2013 erken ve baskın seçim yılı

2013 erken ve baskın seçim yılı
2013 erken ve baskın seçim yılı

“Başbakan’ın tek hayali, başkanlık!
Yeni anayasa için acele etmesinin nedeni de bu...
Baskın bir erken seçimle bu planı gerçekleştirecek.”

Erdoğan’ın hayali başkanlık
Araştırmacı yazar Aytunç Altındal, Başbakan Erdoğan’ın “Başkanlık” hedefini analiz ederek, ilginç iddialar ortaya attı: Başbakan, anayasa değişikliği ile başkanlık sistemini getirmeyi ve 2013’te de erken seçimle Çankaya’ya çıkmayı planlıyor.

Aytunç Altındal, Erdoğan’ın “Başkanlık” hedefini analiz etti
2013’te baskın seçim iddiası
Başbakan Erdoğan’ın anayasa değişikliği ile Başkanlık sistemini getireceğini söyleyen Altındal, 2013’te de erken seçimle Çankaya’ya çıkmayı planladığını öne sürdü. Altındal, “Çünkü, Gül’ün süresinin dolacağı 2014 yılında genel başkanlığı bırakacak olan Erdoğan, partiye 4 sene daha kazandırma peşinde” diyor.

Haber: Salim Yavaşoğlu
Araştırmacı Yazar Aytunç Altındal, AKP’nin anayasa değişikliğini alelacele gerçekleştirmek istemesinin arkasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Çankaya’ya “Başkan” sıfatıyla çıkma planı yattığını iddia etti. Türkiye’de “Parlamenter sistemin” terkedilip, “Başkanlık sistemine” geçilmesi planının ABD’nin istemiyle uzun zamandır sürdürüldüğünü kaydeden Altındal, bunun bir yıl içinde yapılacak anayasa değişikliği ile gerçekleştirilmesine çalışıldığını söyledi. 2013 yılında Erdoğan’ın partisinin başında gireceği bir seçimle de hem kendisinin “Devlet Başkanlığı” nı hem de “Meclis’te” AKP’nin çoğunluğunu garantilemeyi hedeflediğini ifade etti.

Erdoğan’ın ikinci planı
Altındal’ın, AKP içinde uzun zamandır yaşanan ama son günlerde su yüzüne çıkan çatlak ve gelişmelerle ilgili değerlendirmeleri ise şöyle:  “2013 yılında  seçim olacak. 1-Seçimden önce anayasa değişikliği gerçekleştirilerek, “Başkanlık sistemine” geçilecek. Erdoğan, seçime “Başkan” adayı olarak girecek. Kendisiyle birlikte ” yasama organına “ ya da ” Meclis’e “ AKP’yi de taşıyacak. Sistem tamamen değiştiği için Abdullah Gül’de Cumhurbaşkanlığı’ndan istifa edip, milletvekili adayı olabilecek. 2-Anayasa değiştirilmedi takdirde; Tayyip Erdoğan, AKP’nin başında seçime girecek ve Başbakan olacak. Cumhurbaşkanı olduğu zaman TBMM’de AKP’nin çoğunluk olmasını sağlayacak. 2014’te görev süresi dolan Abdullah Gül, milletvekili olmadığı için Başbakan olamayacak. Olsa olsa AKP Genel başkanı olacak.

Dört yıl kazandıracak
“Mesele şu: 2013 yılında bir erken baskın seçim yapılacak. ’Neden’derseniz, çünkü Abdullah Gül’ün görev süresinin dolacağı 2014 yılında Çankaya’ya çıkmak için partiyi bırakmadan önce Tayyip Erdoğan, partiye bir dört sene daha kazandırmak zorunda. Çünkü; kendisinden sonra kim gelirse gelsin bu kadar büyük bir oy toplayamaz. Dolayısıyla; partiyi yeniden bir dört yıl iktidarda tutacak bir seçim yapmak zorunda. Yoksa, Çankaya’ya çıktığında farklı bir hükümet ile çalışmak zorunda kalır. Bu birinci mesele. Demek ki 2013 yılında bir erken seçim ihtimali çok çok yüksek.

Yardımcı ihtimali
İkincisi; kendisinin Cumhurbaşkanlığı’na gidebilmesi için ötekinin Abdullah Gül’ün inmesi gerekiyor. Abdullah Gül, 2014 yılında Çankaya’dan inerse 2013 yılında yapılan seçimlere giremeyeceği için 2014 yılında milletvekili olmamış olacak. Milletvekili olamayacağına göre; parti başkanı olur. Amerikan modelinde bir parti başkanı var. Bir de Başkan var. Amerikan modeli ‘Başkanlık’ sistemine gitmek için de anayasayı değiştirmeleri gerekiyor. Şimdi, eğer Tayyip Erdoğan, bir yıl içinde seçimden önce anayasayı değiştirip bunu bir ‘Başkanlık’ oylaması gibi getirebilirse o zaman tekrar AKP’nin kesin olarak iktidarda kalması ve ötekinin de yani Abdullah Gül’ün dışarıdan atanma yoluyla bir ‘Başkan Yardımcısı’ olma ihtimali var.

Altındal, TBMM’deki muhalefet partilerini de “erken baskın seçim” konusunda uyararak, “Dolayısıyla şu andaki en önemli husus bence bütün partilerin özellikle de MHP’nin 2013 yılındaki erken baskın seçimlere hazır olmalarıdır. Onun için şimdiden söylenecek bir tek olay var. Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olabilmesi için önce bir eken baskın seçim yapıp, partiyi ve yasama organının garantiye alması gerekiyor. Partiyi garantiye aldıktan sonra da Cumhurbaşkanlığı’na gitmesi gerekiyor. Burada Abdullah Gül’e düşebilecek olan rol parti başkanlığı. Başbakanlık değil. Amerkan sisteminde WHIP denir buna. Kırbaç demek yani. Partinin kırbacı yani. ‘Partinin başındaki kırbaçlı adam’ demek” açıklamasını yaptı.

Gül parti başkanı
Altındal, şöyle konuştu: “Tayyip Erdoğan, anayasayı değiştirip, başkanlık sistemine götürebilirse Türkiye’yi, o zaman Abdullah Gül de seçime girebilir. Cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılıp, o da milletvekili adayı olarak gidip, partiden aday olabilir. Başkanlık sistemi içinde milletvekilliği sistemi de var. Şu anda bizde uygulanan parlamenter sistemden apayrı bir sistem bu ‘Başkanlık sistemi’. Ama, 2014 yılına kadar bu mevcut sistemle gidilirse; Abdullah Gül’ün milletvekili olması mümkün değil. Olamayacağı için de parti başkanı olur. Eğer; mevcut sistemli gidilirse Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı olduğu için 2013’teki seçimlere katılamaz ve milletvekili olamaz. 2014’te ortada kalır. Hiçbir şey olmadan sadece parti genel başkanı olabilir. Partinin genel başkanı olur, o kadar.”
Altındal, seçim konusunda iç dinamiklerin yanı sıra ABD ve İngilizlerin güdümüyle dış güçlerin de zorlayıcı olacağını belirterek, “Benim gördüğüm şu: 2012’de Türkiye için ekonomide de sıkıntılı bir dönem gelecek. Çünkü; yabancı bankalar kredi ödemelerini öne çekecekler. Öne çektikleri zaman da Türkiye’de ki bankaların durumu da bir hayli sarsılacak. O nedenle de 2013’te bir erken seçim yapılacak. O erken seçimin sonrasında da Tayyip Erdoğan’ın da Cumhurbaşkanlığı’na gitme isteği çıkacak ortaya. Ama şu anda en kaba hatlarıyla ‘Tayyipçiler’ ve ‘Gülcüler’ diye bir bölünme henüz tam olarak ortaya çıkmadı. Ama özellikle gelecek seneden itibaren ortaya çıkacak.

İngilizler Gül’ü harcatmaz
Bu şike meselesinde Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül’ü kontrpiye’de (ne yapacağına karar veremez halde) bıraktı sayılır. İkinci defa imzalamazsa Anayasa Mahkemesi’ne göndermek zorunda. Ama bu olayda eğer Anayasa Mahkemesi’ne giderse Gül, orada ortaya çıkacak sonuç şudur. Anayasa mahkemesi’nin, Tayyip Erdoğan’ın isteği doğrultusunda karar alacağı kuvvetle muhtemel. Ozaman, Cumhurbaşkanı havada kalır. Gül biter, gider. Oradan da bir ’ret’yedi mi Cumhurbaşkanı silinir, gider. İngilizler bunu göze alamazlar. İngiltere ile Amerika bir yerde anlaşırlar, Gül’ü mutlaka bir görevde tutmak isterler. Durum bu.”

Biden’in Samatya’ya gitmesinin sırrı ne?
ABD Başkan Yardımcısı Joseph Biden’ın Türkiye ziyareti sırasında İstanbul’daki Samatya semtini gezmesi merak edilmişti. Konuyla ilgili konuşan Aytunç Altındal, ABD’den Türkiye’ye gelenlerin yolunun mutlaka Samatya’ya düştüğünü belirttti. Altındal, “Samatya’da eskiden Nazlıebe sokak vardı. Burada oturan Ermenilerin ABD ile bağlantılarının olduğu bir sokaktı o. Buraya özel olarak gitmelerinin sebebi belki bu. Amerika’daki Ermeniler ’git orayı gör’ demiştir. Onun için gitmiştir” dedi. Altındal, şunları söyledi:  “Buradan mesaj çıkarmak gerekirse dediğim gibi ABD’deki Ermeniler, ’Samatya bizim eski semtimizdi. Git gör’ demişlerdir. Tabii muhtemelen diyorum. Ama daha evvel de gidenler oldu oraya. Yanılmıyorsam bir kere de Hillary Clinton Dışişleri Bakanı değilken uğramıştı oraya. Samatya’ya uğrarlar yani. Balat’tan sonra Fener Patrikhanesi’ne giderler, Patrikhane’den sonra da ne hikmetse hep Samatya’ya giderler.” 
Haber: Macit SOYDAN

Başkaları yönetiyor...
Erdoğan’ın ABD’deki ’Başkanlık sistemi’ni tesis etmek istediğini, Gül’ün de bugün için ona karşı çıkarken tamamen İngiltere modelini örnek aldığını belirten Aytunç Altındal, şöyle konuşuyor: “Erdoğan Amerikan sistemini öne çıkartmak istiyor. Olur olmaz, ayrı mesele de arada bir de Fransız modeli var, yarı Başkanlık sistemi diye. Belki ABD ile İngiltere o konuda anlaşırlar, tekrar ’yarı başkanlık sistemine dönün’derler. ’Sizin laiklik anlayışınız da Fransa’dan geliyor, dolayısıyla Fransız modeline geçin’de diyebilirler. Bu bir varsayım.  Bu konular maalesef Türkiye’de ABD ve İngiltere’nin anlaşmasına bağlı. Seçim sistemini yapıyorsunuz ama seçim sistemini siz kendiniz keşfetmiş değilsiniz. Parlamenter sistemi de siz keşfetmediniz. Parlamenter sistemi size veren onlar. O seçim sistemlerinden ’seç-beğen-al’diyorlar. yani daha evvel Türklerin kendi buldukları bir seçim sistemi var mı? yok. Türkiye’de ki bütün yapılanma Batı modeli esas alınarak yapılmıştır. Batı’dan alınarak yapılmıştır. Bizim kanunlarımıza bakın, kanunlar ortada. Ceza yasası İtalya’dan alınmıştır. Ticaret Yasası Almanya’dan alınmıştır. Türkiye’nin Medeni Kanunu İsviçre’den alınmıştır. Daha ne olsun yani? Biz kendimize göre değil başkalarına göre yönetiliyoruz.  Ama şimdiden söylenmesi gereken 2013’te bir erken baskın seçim yapmak zorunda.”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Askeri okullar kapatılıyor29 Temmuz 2016 Cuma 14:19
  • Akdoğan'dan kritik uyarı!29 Temmuz 2016 Cuma 13:50
  • Meral Akşener'den gözaltına alınan Ayhan Erel'e destek!28 Temmuz 2016 Perşembe 21:29
  • Bülent Arınç’tan başsavcıya sert cevap28 Temmuz 2016 Perşembe 09:31
  • Başbakan Twitter'dan destek istedi!27 Temmuz 2016 Çarşamba 22:42
  • HDP, Beştepe'ye bu yüzden çağrılmamış27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:31
  • Akşener’e destek Twitter’da gündem oldu!26 Temmuz 2016 Salı 20:21
  • Erdoğan'dan ilginç sözler!26 Temmuz 2016 Salı 18:38
  • Erciyes Kurultayı İptal Edildi26 Temmuz 2016 Salı 17:06
  • Akşener'den FETÖ açıklaması!26 Temmuz 2016 Salı 15:23
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Yeni Çağ Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0212) 452 40 40 Faks : (0212) 452 40 58