüleceğine inanılmış... Gene de, sonunda çözüm burada... AKP iktidarının arzu ettiği gibi “verip, kurtulmakta” değil!’


Büyük tablo
Kürt sorunu, “Ermeni sorunu” gibi 19. yüzyıldan sonra oynanan büyük oyunun parçası... 1896’da ABD Kongresi’ne sunulan Ortadoğu haritası, sonra 1919’da Sevr’de, “Kürt Teali Cemiyeti” tarafından konferansa sunulan ve daha da sonra, geçenlerde ABD Ordu dergisinde yayımlanan Ortadoğu haritası tıpa tıp aynı! Bu haritalarda Türk toprakları Ermeniler ve Kürtler arasında “etnik çizgilere” göre bölünüyor! Daha fazlası Türkleri, 19. yüzyılda, İngiltere Başbakanı Gladstone’un dediği gibi, Orta Asya’ya, “geldikleri yere” sürmek için zemin ve imkân bulamadıkları için Anadolu’nun batı köşesine sıkıştırıp uydu devlet yapmak. BOP’un da, Sevr Antlaşması’nın da amacı bu! “Büyük Kürdistan” petrol çıkarlarının kalesi olacak!
İngiliz-Fransız ajanları Kürt aşiretlerini tahrik etmişler. Cumhuriyet’ten sonra bir dizi Kürt başkaldırısı olmuş... Meşhur İngiliz ajanı Noel, hükümetine rapor ediyor: “Kürtlerde milli hisler yok, milliyetçililik yok, ama biz biraz iteleyerek (with a little push) bunları telkin ederiz!” El hak başardılar da! Bütün tarihi ve güncel gerçekler bilindiğinde “Kürt sorunuyla, PKK ayrıdır, Kürt sorunu çözülürse, PKK biter” demek gaflet değil mi? Yumurtayı mı keseceksiniz tavuğu mu? Türk Devleti barışçı çözüm için, Barzani piyonları PKK ile aynı masaya otursa ve “barış” olursa PKK sorunu halledilmiş olur, ama ne pahasına? Üniter TC Ulus Devleti’nin ortadan kalkması pahasına!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları