Güzel Türkistan...

A+A-
Mevlüt Uluğtekin YILMAZ

Sevgili okurlarım, geçtiğimiz Cumartesi günü Habertürk televizyonunda, “Tarihin Arka Odası” programında, çok az bilinen, ilginç bir konu işlendi. Murat Bardakçı’nın özenle hazırlayıp Erhan Afyoncu ve Nurhan Atasoy’la birlikte sundukları programın konuğu, Buhara Cumhurbaşkanı Osman Hoca’nın oğlu Michigan Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Timur Kocaoğlu idi. Program, Cumartesi gecesi 11.15’te başlayıp, Pazar sabahına kadar sürdü. İtiraf etmeliyim ki; yerimden hiç kalkmadan 6 saate yakın bir süre izlediğim bir başka televizyon programı hatırlamıyorum. Bırakalım, programda insanı sarsan tarihî gerçekleri -’ses’i egemenliğine alıp, istediği biçimde yoğuran -Yaprak Sayar adlı sanatçının varlığı sizi büyülüyor. Abdülhamit Çolpan’ın şiirinden bestelenen “Güzel Türkistan” şarkısı gençlik yıllarımda dilimden hiç düşmez idi. 50 yıl aradan sonra ilk kez Yaprak Sayar Hanımefendi’den Güzel Türkistan’ı dinlemek, inanın beni çok mutlu etti. (İliştiri: Türkistan’ın en büyük şairlerinden olan, Stalin’in öldürdüğü Abdülhamit Çolpan ve Mağcan Cumabay’ı tüm Türkler bilmelidir. Çolpan’ı Manas Yayıncılık’tan çıkan ’Türk Budunlarının Ortak Atababaları’eserimde yazdım. Mağcan’ı da sevgili Feyzullah Budak, “Altay’daki Yüreğim Mağcan Cumabay” adıyla yine Manas’tan yayımladı.)
Dolu dolu altı saate yakın süren bu programı -takdir edersiniz ki- şu küçücük köşede anlatabilmem olanaksızdır. Bu nedenle konulardan çok kısa birer cümleyle söz edeceğim. (Yine bir İliştiri: Değerli okurlarım, radyo ve televizyon yayıncılığı çok acımasızdır. Dinleyiciyi-seyirciyi uzun süre tutabilmek zordur. Açıkça yazmak gerekirse; Türk televizyonlarında Tarihin Arka Odası ve Cevizkabuğu programları bunu başarıyorlar.)
1920’de kurulan Buhara Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Osman Hoca’nın oğlu Sayın Timur Kocaoğlu’nun programa katılmış olması çok önemli. Sayın Kocaoğlu, babasıyla Enver Paşa arasındaki can dostluğu pek güzel dile getirdi. Enver Paşa’nın ’Türkistan macerası’ayrıntılı biçimde anlatıldı. Enver Paşa’ya yanlış bilgiler verip oralara çağıran, Teşkilât-ı Mahsusa’nın başı Eşref Sencer Kuşçubaşı’nın kardeşi Hacı Sami alçağı, Paşa’nın sonunu hazırladı. (Bkz. Cemal Kutay’ın Anavatanda Son Beş Osmanlı Türk’ü kitabı) Programda -yürek yangını söz olan- “Kimse yapmaz, Türk’ün Türk’e yaptığını” doğrulayan, bir olaydan da söz edildi. Olay şudur: Türkmen aşireti reisi İbrahim Lakay, Ruslara karşı savaşan Enver Paşa’yı, bir süre tutuklar. İş işten geçtikten sonra da pişman olup, kendisi de savaşa katılır... Bu olay, gerçekten Türkler için bir ibret belgesidir...
Programda Enver Paşa’nın eşi Naciye Sultan’a yazdığı mektuplar, Osman Hoca’nın Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu’ya gönderdiği altınlar da dile getirildi. Ama programa Osman Hoca’nın, oğlu Timur Bey’e Atatürk’le ilgili söylediği söz damgasını vurur. O söz şudur: “Türkistan’ın bir Atatürk’ü olsaydı, biz de başarırdık!”
Buhara Cumhurbaşkanı Osman Hoca hakkında şu bilgileri de vermeliyim: Yurdu, Sovyet işgaline uğrayınca 1923 yılında Türkiye’ye sığınır. Atatürk’ümüz kendisine maaş bağlar. “Kocaoğlu” soyadını alır. 1968 yılında ölür. Mezarı Üsküdar’daki Özbekler tekkesindedir. Uzun yıllar mutluluk içinde yaşamasını dilediğimiz oğlu Timur Kocaoğlu Beyefendi; Cumhurbaşkanımız Osman Kocaoğlu’nun biz Türklere emanetidir.
Programda daha pek çok konu işlendi. Bu harika program için Sayın Murat Bardakçı’yı ve program arkadaşlarını gönülden kutluyorum. Habertürk’ün bu programı tekrar yayımlamasını diliyorum.
Esen kalın efendim.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları