Güven Sazak’ın ardından

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Benim gibi Galatasaraylılara bile Fenerbahçe’yi sevdiren Güven Sazak’ı kaybettik. Türk sporuna ve inşaat sektörüne büyük hizmetleri olan Güven Amca’nın vefat haberini değerli büyüğüm Muhittin Çolak mesaj ile bildirdi. CKMP’den sonra MHP’nin ilk tabelasını asan adam Rüzgarın oğlu namlı Muhittin Çolak’ın soyadı farklı olmasına rağmen Sazak ailesinin bireyidir. Cumhuriyet tarihinin en başarılı Bakanı olan Gün Sazak’ın sırdaşı olan Çolak’tan Sazak ailesini defalarca dinledim. 1992-93 yıllarında merhum Gün Sazak için yaptığım araştırma sırasında başta İbrahim Güven olmak üzere Atletizm Federasyonu başkanlarından ailenin ağabeyi merhum Yılmaz Dursun Sazak, Güven Amca, Gün Bey’in küçük oğlu Ergün Sazak ile günler süren röportajlar yaptım. Kuvâ-yı Milliye hareketini ilk defa Eskişehir’de başlatan Emin Sazak’ın tarihi mücadelesini öğrendim. İngilizlerin İstanbul’u işgali sırasında Sultanahmet Camii’ndeki Cuma namazında minberdeki vaiz ölçüden bahsederken isyan eder Emin Sazak, “Hoca utanmıyor musun memleket işgal altındayken terane okumaya” der.
Anadolu’nun ünlü tüccarlarından, uçsuz bucaksız toprakların sahibi Emin Ağa o gün İngilizlerin hedefine girer ve hakkında yakalama kararı çıkar. Gizlice Eskişehir’e geçerek Kuvva hareketini başlatır. Düşmanın denize dökülmesinden sonra milletvekili olarak Meclis’e girer. Genç cumhuriyetin kalkınması ve sanayileşmesi için Gazi ile el ele verir. Ankara’da işi yokuşa sürenlere de başkaldırır. Çankaya’da Mustafa Kemal ile saatlerce görüşüp memleketin perişan ha-linden kurtuluşu için önerilerde bulunur. İsmet Paşa ile fikir ayrılığına düşünce, kimsenin cesaret edemediğini gerçekleştirip bağımsız milletvekili seçilerek yeniden Gazi’nin yanına çıkar. Milli ekonomiye katkı sağlar.Yabancı kuruluşlar yerine yerli inşaat sektörünü kurarak yol, liman, tren yolu, baraj ve devlet tesislerinin inşaatlarını yüklenir.
Emin Sazak gibi kelimenin tam anlamı ile “Ağa” çocuğu olan Gün Bey, üniversiteyi bitirip Amerika’da çalışma hayatına girince süt şişeleri yıkayarak çalışır. Sazakların Yüksel İnşaat’ı Türkiye sınırlarının ilk yerli inşaat firmasıyken Gün Bey, babadan aldığı bayrağı MHP’de taşımaya başlar. Merhum Dündar Taşer’in vasıtasıyla girdiği MHP’de kudretli albay Alparslan Türkeş’in sağ kolu olur. 1973 seçimlerinde Türkeş, Sazak’ı Ankara’dan aday gösterip milletvekili seçilmesini ister. Ama Gün Bey baba ocağı Eskişehir’de ısrar eder ve seçilemeyeceğini bile bile mücadele eder. 1977 seçimi geldiğinde Türkeş, partisinin her şeyi olan Gün Bey’in yine seçilebileceği bir ilden aday olmasını ister, cevap yine aynıdır. Gün Bey, Eskişehir’de ısrar eder. Parlamentoya girememesine rağmen MHP GİK toplantısında en fazla oyu alarak Gümrük ve Tekel Bakanlığı gibi ateşten gömleği giyer. Ve 1980 öncesinin ateşten günlerinde solcuların bile takdir ettiği olağanüstü başarı sağlar. Gümrüklerde kuş uçmaz. Onlarca kilometrelik TIR kuyrukları hedef yapmıştır O’nu. Hükümetin yıkılmasından sonra başlayan transfer piyasasında Hilmi İşgüzar ve Tuncay Mataracı’nın MHP’ye gelmesi söz konusuyken “Onlar bu kapıdan girerse ben çıkarım” diye kükrer. Nitekim Mataracı ve İşgüzar, Yüce Divan’da yargılanıp hapis yatar. Gün Bey’in şehadeti ve 12 Eylül darbesinden sonra Sazak ailesine Turgut Özal siyaset teklifinde bulunur. Merhum Yılmaz Sazak ve Güven Amca, “Biz Türkmeniz. Aşiretimizin lideri hapisteyken siyasete girmek bize yakışmaz” cevabı ile reddederler. Özal bu cevaptan sonra Yüksel İnşaat’ın önünü keser. Türedi zenginlerini yaratır. Ama Sazaklar direnir. Merhum Alparslan Türkeş’in 5.5 yıllık tutukluluğu esnasında O’nu yalnız bırakmazlar. Maddi, manevi destekleriyle hep yanındadırlar.
Her yıl Ülkücü şehitleri anma toplantısı olan 27 Mayıs’ta Eskişehir’de Gün Sazak’ın kabri başındaki törende Güven Amca hep vardır. Emin Ağa’nın Sazak köyündeki konağı, Alparslan Türkeş ve Ülkücülerin evidir.
Fenerbahçe Kulübü’nün başkanlarının büyük bir bölümü NATO müteahhidi iken Güven Sazak’ın Yüksel İnşaatı bir tek NATO işi yapmamıştır. Bir tevazu abidesi olan Güven Amca kendisine yapılan adaylık tekliflerini kibarca geri çevirmiştir. Neredeyse Cumhuriyet tarihi ile yaşıt olan Türkiye’nin yüz akı Yüksel İnşaat’ın yurt içinde devlet işi yoktur. Yurt dışında hükümet desteği olmaksızın başarı ile iş yapan yegâne şirkettir.
Emin Ağa ve Gün Bey’den sonra siyaset bayrağını 1999 seçimlerinde Eskişehir’den milletvekili seçilerek taşıyan Süleyman Sazak, politikanın bir meslek olmadığını kanıtlayarak bir daha aday olmamıştır. Sazakları anlatmak için ciltler dolusu kitaplar yazılmalıdır. Sazaklar mutlaka bundan sonra da politikada olup Türk milletine hizmet etmelidir.
Merhum Güven Sazak’a Allah’tan rahmet, başta Sazak ailesi olmak üzere muhterem büyüğüm İbrahim Güven’e, Muhittin Çolak’a ve Türk milliyetçilerine başsağlığı diliyorum. Nur içinde yat Güven Amca...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları