Barolar Birliği Başkanı Özok’tan tarihi çıkış: Yargıya baskı
artıyor, hukukun etrafından dolaşılıyor, ciddi kaygılar var!
Karanlık dönemler yaşanmasın
Dünyanın gözünü Türkiye’ye çeviren son gözaltıların ardından Barolar Birliği de sert bir uyarı yaptı. Başkan Özdemir Özok, “Herkesin telefonunun dinlendiği, işkencenin yeniden yaşam bulduğu, polisin her kesime ölçüsüz güç kullandığı, yargı kararlarının etrafından dolanıldığı, yargıya baskının giderek arttığı bir dönem yaşanıyor” dedi.
Suçsuzluk ilkesi çiğnenmesin
Ümranİye soruşturmasıyla ilgili olarak ‘siyasal baskı’ iddialarının yanı sıra hukuksuzluk ve usulsüzlükler konusunda da çok ciddi kaygılar yaşandığını savunan Özok, “Suçsuzluk ilkesi başta olmak üzere, adil yargılanma hakkının korunması ve asla yargısız infaz yapılmamasına özen gösterilmesi gerektiğini dillendirdik” ifadesini kullandı.
Kuvvetler ayrılığı bozulmasın
“Yenİ dönemde ‘kuvvetler ayrılığı ilkesi’ başta olmak üzere, hukuk devleti kavramlarını sağlamaya çalışacağız” diyen Özok, “Sıkıntıların çoğu ‘parlamenter demokratik sistem’ ve ‘kuvvetler ayrılığı’ ilkelerinin yerleşmemiş olmasından kaynaklanıyor. Siyasal iktidarla yargı arasındaki çatışma buradan çıkıyor” değerlendirmesini yaptı.
Ciddi kaygılarımız var
Barolar Birliği Başkanı’ndan Ümraniye uyarısı: Zanlı ve sanıkların temel haklarına saygı gösterilmeli, yargısız infaz yapılmamalı
Türkiye gündeminin ön önemli maddesi haline gelen Ümraniye soruşturmasında izlenen yol ve yöntemle ilgili bir uyarı da Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Özdemir Özok’tan geldi. Özok, soruşturma yürütülürken, zanlı ve sanıkların haklarının çiğnenmemesini istedi. Crown Plaza Otel’de düzenlenen 16. Baro Başkanları Toplantısı’nda konuşan Özok, siyaset başta olmak üzere bir çok kurum ve kavramın “kirlendiğini” söyledi. “Herkesin telefonlarının dinlendiğini, işkencenin yeniden yaşam bulduğunu, polisin her kesimden insana ölçüsüz güç kullandığını, vurgulayan Özok, yargı kararlarının etrafından dolanıldığı, yargıyla ilgili çok önemli yayın ilke ve kurullarına karşın sorumsuz davranışların sürdüğü ve yargının üzerindeki baskının giderek arttığı bir dönemi yaşandığını” savundu. “Ergenekon adıyla yürütülen soruşturmanın başlatıldığı günden itibaren ve bir kısım sanıklar için Silivri’de yürütülen kovuşturmalar ve halen kimi zanlılar için sürdürülen soruşturmalar aşamasında çok ciddi kaygı ve endişeler dile getirilmiştir. Biz başından itibaren konunun hukuki boyutu ile ilgilenmekte ve bu yönüyle irdelemekteyiz. ” diyen Özok, şöyle devam etti:
Siyasi baskı vurgusu
“Bunun sonucu olarak, zanlı ve sanıkların temel hak ve özgürlüklerine saygı gösterilmesi suçsuzluk ilkesi başta olmak üzere, lekelenmemek hakkı yanında adil yargılanma hakkının korunmasına ve asla yargısız infaz yapılmamasına özen gösterilmesi gerektiğini dillendirmekteyiz. Tüm bu özen ve uyarılarımıza karşın bir anlamda yargı ve hukuk tarihimizin üzerinde çok konuşulacak ve çok tartışılacak bu soruşturma ve kovuşturmayla ilgili olarak ’siyasal baskı’iddialarının yanı sıra hukuksuzluk özensizlik ve usulsüzlükler konusunda çok ciddi kaygılar taşınmaktadır.”
Kuvvetler ayrılığı sağlanmalı
Yaşanan sıkıntıların çoğunun “parlamenter demokratik sistem” ve “kuvvetler ayrılığı” ilke ve kavramlarının yerleşmemiş olmasından kaynaklandığını iddia eden Özok, “özellikle yasama ve yürütmeyi tekelinde bulunduran siyasal iktidarla yargı erki arasındaki çatışmanın temelini bu oluşturmaktadır” dedi. Özok, yeni dönemde görevlerinin Türkiye’de “kuvvetler ayrılığı ilkesi” başta olmak üzere “eksiksiz demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti” kurum ve kavramlarının sağlanması olacağını kaydetti.