Gül'ün Ermeni fiyaskosu ve Bahçeli'nin tutumu!

Arslan BULUT

Henüz Obama’nın konuşmasının ayrıntıları belli değildi. İlk haber  “soykırım demedi”  şeklindeydi. Bir okur, durumu şöyle değerlendirdi:
 “Ermenilerin soykırım günü olarak andığı 24 Nisan’ın yıldönümünde, bu yıl Azerbaycan’ı dışlayıp Obama’yı memnun ettik. Gelecek yıl da Obama’nın soykırım dememesi için Kars, Ardahan ve Erzurum’u Ermeniler’e bırakmamız gerekecek bu gidişle!”
Kaldı ki az sonra Obama’nın soykırım iddiasından daha ağır bir açıklama yaptığı anlaşıldı.
Türkiye’yi yönetenlerin böyle bir zaaf içine düşmesi, başkalarının da soykırım iddiası kuyruğuna girmesine yol açtı. Nitekim, hazır bekletilen Süryani,Yezidi ve Pontus soykırımı iddiaları hemen servise sunuldu.
Bir okur da diyor ki, “Attila ve Cengiz Han’ın hesabını da soracaklar Türkler’den!”

***

ABD Başkanı Barack Obama, İngilizce  “genocide”  demedi ama 1915 olayları için Ermenice “Meds Yeghern”  terimini kullandı.
Bu terimin Ermenice sözlük anlamı “Büyük felaket..”
Ermeni diyasporası bu terimi, “soykırım-genocide”  kelimesinin karşılığı olarak da kullanıyor.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli,  “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın şimdi yapması gereken, bundan gerekli dersleri çıkarması ve ’24 Nisan sendromuyla’ hareket ederek Ermenistan’la sınır açmak ve diplomatik ilişki kurmak amacıyla girdiği gaflet yolundan bir an önce dönmesidir” dedi.
Bahçeli, “Türkiye’nin, gelinen bu noktada, ABD Kongresi’nin soykırım karar tasarısı çıkarmak şantajına boyun eğerek Ermenistan’la ilişkiler ve kardeş Azerbaycan konusunda milli çıkarları, onuru ve haysiyeti üzerinden ödeyeceği bir bedel kalmamıştır. Başbakan Erdoğan, Erivan’la başlattığı teslimiyet sürecinden bir an önce vazgeçmelidir” uyarısında bulundu.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da  “Türkiye artık soykırım konusunda uluslararası tehditlerin ve şantajların hedefi olmaktan bir an önce çıkmalıdır. Bu konudaki söylemlerin Türkiye’yi yönlendirmek için, Türk dış politikasına yön vermek için, bir baskı unsuru gibi kullanıldığını artık herkesin anlaması lazım” dedi. 
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise Obama’nın açıklamasında katılmadığı yönler bulunduğunu belirtti! Özellikle 1915 yılında yüz binlerce Türk ve Müslüman’ın hayatını kaybettiğinin altını çizen Gül,  “Dolayısıyla hayatını kaybeden herkesin acısının paylaşılması gerekir” dedi.

***

Zaten sorun da Gül’ün bu anlayışından doğdu. Dışişleri Bakanı iken başlattığı temasları Cumhurbaşkanı olarak sürdürdü ve Ermenistan’a maça gitti. Ardından şimdiki Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ı İsviçre’deki gizli görüşmelere memur etti. Başbakan Tayyip Erdoğan, bu arada devre dışı kaldı veya öyle göründü. Sonucu bütün dünya görüyor. Türkiye, hem Azerbaycan’ı küstürdü hem de “Büyük felaket”e uğradı!
Bahçeli’nin Gül’e değil de Erdoğan’a tavsiyede bulunmasının sebebi de bu olsa gerek. Zaten Gül’e ne tavsiyede bulunabilir ki. Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanı yapan Devlet Bey değil mi?
O halde bugünkü Ermeni fiyaskosundan, Türkiye’nin küçük düşürülmesinden, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Dışişleri Bakanı kadar Devlet Bahçeli de sorumlu değil mi?
Abdullah Gül’ün böyle tavizkâr bir dış politika takip edeceğini bütün milliyetçiler görüyordu da Bahçeli göremiyor muydu?
Şimdi testi kırıldıktan sonra tavsiyede bulunmanın bir anlamı yok! Hep birlikte Türkiye’ye kaybettirdiniz?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş