1- Karargâhta 6 saatlik toplantı
Ümranİye Davası’nın tetiklediği “olağandışı” hareketlilik Ankara’da Genelkurmay’ın ışıklarının sabaha kadar yanmasıyla başladı. Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları’yla birlikte 6 saat süren toplantı yaptı. Kimse ne konuşulduğunu bilmiyor!
2-Otomobilde ne konuşuldu?
KarARgÂh’taki olağanüstü toplantıyı İstanbul’da öğrenen Başbakan Tayyip Erdoğan, Ankara’ya dönüşünde kendisini karşılayan Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül’le aynı araçta seyahat etti. Mini seyahat sırasında ne konuştular?
3-1 saat 15 dakikalık gündem!
MİT Müsteşarı Emre Taner’le konuşan Tayyip Erdoğan’a, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’dan görüşme talebi geldi. Başbakanlık Konutu’ndaki olağandışı toplantı 1 saat 15 dakika sürdü. Kamuoyuna “Gündemi konuştuk” denildi!..
4-Bakan Atalay’ın telaşı ne?
İçİŞlerİ Bakanı Beşir Atalay alelacele Çankaya’ya çıkıp, Abdullah Gül’le buluştu. Olağandışı görüşme talebi Atalay’dan geldi. Başbakanlık resmi konutundaki görüşmeye denk gelen saatlerdeki ‘istişarede’ ne konuşulduğu bilinmiyor?
TOPLANTILARDA NE KONUŞULDU KİMSE BİLMİYOR
ANKARA’da Ümraniye sessizliği
Ümraniye gözaltıları Ankara’da hareketli saatlere neden oldu. İlker Başbuğ, önce Başbakan’la, ardından da Cumhurbaşkanı ile görüştü. Ziyaretler konusunda doyurucu bir açıklama yapılmadı
Ümraniye davası kapsamında gözaltına alınan emekli generaller ile muvazzaf subaylar, dün Ankara’da sürpriz zirvelerin yapılmasına neden oldu. Önceki gün gece Kuvvet Komutanları ve Jandarma Genel Komutanı ile Genelkurmay Karargahı’nda 6 saatlik bir toplantı yapan Orgeneral İlker Başbuğ, programında olmadığı halde Başbakan Erdoğan’la görüştü. 14.30’da Başbakanlık Merkez Bina’ya gelen Başbuğ, Başbakan Erdoğan 1 saat 15 dakika görüştü. Ziyaretin ardından sadece görüşme talebinin İlker Başbuğ’dan geldiği açıklandı. Orgeneral Başbuğ’un ikinci durağı ise Çankaya Köşkü oldu.
MİT Müsteşarıyla görüştü
Başbuğ, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile 55 dakika süren haftalık olağan görüşmesini yaptı. Görüşmelerle ilgili Genelkurmay’dan da doyurucu bir açıklama gelmedi. Akşam saatlerinde yapılan kısa açıklamada şöyle denildi: “Genelkurmay Başkanı yapmış olduğu görüşmelerde; özellikle dün yaşanan gelişmelerle ilgili görüş ve değerlendirmelerini, sırasıyla Sayın Başbakan ve Sayın Cumhurbaşkanı’na sunmuşlardır.” Ankara’daki sürpriz zirve sadece Erdoğan-Başbuğ görüşmesi olmadı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Orgeneral İlker Başbuğ’u kabul etmeden önce İçişleri Bakanı Beşir Atalay’la görüştü. Atalay’ın talebi doğrultusunda gerçekleştirilen ve 25 dakika süren görüşmede, Atalay’ın operasyonlarla ilgili Cumhurbaşkanı Gül’e bilgi verdiği ifade ediliyor. Başbakan Erdoğan ise Orgeneral İlker Başbuğ ile görüşmeden önce İçişleri Bakanı Atalay, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Emre Taner’le görüştü. İstanbul’dan dönüşünde havaalanında Vecdi Gönül tarafından karşılanan Erdoğan, Başbakanlığı Vecdi Gönül’le aynı aracın içerisinde gitti. Erdoğan’ın bu sırada Genelkurmay Başkanlığı’ndaki hareketlilik hakkında bilgi aldığı ifade ediliyor. Erdoğan, MİT Müsteşarı Taner’e ise, İlker Başbuğ görüşmesinden önce kabul etti. Erdoğan-Taner görüşmesi yaklaşık yarım saat sürdü.
Önce Şahin’i sonra Atalay’ı kabul etti!
Ankara’daki Ümraniye trafiği akşam saatlerin de de devam etti. Başbakan Erdoğan, İlker Başbuğ ile yaptığı görüşmenin ardından Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’i kabul etti. Başbakanlık Resmi Konutu’ndaki basına kapalı kabul, yaklaşık 40 dakika sürdü.Erdoğan-Atalay görüşmesinin sön dakikalarına İçişleri bakanı Beşir Atalay’da katıldı. Şahin’le görüşmenin sona ermesinin ardından Başbakan Erdoğan, Atalay’la bir süre daha görüştü.
Programlar iptal
Genelkurmayda hareketlilik dün de devam etti. Karargahta gözaltına alınan muvazzaf subaylarla ilgili çalışmaların devam ettiği belirtilirken, Genelkurmay Başkanlığı’nın resmi internet sitesinden bir açıklama yapılarak bugün düzenlenmesi gereken haftalık basın bilgilendirme toplantısı iptal edildi. Açıklamada “Genelkurmay Başkanlığınca her hafta düzenlenmekte olan Basın Bilgilendirme Toplantısı, 9 Ocak 2009 tarihinde yapılmayacaktır” denildi. Program iptallerine ilişkin ikinci haber ise Trabzon valiliğinden geldi. Valilik, Ankara’dan bu sabah Trabzon’a gelerek Vali Nuri Okutan’ı makamında ziyaret edeceği açıklanan Orgeneral Atila Işık’ın gezisinin iptal edildiğini açıkladı. Işık,Trabzon’un ardından Giresun’a da giderek kendisine bağlı birliklerde denetlemelerde bulunacaktı. Işık’ın gezisinin de son gelişmeler kapsamında iptal edildiği belirtiliyor.
Karargahtaki 6 saatlik toplantı ile ilgili açıklama yapması beklenen Başbuğ, dün de sessizliğini korudu.
Yargıtay da sustu!
Türkiye’yi sarsan şok gözaltıların ardından dün toplanan Yargıtay Başkanlar Kurulu’ndan, beklenenin aksine herhangi bir kurumsal açıklama gelmedi. Ancak Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, gazetecilerin ısrarlı soruları üzerine toplantıda ele alınan konularla ilgili ipuçları verdi. Gerçeker, Başkanlar Kurulu’nun 1.5 saat süren toplantısında, Ümraniye soruşturmasıyla ilgili son gelişmelerin ele alındığını söyledi. Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker şunları söyledi: “Gerektiği zaman gerekli haberleri vereceğiz. Biz istiyoruz ki her şey yasaya uygun olsun. Yeri geldiğinde gerekli şeyleri söylerim. Arkadaşlarımız bu konudaki hassasiyetleri dile getirdiler. Çeşitli konular görüşüldü. Ancak bir açıklama yapmama kararı aldık. Hukuk devleti ilkelerinin yürütülmesi, hukuk kurallarına uyulmasını söylüyoruz. Biz hukuk adamıyız. Biz konuşmamıza da davranışlarımız da dikkat etmeliyiz. İhsas-ı Rey’den (Hakimin bakmakta olduğu davada hüküm vermeden önce görüşünü belli etmesi) kaçınmalıyız.”
Kemal Kılıçdaroğlu: Savaş Cumhuriyet’le
Ümraniye soruşturmasıyla ilgili gözaltılar için, “hukuk katliamı” değerlendirmesi yapan CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu AKP’nin, Cumhuriyet’e savaş açtığını söyledi.
DSP’li Süleyman Yağız: Baskı yoğunlaşıyor
GÜndemİ değerlendiren DSP’li Yağız, AKP muhaliflerinin ve laik demokratik cumhuriyetten yana olan insanların üzerinde baskı kurulmaya çalışıldığını söyledi.
AKP’den Baykal’a: Yargıya şantaj yapma
Baykal’ın, Ümraniye soruşturması kapsamındaki açıklamasını cevaplayan AKP’li Nihat Ergün, CHP liderinin yargıyı tehdit, toplumu tahrik ettiği iddiasında bulundu.
Baro Başkanı Aydın: Hedef laik devlet
Son gözaltıları yorumlayan İstanbul Barosu Başkanı Muammer Aydın, “Ülkenin bütünlüğü ve laiklik konusunda duyarlı kişilerden öç alınmasından endişeliyiz” dedi.
Siyasette yüksek gerilim
Ümraniye soruşturması kapsamında gerçekleşen sürpriz gözaltılar tansiyonu yükseltirken, AKP ile CHP arasındaki gerilim de tırmandı
Ümraniye davası kapsamında kamuoyunu şoke eden gözaltılar, iktidar ile muhalefet arasındaki gerilimi tırmandırdı. CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, AKP’nin, cumhuriyete savaş açtığını söyledi. Kılıçdaroğlu, AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün’ün, Deniz Baykal’a yönelik sözlerine, TBMM’de cevap verdi. Kılıçdaroğlu, Ergün’ün, “Türkiye bir hukuk devletidir, kimseye ayrıcalık tanınamaz” sözlerine işaret ederek, Ergün’e, “Dokunulmazlık kimin ayrıcalığı? Dokunulmazlık, kendisinin ayrıcalığı değil mi? Madem hukuk davasıydı, kimseye ayrıcalık tanınmıyordu, size niçin bu ayrıcalık tanındı?” sorularını yöneltti. Ülkede demokrasiyi AKP’li Ergün’den daha fazla istediklerini belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
Demokraside olmaz
“AKP’nin demokrasi anlayışı, tek parti yönetiminin demokrasi anlayışıdır. AKP, Genel Başkanımızın söylediği gibi; Hitler ve Peron yönetimine ağır ağır giden bir görüntü sergilemektedir. Bu ülkede, şiddeti ve baskıyı, yargıyı kullanarak, bu dozda kullanan AKP’dir, demokrasilerde böyle bir şey olmaz.” CHP’li Kılıçdaroğlu, “AKP’yi eleştirenleri sabaha karşı gözaltına almak istiyorsanız, o ülkede demokrasiden söz edemezsiniz” dedi.
DSP: Hedef ulus devlettir
Operasyonlara bir tepki de DSP’den geldi. DSP Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yapılan “bölücü ve gerici” saldırıların artık nitelik değiştirdiğini söyledi. İçli, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, operasyonlarla ilgili değerlendirmelerde bulundu. İçli, “Saldırılar, güvenlik güçlerimizin, vatandaşlarımızın canına kastetmenin yanında artık daha büyük bir hedefe yönelmiştir. Hedef; demokratik rejimdir, laik devlettir, ulus devlettir, hukuk devletidir” dedi. Sinsice hazırlanan, planlı, programlı saldırının hedefinde şimdi de hukuk sisteminin bulunduğunu öne süren İçli, “Hukuka olan güven, zedelenmek istenmektedir. AKP hukuksuzluğu teşvik etmektedir” dedi.
MHP’den bekle gör taktiği
Ankara kulisleri Ümraniye davası ile ilgili gözaltıları konuşurken MHP “bekle-gör” taktiğini tercih etti. Konuyla ilgili soruları cevaplayan MHP Genel Başkan Yardımcısı Tunca Toskay, gazetecilerin “MHP dünkü gözaltılara ilişkin bir açıklama yapacak mı?” sorusuna şöyle cevap verdi: “Hayır. MHP’den bir açıklama gelmeyecek, izliyoruz sadece. MHP’nin elinde açıklama yapabilecek kadar objektif veriler yok.” Toskay bu objektif verilerin ne olduğu sorusuna ise “Gözaltına alınanlar nedir, ne değildir, bunu bilecek verilerin sahibi değiliz” karşılığını verdi.
AKP’den eleştirilere ‘virüs’lü yanıt geldi
AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın, Ümraniye soruşturması kapsamında yaptığıı açıklamalara sert cevap verdi. TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Ergün, “Baykal, Ümraniye soruşturmasıyla ilgili her gelişmede hukuk devletini, yargı bağımsızlığını hiçe sayan, bir panik havası içindedir” dedi. Baykal’ın Ümraniye davası ve soruşturma sürecinde Anayasa ve yasaları ihlal ettiğini ileri süren AKP’li Ergün, “Hukuk devleti ve adaletin tecellisi için yargıyı serbest bırakın, tehdit etmeyin, şantaj yapmayın, Sayın Baykal, korkmayın, hiç kimse sizi gizlice dinlemiyor” diye konuştu. Ergün şunları söyledi: “Sayın Baykal, sizi paniğe sevkeden şey nedir? Dün de sizi bir panik havası içinde gördük. Yoksa Ergenekon virüsünün size de bulaşmış olmasından mı endişe ediyorsunuz? Sizi rahatsız eden, başınızı ağrıtan bu mudur? Yanlış işleri ve yanlış adamları mı finanse ettiniz yoksa? Eğer böyleyse Sayın Baykal, bu gidiş iyi bir gidiş değildir.”
Laik rejimden rövanş alma isteği bizi endişelendiriyor
Gözaltılara sert çıkan İstanbul Barosu Başkanı Muammer Aydın, laik rejim duyarlılığı olan kişilerden öç alma şeklinde süren soruşturmaların kendilerini endişeye sevk ettiğini söyledi
İstanbul Barosu Başkanı Muammer Aydın, Ümraniye soruşturması kapsamında gerçekleştirilen arama ve gözaltıların, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Milli Güvenlik Kurulu, Yükseköğretim Kurulu, Türk Silahlı Kuvvetleri gibi anayasal organların en üst noktalarında görev yapmış kişilere yönelik olmasının dikkat çekici olduğunu söyledi. Aydın, İstanbul Barosu Orhan Apaydın Salonu’nda baro yöneticileriyle birlikte düzenlediği basın toplantısında opeasyonları eleştirdi. Aydın, soruşturma kapsamında gözaltına alınanların çoğunun, belirli bir mevki, konum ve ikametgahları bulunduğunu, davetiye ile çağrılmalarının mümkün olduğunu ifade ederek, bu kişilerin, CMK’nın 145 ve bununla bağlantılı 98.maddesi atlanarak doğrudan yakalama kararıyla gözaltına alındığını savundu. İstanbul Barosu Başkanı Muammer Aydın şunları söyledi: “Devletin Anayasal organlarındaki sorumluluk dönemlerinde ülkenin bölünmez bütünlüğü, anayasal rejim, laik ve demokratik düzen konusundaki duyarlılıkları ile çalışmaları nedeniyle bu kişilere karşı hukukun araç yapılarak birçok kez de hukuksal gereklere yeterli özen gösterilmeden adeta hesap sorma, öç veya rövanş alma anlamına gelecek biçimde sürdürülen soruşturma, bizleri hukuk devleti ve güvenliği adına endişe sevk etmektedir.”
Sindirme politikası
Açıklamasında Ümraniye davasına da değinen Aydın, “Tekil suçlarla ilgili bulunan kanıtlar ve yakalanan şüphelilerin gölgesinde ilgisi olmayan yüzlerce kişi yakalama ve gözaltılarla tedirgin edilmekte, toplum üstünde korku ve sindirme politikaları yaratılmaktadır” dedi.
Tedirginlik yaratıyor
Yargılama süreci içerisinde savcılara düşen, sadece aleyhte olan delilleri toplamak değil, sanıkların lehine olan delillerin de toplanması olduğunu ifade eden Aydın şöyle dedi: “Ama bunların hiçbirisi bunu gerçekleştirmedi. Savcıların işi, görevi savmak değil, bu görevi yerine getirerek delilleri de ortaya koymaktır. Basın mensuplarını sorularını da cevaplayan Aydın, soruşturmanın uzun sürmesinin toplumda bir tedirginlik ve polis devleti imajı oluşturduğunu ileri sürdü. (AA)
Totaliter bir gidişin işareti
Ankara Barosu da gözaltıları, günümüz iktidarına muhalif olanların susturulmalarını amaçlayan totaliter bir gidişin ciddi ve somut işaretleri olarak değerlendirdi. Ankara Barosu’ndan yapılan açıklamada, hukuk devletinde hiç kimsenin ayrıcalıklı olmadığı, suç işleyen herkese dokunulacağı belirtilerek, “Ne var ki, bu dokunmanın biçimi devlet gücü kullananlarca değil, yürürlükteki yasalar tarafından belirlenir. Aksine uygulama o devleti hukuk devleti olmaktan çıkarır ve totaliter yapıda bir kanun devleti/polis devleti olmaya dönüştürür” denildi. Açıklamada, emekli askerlerin, bilim adamlarının usulüne uygun biçimde ifade vermeye davet edilmeksizin ve davete uymadıkları takdirde zorla getirilecekleri bildirilmeksizin, günün erken saatlerinde gözaltına alınmış olmalarının yasaya ve mevcut hukuk düzenine açıkça aykırı olduğunu bildirdi. Ankara Barosu, “herkesi hukuka uygun davranmaya” davet etti.
Türkiye diktatörlük yolunda
DSP Genel Sekreteri Süleyman Yağız, Ümraniye soruşturması kapsamında gerçekleştirilen gözaltıların Türkiye’yi diktatörlüğe sürüklediğini söyledi. Parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, soruşturmayla “çok sinsi bir planın devreye sokulmak istendiğini” savunan Yağız, “Bu plan, Türkiye’de sistemin değiştirilmek istenmesidir” dedi.
AKP gözünü kararttı
Yağız, şöyle konuştu: “AKP, sivil darbe girişimlerini sürdürmektedir. AKP, pervasızca sorun ve kriz üreten bir örgüt gibi çalışmaktadır. Dün yapılan son operasyon hamlesi AKP’nin Türkiye’yi tüm kurumlarıyla ele geçirme girişimlerinde gözünü kararttığını açıkça göstermiştir.” (AA)
Çiçek: Yargı hassas olmalı
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Ümraniye soruşturması ile ilgili, özellikle yargı kurumlarının bu dönemde çok daha hassas olması gerektiğini söyledi. Çiçek, “Mahkemeden ne karar çıkar, ne yaparlar, ne ederler bilmiyorum ama eninde sonunda bu soruşturmalar bir sonuca bağlanacak, bir karar çıkacak. Bundan memnun olanlar olacak, olmayanlar olacak ve Yargıtaya gelecek. Dolayısıyla ihsas-ı rey anlamına gelebilecek bir şey içerisinden kaçınmaları gerekir. Aksi takdirde hukuk devletini herkes kendisine göre anlıyor demektir” diye konuştu.
Kanadoğlu da dinlenmiş
Yargıtay eski Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun telefonlarının Ümraniye soruşturması sürecinde dinlendiği ortaya çıktı. Edinilen bilgilere göre Kanadoğlu’nun evine gelerek arama yapan savcı, Kanadoğlu’na İstanbul Cumhuriyet Savcılarından Zekeriya Öz’ün nöbetçi mahkemeden aldığı arama tutanağını tebliğ etti. Tebliğ edilen tutanakta Yargıtay eski Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun Ergenekon terör örgütü üyeleri ile bağlantılı olduğu ve sürekli olarak telefonlarla görüştükleri belirtildi.
Paşalara kötü muamele iddiası
“Ümraniye” soruşturması kapsamından gözaltına alındıktan sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne getirilen ve işlemleri süren bazı şüpheliler, avukatlarıyla görüştürüldü. Görüşme sonrası basın mensuplarının sorularını cevaplandıran emekli Tümgeneral Erdal Şenel’in avukatı Abdullah Kaya, görüştürüldüğü müvekkilinin henüz sorgusuna başlanmadığını bildirdi. Şenel’in, elverişsiz koşullardaki nezarethanede tutulduğunu ileri süren Kaya, “Nezarethane aşırı soğuk. Müvekkilim 67 yaşında bir insan. Kendisine herhangi bir giyecek verme durumumuz da söz konusu değil. Biz emniyetten bu tedbirleri ivedi almasını talep ediyoruz” dedi.
CERRAH’a ilginç ziyaret
Dün heyecan yaratan diğer bir sürpriz ziyaret ise İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde gerçekleşti. Tümgeneral Bülent Dağsalı, Celalettin Cerrah’la görüştü. Basın mensupları arasında büyük merak uyandıran ziyaretin sonunda açıklama yapan Cerrah, “Bir davetle ilgili alınacak önlemler çerçevesinde görüştük. Bir seminerle ilgili geldi” dedi. Basın mensuplarının, ziyaretin zamanlamasının ilginç olduğu yönündeki ifadeleri üzerine ise Cerrah, “Arkadaşlar herhangi bir şey konuşulmadı” dedi.
Kılınç’ın avukatı gözaltına alındı
Ümraniye soruşturması kapsamında gözaltında bulunan emekli Orgeneral Tuncer Kılınç’ın avukatı olarak emniyete gelen Mustafa Hüseyin Buzoğlu gözaltına alındı. Buzoğlu, müvekkiliyle görüşmek üzere geldiği İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltına alındı. Ayrıca İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin “yakalama, arama ve inceleme” kararı gereği Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, avukat Buzoğlu’nun Ankara’daki Cinnah Caddesi’ndeki evinde arama yaptı.
AKP’li Hasgür: Devamı gelecek!
AKP İzmir Milletvekili İbrahim Hasgür’den, Ergenekon operasyonu kapsamında son gözaltılara ilginç bir yorum geldi. Hasgür, Meclis’te gazetecilerin, Ergenekon davası ile ilgili son gelişmeleri sormaları üzerine, “Geç kalmış bir operasyon” diyerek değerlendirdi. Hasgür, “Biz bekliyorduk bu dalganın gelmesini. Türkiye’de askeri güçleri kullanarak darbe yapmak isteyenler var. Bu gözaltılar, 30-35 kişiyle sınırlı kalmaz. Daha çok kişi var, bu devam edecek. Daha bir numara bulunmadı” dedi. Hasgür, “Bu operasyondan haberiniz mi var” şeklindeki soruya da, “Bilip bilmememiz çok önemli değil. Önemli olan bu operasyonların arkası gelecek” karşılığını verdi.