Gürcistan, Amerika ve Rusya'nın kuşatmasında, peki Türkiye nerede?

İsrafil K.KUMBASAR

Ayı ile yatağa girmenin neticesi demek ki böyle oluyormuş. 
Soros yardımıyla gerçekleştirilen ‘Turuncu Devrim’ sayesinde iktidar koltuğuna oturan Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili, arkasındaki ‘ABD desteğine’ güvenip, ülkesinin sınırları içerisinde ‘bağımsızlık’ ilan etmeye hazırlanan Güney Osetya bölgesine askeri müdahalede bulunmaya kalkışınca, tek başına ortada kalakaldı.
Ne ‘İran operasyonu’ öncesinde Rusya’yı karşısına almak istemeyen ABD, ne de kış ortasında ‘enerji darboğazı’ ile karşılaşmak istemeyen AB kendisine sahip çıkmadı.
‘Ayağına gelen’ fırsatı ganimet bilen Rusya, Kafkaslar’da ‘kendi sözünün’ geçtiğini ispatlamak için hemen harekete geçti.
Gürcistan’daki kentler, kasabalar ve köyler, birkaç günden beri yoğun bombardıman altında.
Oyuna getirildiğinin geç de olsa farkına varan Saakaşvili, ‘ateşkes’ için adeta Rusya’ya yalvarıyor.
Gürcistan, deyim yerindeyse, tam anlamıyla ‘Dimyat’a pirince’ giderken, ‘eldeki bulgurdan’ olma tehlikesiyle karşı karşıya.
Eğer olağanüstü bir gelişme olmazsa, Gürcistan’a bağlı Güney Osetya özerk bölgesi bağımsızlığını ilan edip Rus federasyonuna bağlı Kuzey Osetya ile birleşebilir.
Abhazlar ve Acarlar da Gürcistan’dan kopabilir.

***

Türkiye’nin yanıbaşında, ‘kendi geleceğini’ de çok yakından ilgilendiren önemli gelişmeler oluyor.
Amerika ve Rusya, bölgede hakimiyet kurma mücadelesinde stratejik öneme sahip Gürcistan’ı ‘sıçrama tahtası’ olarak kullanıyor.
Peki Türkiye’yi idare eden hükümet nerede?
Hükümet, ne yazık ki ortalıkta yok
Hükümet, Ankara’dan kaçtı.
Kimileri lüks yatlara binip mavi tura çıktı, kimileri lüks otellerde inzivaya çekildi.
Amerika’nın Ortadoğu’da yaptığı katliamlara ‘stratejik ortaklığı’ gerekçe göstererek seyirci kalanlar, Rusya’nın Kafkaslar’da uyguladığı ‘iti-ite kırdırma’ politikasına da “Ne yapalım, çok önemli ticari ilişkilerimiz var” bahanesiyle ses çıkarmıyorlar.
Oysa, ABD tarafından hazırlanan bir ‘uluslararası projeye’ sahip çıkmak, AB tarafından dayatılan bir ‘uyum yasasını’ çıkarmak, İsrail tarafından dikte edilen bir ‘alternatif planı’ tatbikata sokmak ne kadar da kolaydı değil mi?
Karşılarında ülkenin topraklarını ve stratejik kurumlarını haraç-mezat satışa çıkarmak gibi bir mesele olsaydı, ‘iki otobüs’ bir ‘zırhlı araç’ karşılığında hemen ‘babalar gibi’ işe koyulurlardı.
Ama ABD, AB ve İsrail’den net bir işaret gelmeyince, bizimkilerden de ‘çıt’ çıkmıyor.
‘Bekle-gör’ politikası işlerine geliyor.

***

Hükümet, ne yazık ki ‘hükümet’ edemiyor.
Özel sektöründen, sokaktaki vatandaşına, boğazına kadar ‘borç batağına’ gömülen bir ülkenin hükümetinin, ‘kendi inisiyatifi’ ile hareket etme imkânı ve kabiliyeti var mı?
Türkiye’de, son on yıl içerisinde lüks tüketim için en az ‘100 milyar dolar’ harcandı.
Cep telefonu cihazlarının ithalatı için 20 milyar dolar, cep telefonu ile de ‘lak-lak’ yapmak için de
neredeyse 60 milyar dolar havaya uçtu.
Fuzuli gösterişe, şaşaaya, eğlenceye, eşe-dosta-yandaşa kıyağa anında para bulunurken, Türkiye’yi ‘kendi ayakları’ üzerinde tutmaya öncülük edecek ‘araştırma-geliştirme’ faaliyetlerine yeterinde kaynak ayırmak hiç kimsenin aklına gelmedi.
‘Milli uçak’, ‘milli gemi’, ‘milli tank’, ‘milli füze’, ‘milli kozmik yazılım’ diye ortaya atılan projeler  tozlu raflarda çürümeye terk edildi.
Oysa çar-çur edilen paranın çok değil, en fazla ‘30 milyar’ doları birazcık ‘akıl’ ile kullanılabilseydi eğer, Türkiye’nin bugün daha farklı bir noktada olması işten bile değildi.
Türkiye’nin ‘milli çıkarları’ hem dışarıdan, hem de içeriden birer birer imha ediliyor.
‘Gelecekleri’ ellerinden alınan Türkiye’nin asli sahipleri ise, her gün sahneye konulan yeni bir ‘cambaza bak’ oyunuyla oyalanıyor.

***

Gürcistan’ın ‘kurtlar sofrasına’ meze yapıldığı satlerde, “Tasfiye edildi, artık reklamını yapmayın” dedikleri bölücü örgüt, daha önce bombaladığı ‘Bakü-Tiflis-Ceyhan’ boru hattı üzerindeki Erzincan’ın Kemah ilçesinde yola döşediği mayın sonucu tam 9 Mehmetçiği şehit ediyor.
‘Ergenekon’ ismi verilen balondan sızan gazlar, ‘milli rezaletlerin’ üzerini örtmeye yetmiyor.
Hükümet tatilde, millet uykuda.
Peki, nereye kadar? 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş