Gündem değiştirme uğruna

A+A-
Agah Oktay GÜNER

İktidar olmak zor iştir. Çünkü iktidar makamı sihirli bir ayna gibidir. İnsanın dışını ve derununu âlemin gözleri önüne çıkarır.  “Marmaray Projesi”  de böyledir. Acelenin hayırsız çocuğu olarak hatalarla doludur. Bu projeyle ilgili “Cumhuriyet’i taçlandıran” ifadesini ben kullandım. Ancak daha ikinci gün arıza ortaya çıkınca samimiyetle ifade edeyim iktidarın hesabına bir kere daha utandım. Bu konudaki yapılmış araştırma ve çalışmaların raporlarını inceledim. Üzülerek şunu gördüm; acelecilik iktidara çelme takmıştır. Bu tüp geçitle binlerce insanımız ağır tehlikeye terk edilmiştir. İkinci gün elektrik kesintisi oldu denilerek vatandaşlarımız yer altında yürütülmüş, ancak güzel insanlarımız örnek bir sabırla panik yapmadıkları için, önlenmesi mümkün olmayan kayıplar yaşanmamıştır. Bu projeyle ilgili iktidarın çok yoğun propagandası sebebi ile arıza da aynı ölçüde etkin olmuş ve ülke çapında hükümetin aleyhine şiddetli bir hava esmeye başlamıştır. İşte burada Sayın Başbakan başkalarının hayal edemeyeceği bir ustalıkla gündemi değiştirmiş, Marmaray’la biz yıpranacağımıza yurt bulamadıkları için evlerde kalan gençler yıpransın(!) dercesine, bu aziz vatan çocuklarının ve ailelerinin namus, şeref, haysiyet ve itibarlarının yaralanması pahasına gündemi değiştirmeyi başarmıştır. Evet, şunu kabul etmekte fayda görüyorum. Başbakan gündemi istediği gibi tayin ve tespit edebiliyor. Bu konuda şimdilik onunla yarışacak kimse görülmüyor. Nitekim gündem değişmiş, Marmaray projesi bütünüyle bir kenara itilmiştir. İktidarın ve onun gölgesinde adam olmuş zavallıların gayretleriyle gündem değiştirme başarıyla sahnelenmiştir. Ancak, ihmaller ne yazık ki patlamaya hazır bombalar gibi olduğu yerde duruyor. Konunun tekniğini çok iyi bilen uzmanlar ve benim gibi sabırla bu konuyu araştıranlar ise Yaradan’a iltica ederek  “Allah’ım bir kaza, bir bela verme”  niyazındadır. Hatırlarsanız ’Hızlı Tren’projesi de başlangıçta tam bir hezimet olmuş bütün eksiklikleri, yanlışları bile bile Hızlı Tren’e yol verenler bütün hata ve kusurları tren makinistinin üstüne yıkarak kâmil adam rolünde olaya seyirci kalmışlardır. Allah korusun A’dan Z’ye deniz altında her an ortaya çıkması mümkün bir arızanın günahı da tren makinistinin boynundaki çerçeveye asılacaktır. Teknik kadro, teknik alt yapının işletmeye hazır olmadığı yolunda bütün uyarıları yapmış fakat 29 Ekim’de Marmaray açılmış, 30 Ekim’de arızalar başlamıştır. Uyarıları, ikazları dinleyen olmamıştır.
Elektrik arızasının sebebi, trenin yüksek gerilim hattına değil şehir şebekesine bağlanmasıdır. Bu yoldaki iddialar iki bakanın da bu durumu kabul eden itiraflarıyla kesinlik kazanmıştır. Marmaray’ın bütün elektrik işleri tek bir şartnameye bağlıdır. Buna göre 76 km uzunluğunda Gebze’den Halkalı’ya uzanan sistem için 6 trafo merkezi kurulacak ve bunlar, 135 kw’lik yüksek gerilim hattından elektrik sağlayacaktı. Ancak Marmaray’ın yetiştirilmesi için proje bütünlüğü bozuldu, Üsküdar-Kazlıçeşme kısmı açıldı.
Kurulması gereken 6 trafonun 4’ü Asya, 2’si Avrupa’da olacaktı. Şu an Avrupa yakasında hiç trafo yok, Anadolu’da ise sadece İbrahimağa trafo merkezi var. Açılışı yapmak için, özgün projede olmamasına rağmen bir de Yenimahalle’de geçici bir trafo konuldu.
Şu anda denizin altında insanlarımızı taşıyan Marmaray’la ilgili daha ağır ve büyük sorunlar kapıdadır. Projeye göre Gebze-Halkalı arasındaki bütün hattın sinyal kumanda merkezinin Maltepe’de olacağı planlanmıştır. Ne yazık ki daha bu merkezin inşaatına başlanılmadı... Bu yüzden Üsküdar’a geçici bir sinyalizasyon kumanda merkezi kuruldu.
AKP hükümeti mahalli seçimler öncesi konuyu bir siyasi şov olarak kullanıp oya tahvil etme gayretindedir. İki bakan birden arıza şehir elektriğinden kaynaklanmıştır demesine rağmen, Başbakan arızaları imdat freninin çekilmesine bağladı.
Sayfalar dolusu teknik konu ile ilgili siz değerli okuyucularıma bilgi sunabilirim. Ancak bütün bu bilgiler fazlasıyla hükümetin elinde mevcut olmasına rağmen, hükümet hemen ciddi hiçbir teşebbüste bulunmak lüzumunu duymuyor veya ifade etmiyor. Her iki halde de işin içinde bir yanlışlık var. Bu projeyi meyve ağacının çekirdeğiyle başlatıp, günümüze getiren değerli kadronun istifaları da hükümet için bir anlam ifade etmiyor.
Aslında bu hükümet Marmaray ile ilgili bütün çalışmaları hazır bulmuştur. Kredi bağlantıları bile bu hükümetten önce bitirilmiştir. Proje Bülent Ecevit Hükümeti’nindir. Başbakan Erdoğan’ın Merhum B. Ecevit’ten ve bütün bu işleri yapan dönemin Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz’ün gayretlerinden hiç bahsetmemesi bir diğer acıdır. Bir Türk Atasözü;  “Acele öyle bir ağaçtır ki meyvesi nedamettir”  diyor. Unutmayalım yanlışların çoğunun sebebi aceleci davranmaktır.
Tüp geçit, projenin bütünü bitirilinceye kadar kapatılmalıdır. Gerekli tedbirlerin tamamı alındıktan sonra proje bütünüyle açılmalıdır. Gündem değiştirmekle tüp geçidin artarak devam eden tehlikelerine kimse gözlerini kapayamaz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları