MİLLETE APTAL MUAMELESİ

MİLLETE APTAL MUAMELESİ
MİLLETE APTAL MUAMELESİ

46 yıl önce manşet olmuş haberleri yokmuş!..
Molla Barzani’nin “Büyük Kürdistan” hayalini sağır sultan bile duymuştu. 46 yıl önce gazete manşetlerinden seslenen baba Barzani, Irak’ı parçaladıktan sonra ikinci hedeflerinin Türkiye olduğunu haykırdı. O tarihlerde çizilen haritanın aynısı bugün de tedavülde. Türkiye, Irak, Suriye ve İran’daki gelişmelere bakıldığında ABD ve İngiliz projesi tam gaz  aksamadan işliyor. İktidar görmüyor, duymuyor...

100 yıllık Büyük Kürdistan Projesi’ne çanak tutuyorlar sonra da safa yatıyorlar.


İktidar sözde telaşa(!) kapılmış
Suriye’deki iç karışıklıktan faydalanan Kürtlerin, Türkiye sınırındaki bölgeleri ele geçirip özerlik ilan ederek, PKK paçavralarını bayrak niyetine direklere asması, iktidarı sözde telaşlandırmış(!) Ankara’da zirve üstüne zirve yapılmış, isyancı muhalifler Suriye’nin bütünlüğü konusunda uyarılmış, gözdağı için Mardin’e sevkıyat yapılmış...


Kırmızı çizgilerimizi kim sildi
Oysa aynı iktidar, İngiltere’nin başını çektiği, Irak, Suriye, Türkiye ve İran’dan oluşan dört parçalı Büyük Kürdistan Projesi’ni “eşbaşkanlık” modeliyle destekledi. İlk etapta Barzani’nin kukla devlet kurmasına yol verdi. Şimdi bir yandan, Türkiye’de “eyalet” çalışmalarının alt yapısı hazırlanırken diğer yandan Suriye’deki ateşe körükle gidiliyor.


Eyalet tezgahına tepki yağdı

Yusuf Halaçoğlu: MHP Kayseri Milletvekili
ABD SİSTEMİ - Amerika’daki sistemin aynısı. Meclise getirilebilir. Biz karşı çıkacağız, elimizden geleni yapacağız...


Sinan Oğan: MHP Iğdır Milletvekili
NİYETLERİ AÇIK - Yerel yönetimler raporu AKP’nin niyetini ifşa etmiştir. Eyaletleşme yoluyla Türkiye’yi bölmek!


Ali Haydar Öner: CHP Isparta Milletvekili
GİZLİ AJANDA - Federatif bir yapıyı adeta tahrik ediyorlar. Kendi gizli emellerine ancak bu şekilde ulaşacaklar.

Refika Karabacak’ın haberi






Yaşananlar BOP
haritasında gizli
Irak’ta kukla devlet kurulmasına göz yumuldu, Suriye’de terör örgütü bazı bölgelere yerleştirildi, Türkiye’de de eyaletleşmenin önünü açacak yasa hazırlığı başlatıldı.



Terör örgütünün Suriye’deki bazı kentlere yerleştiği yönündeki haberler, artık bölgede paylaşımın devreye girdiğini gösteriyor. Böylece 46 yıl önce Mesud Barzani’nin babası Molla Barzani’nin “Büyük Kürdistan” hayaline bir adım daha yaklaşılıyor. Bu çerçevede, önce Irak’ın kuzeyinde “Kürdistan” kuruldu. Ardından Suriye’nin sınır kentlerine PKK’lılar ve peşmergeler yerleşti ve terör örgütünün paçavralarını asarak özerklik ilan etti. 4 parçalı “Kürdistan” için sırada İran ve Türkiye var. Bu çerçevede Türkiye’nin de eyaletlere bölünerek, Büyük Ortadoğu Projesi’nin hayata geçirilmesi planlanıyor.

Süreç Oslo’da görüşüldü
Hükümet ise çeşitli toplantılar yaparak, Suriye’nin bütünlüğü konusunda muhalifleri uyarmakla yetiniyor ve asıl planı görmezden geliyor. Bu arada daha önce Barzani liderliğinde Irak’ın kuzeyinde bir devlet kurmasına göz yuman, ve onlarla ticarete soyunan AKP iktidarı, Türkiye’nin bölünmesine yol açabilecek kanun tasarılarını da Meclis’e getirmekten geri durmuyor.
AKP, eyaletleşmenin yolunu açacak ve bu yolla BOP’a yeni hamle kazandıracak “Yerel Yönetimler Reformu” üzerine çalışılıyor. Bu girişimin ana hatlarının ise Oslo görüşmeleri sürecinde belirlendiği öne sürülüyor. Bilindiği gibi Başbakan Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla dönemin Başbakanlık Özel Temsilcisi Hakan Fidan ve dönemin MİT Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş, PKK adına örgütün Kandil temsilcisi Mustafa Karasu ve Avrupa temsilcisi Sabri Ok’la Oslo’da görüşmüştü. Bu görüşeminin ardından da bir mutabakat metni imzalandığı öne sürülmüştü. Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay tarafından yalanlanan bu mutabakat metninde, Türkiye’yi bugünlere getiren sürecin adımları yer alıyordu. İşte bu görüşmelerin ve girişimlerin sonucu olarak da Türkiye’nin eyaletlere bölünmesini ön gören, “Yerel Yönetimler Reformu” AKP’li milletvekilleri tarafından masaya getirildi. Konuyla ilgili YENİÇAĞ’a konuşan MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, “AKP bir gündemle kuruldu bir gündemle icraatlarını yaptı ve o gündemini hala devam ettiriyor” dedi.

Adım adım ilerliyor
Oğan, “Neydi bu gündem halkın refleksini kırmak, milliyetçi duyguları törpülemek, Türkiye’nin üniter ve ulus devlet yapısını kırmak, parlamenter sistemden ülkeyi başkanlık sitemine dolayısıyla da federasyona götürmek ve yanı başımızda da bir Kürt devletinin kurulmasına ön ayak olmak. Türkiye’nin yerel şartlarında böyle bir sisteme gitmek Türkiye’yi eyaletlere bölmek anlamına gelir” diye konuştu.

Oğan, şunları söyledi: “23 Temmuz 2009 yılında Başbakan Suriye’ye gidiyor. 25 Temmuz’da biz Kürt meselesini artık çözüyoruz diyor. Aradan 3 yıl geçmiş ve yanı başımızda bir Kürt devleti kurulmuş bu KCK’nın birinci ayağı. PKK’nın Suriye’de bir Kürt devlet kurmasını AKP hayata geçirmiş bu da ikinci ayak. İşin üçüncü ayağı İran’da gerçekleştirilecek ve son ayağı ise eyalet sistemi ile Türkiye’de kuracak. Yani bölgede yeni bir yapılanma kuracağım. Bütün atamalar belediye başkanı yetkisinde olacak, daha doğrusu eyalet başkanının yönetiminde olacak denmek istiyor. Bir  süre sonra da yerel kolluk güçleri hizmet vermeye başlar. Zaten dağdaki PKK’yı indirip ne yapalım diye düşünüyorlar. Bunları da artık eyaletin kolluk kuvveti haline getirirler.”


AKP, din temelli federatif yapı peşinde
CHP Isparta Milletvekili Ali Haydar Öner, “AKP’nin karmaşık art niyetli yaklaşımları çok yönlü temel amacının Türk Kürt İslam federasyonu kurmak ve başına geçmek olarak görüyorum” dedi. Öner, “Bunun için mezhepçilik, Kürt açılımı adını verdiği yaklaşım ve ayrıca illerde Büyükşehir belediyelerini ilçe belediyelerle aynı sınırda çakıştırma ve böylece kırsal kesimleri ele geçirip kendi iktidarını merkezi idarede olduğu gibi yerel yönetimde de yaygınlaştırma amaçları var” diye konuştu.
CHP’li Öner sözlerini şöyle sürdürdü: “AKP’nin eyalet sisteminden çok din temelli federatif bir yaklaşım riskini göze aldığı anlaşılıyor ve bunda sakınca görmüyor. Çünkü BOP eş başkanlığı yaklaşımı ABD taşeronluğundan başka bir şey değil. ABD’nin haritası da belli, Türkiye’yi ve komşuları bölen bir durum. AKP de bunu risk saymıyor kendi emellerine uygun bir yaklaşım olarak görüyor. Irak’ta ve Suriye de bölünmeler yaşanmış durumda. Bütün bu bölünen kısımların dinci bir yapıyla bir araya gelmesini öngörüyor. ABD için Türkiye’nin rejiminin önemi yok. ABD’nin çıkarlarına hizmet edilmesi var. Batılı ülkelerde devletin nizamı dini temellere dayansın anlayışı yok. Ama bu durumun tam tersi Arap aleminde bu durumun tam tersi söz konusu. Libya laikti ama talihsizlikleri bir diktatörleri vardı yıkıldı, Tunus laikti yıkıldı, Mısır laikti yıkıldı, Suriye İsrail karşısındaki son direnç ülkesi bu da yıkılmaya çalışılıyor. Sonuçta rejimi laik olan ülkeler karıştırılıyor. Rejimi şeriat olan ülkelerin ise resmen ayağına gidiliyor. Yani AKP’nin kriteri rejimi şeriat esaslarına dayalı olanlarla iyi geçiniyorlar.”


Önce ulusalcı bir anayasa çıkarsınlar
Eski Büyükelçi İnal Batu,  “İlke olarak yerel yönetimlerin güçlendirilmesi doğru ama yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ülke bütünlüğünü bozmamalı” dedi. Batu şunları söyledi: “Bu tür amaçlara hizmet edecek bir yapılanma son derece zararlı olur. Fazla iddialı, aceleci bir karar ayrıca zamanlama açısından çok yanlış. Burada önceliği yeni Anayasa çalışmalarına vermek lazım. Böyle bir öneri ben yaptım oldu şeklinde olmaz. Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na getirilsin konu orada tartışılsın. Ülke bütünlüğünü koruyacak bir Anayasa konusunda birlik sağlanacak mı önce bunun görülmesi gerekir. Ondan sonra bu konu tartışılmalı. Anayasa Türkiye için çok önemli bir sınav. Bu Anayasa Türkiye’yi bölmek için yapılmıyor. Demokratik, ulusalcı bir Türkiye için yapılacak. Ancak bu yerel yönetimlerin şekillenmesi Anayasa çalışmalarından ayırıp tek bayına ortaya atmak fazla aceleci ve sakıncalı bir adım. Bu çok radikal bir adım.”


Birleştirmeler daha önce başladı
MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, Yerel Yönetimler Reformuna ilişkin değerlendirmesinde, “Bu bahsedilen çalışmalar aslında öncesinden yapılmaya başlamıştı. Bazı belediyeler kapatılıp Büyükşehirlere bağlandı. Bunu temeli doğrudan doğruya eyalet sistemine geçiştir” dedi. Hayaçoğlu, “Başkanlık veya yarı başkanlığın alt yapısıdır bunlar. Şimdi bunlarda muhtemelen seçimle getirilecek ve valiliğin de olmadığı bir sisteme dönüştürülecek o zaman da tabiî ki mahalle özerk idareler haline getirilecek. Çünkü bütün atamalar bunlara bağlı olacak. Öğretmenler, memurlar başka yerlerde görev almak isterse bir eyaletten istifa edip diğerine başvuruda bulunacak. Amerika’daki sistemin aynısı. Meclise getirilebilir. Geçirebilirler ama biz karşı çıkacağız, elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.


Baydemir önerisini Meclis’e göndermişti
Diyarbakır’ın BDP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile yaptığı görüşmenin ardından darbeci Kenan Evren tarafından ortaya atılan eyalet sistemi ve farklı bayrak projesini anayasa önerisi olarak Meclis’e göndermişti. Başkanlığını Baydemir’in yaptığı Güneydoğu Anadolu Bölgesi Belediyeler Birliği adına gönderilen yasa teklifinde bölgesel yönetim ile oluşturulacak bölge yönetimlerinin de, bölgenin tarihi kimliğine göre isim, merkez ve sembol belirleme hakkı olmasını istendi. Değiştirilemez hükümlere yeni anayasada yer verilmemesini isteyen Birlik, dışişleri, maliye, adalet ile adli kolluk, ülke savunması ve güvenliği ile ilgili olanlar dışındaki hizmetlerin bölgesel ve diğer yerel yönetimlerce yerine getirilmesini önerdi.


Bugünlere işte böyle geldik
KENAN EVREN (2007)
Birçok ülke eyalet sistemiyle yönetiliyor. Türkiye de mutlaka eyalet sistemine geçecek.
TURGUT ÖZAL (1986)
Devletin adı keşke Anadolu Cumhuriyeti olsaydı. Kürt sorununun çözümü için bu değişiklik yapılabilir.
KORKUT ÖZAL (2004)
Devlete Türk adı koymak sıkıntı yaratmıştır. Ağabeyim bu yüzden Anadolu Cumhuriyeti adını istiyordu.
ABDULLAH GÜL (1992)
’Ne mutlu Türküm diyene’ lafını tutup her yere yaza yaza Türkiye aslında ilkel bir hale dönmüştür.
TAYYİP ERDOĞAN (2003)
Türkiyelilik bilincini yakalamalıyız, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı bilinciyle zenginleştirmeliyiz.
HİLMİ ÖZKÖK (2009)
Devlete isim verme konusunda birçok ülke çözümler bulmuştur. Biz de çözüm bulmalıyız.


Baba Barzani’nin hayali
46 yıl önce  ABD ve İngiltere gibi emperyalist güçler tarafından kullanılan Mesud Barzani’nin babası Mustafa Barzani, “İkinci cephemiz Türkiye olacaktır. Fakat bu mücadele için zaman çok erken” ifadesini kullanmıştı. Yeni İstanbul adlı günlük siyasi gazetenin 29 Eylül 1966 günlü sayısında “İsviçre özel muhabiri” olarak nitelenen Hüseyin Aydınkaya’nın imzasını taşıyan haberde İsviçre Televizyonunda Molla Barzani’nin konuşmasının ve sözde Kürt haritasının yayınlandığı bildirilerek Mustafa Barzani’nin şu sözleri aktarılıyordu: “İstiklal davamızı bir gün muhakkak kazanacağız. ’Kürdistan’haritasını dünya milletlerine kabul ettireceğiz. Irak’tan sonra ikinci mücadele cephemiz Türkiye olacaktır. Fakat bu mücadele için zaman çok erkendir.”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş