Güncelleme 2019'a yetişir mi?

A+A-
Adnan İSLAMOĞULLARI

2019 sen nelere kâdirsin!

Beştepe'de düzenlenen Kadınlar Günü Programı'na katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunlar, İslam'ın güncellenmesi gerektiğini bilmeyecek kadar aciz. İslam'ı 14-15 asır öncesi hükümleriyle bugün uygulayamazsınız" ifadelerini kullandı.

İlk bakışta kulağa şaka gibi geliyor değil mi?

Bu sözlerin, özellikle kadınlar günü münâsebetiyle ve son aylarda kadına yönelik aşağılayıcı ve insanlık dışı ama piyasa hocaefendilerinin ağzından düşen herzelerin ardından söylenmesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu çıkışını daha da bir mânidar kılıyor...

Samimî olarak inanmak isterdim açıkçası...

Lâkin dile kolay, ardımızda bıraktığımız 15 yıllık bir siyâsî iktidar ve nereden baksanız yarım asırlık bir siyâsî geleneğin mâzisi bütün canlılığıyla hafızalarımızda.

Hiç şüphesiz her insan gibi Sayın Erdoğan'ın da her şeyi gözden geçirme, olan bitenden ve gidişattan neticeler çıkarma, fikir değiştirme ve yanlışta ısrar etmeme hakkı var.

Fakat bizim de artık yaşı kemâle ermiş bir neslin yarım asırlık din telâkkîlerini gözden geçirme ve değiştirme ihtimallerine mesâfeli durmak, hatta inanmakta zorlanmak gibi bir hakkımız var. İşte bu yazı bahse konu mesâfeli durma hatta inanmakta zorlanma hakkıdır.

Sayın Erdoğan'n içinde yetiştiği dinî iklim, zihnî atmosfer ve siyâsî geleneğin temsilcilerinin ağızlarından bugüne kadar Fazlurrahman ismini duyanınız var mı?

Muhammed İkbâl'i işittiniz mi hiç?

Musâ Carullah'tan bahsettiklerini duyanınız oldu mu?

Şehbenderzâde ismini duyunca akıllarına yenilenme mi geliyordur yoksa İstanbul'da bir semt adı olan Şehzâdebaşı mı?

Sait Halim Paşa'yı okumuşlar mıdır acaba?

Zaman zaman şiirlerini okudukları Namık Kemal'in teceddüd yani yenilenme fikirlerini anlattıklarına şahit oldunuz mu hiç?

Veya bu gelenekten, içtihat kapılarını kapatan Gazali'nin ismini mi duydunuz yıllarca, yoksa ibâdet vecdiyle düşünen ve bu yüzden Endülüs'ten sürülen filozof, doktor, matematikçi, bilim adamı ve Aristotales şârihi büyük âlim İbn-i Rüşd'ün ismini mi?

Bu isimleri duymadınız ama Seyid Kutup ya da Hasan el-Benna gibi Orta Doğu merkezli isimleri ağızlarından düşürdüklerini gördünüz mü peki?

İsimleri geçelim...

Sanat bahsine hiç girmeyelim...

Felsefeden hiç söz açmayalım...

Tarihten ise konuşmayalım, fesli meczupları hatırlayıp hiç canımızı sıkmayalım...

Hayatını ilme adayan Musâ Cârullah vefat ettiğinde bu geleneğin selefleri "Koynundan haç çıktı" diye iftira etmişlerdi...

Fazlurrahman, İkbal ve çağdaşı âlimler Kur'ân'ın anlamını tahrif eden reformistlerdi, kâfirlerdi hep...

Benzerî  yüzlerce örnek verebiliriz, hatta binlerce...

Tecdid yani yenilenme veya güncellenmeye dair bir tek örnek yok hafızalarımızda bu geleneğe dair...

Yazının başında ifade ettiğim gibi, her insan gibi Sayın Erdoğan'ın da pek tabii olarak hatta cumhurbaşkanı olarak öncelikli hakkı vardır, düşüncelerini, dinî telâkkîlerini gözden geçirmek hakkı...

Samimî bir katkıda bulunmak isterim şahsen...

Çok eşli evlilik konusunda bir tecdîd, yenilenme, güncellenme hamlesi yapabilir mi acaba ilk olarak. Çok eşliliği, bazı okuyucularım kızacak ama haydi eski tâbirle yazalım, takbih edebilir mi, yani kabahatli, özürlü bir durum olarak tanımlayabilir mi meselâ?

"14-15  asır öncesinden örfî bir durumdur, dinî hiçbir yönü yoktur" diyebilir mi?

"Çok eşli siyâsetçi ve bürokrat istemiyorum" diyebilir mi?

Zor bir başlangıç olabilir bu kabul ediyorum ve bundan daha kolay yenilenme hamleleri önerebilirim başlangıç olarak.

Fakat, üzerinde etraflıca düşünülmüş, istişâre edilmiş ve arkası planlanmış bir çıkış olduğunu düşünmüyorum Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan'ın, "Bunlar, İslam'ın güncellenmesi gerektiğini bilmeyecek kadar aciz. İslam'ı 14-15 asır öncesi hükümleriyle bugün uygulayamazsınız" cümlelerini.

2019 sen nelere kâdirsin!

Son olarak, Türkiye'de tecdîd fikrinin ilklerinden ama son yıllarda hayatını çöllerde geçirmiş selefî bir âlime dönüşen ve verdiği absürd fetvalarla öne çıkan Hayrettin Karaman ve benzerlerinden tecdîd değil ama esaslı tornistan hamleleri bekliyorum... 

Ve ayrıca, Türkiye'de yıllardır haksızlık karşısında dut yemiş bülbül gibi susan ve ilâhiyat fakültelerindeki odalarında pinekleyen hocalardan da "Kimse benden fazla güncelleme yapamaz" diyerek televizyon ekranlarında güncelleme seanslarına davet ediyorum kendilerini...

  • Yorumlar 15
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları