CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül’ün “İyi şeyler olacak”, “Tarihi fırsat” gibi şifreli söylemleriyle aralanan ‘açılım’ paketinden peş peşe fışkıran önerilerin kamuoyuna yönelik bir ‘psikolojik harekat’a dönüşmesi, CHP’li Canan Arıtman’ı isyan ettirdi.
Millet bilinci silinmek isteniyor
ARITMAN, “Ne mutlu Türk’üm diyene” yazılarının silinmesiyle ilgili ilk önerinin de Gül’den geldiğini hatırlatarak “Bu, AKP zihniyetinin genel görüşü. Bir millet olma duygumuzu, ortaklıklarımızı bitirmeye, millet bilincimizi silmeye çalışıyorlar” dedi.
Genelkurmay onayı gerekli
AKP’li vekillerin parti yönetimine sunduğu raporda yer alan “Ne mutlu Türküm diyene, yazıları silinsin” önerisinin gerçekleşebilmesi için Genelkurmay Başkanlığı’nın onayı gerekiyor. Çünkü silinmesi istenen yazıların birçoğu askeri bölge içinde.
Türküm demeyi suç haline getirecekler!
Dağlardaki “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazısını sildirme çabasına Canan Arıtman tepkisi: Türklüğe savaş açılıyor.
Bunun arkasında Amerika planı var
Emekli Tuğgeneral Nejat Eslen: Belli çevrelerin söylediği gibi bugün Türkiye’de ne tarihi bir fırsat var, ne de yeni bir açılım. Doğrudan doğruya bir Amerikan planı var. Terör örgütü başı olmaktan içeri atılan caninin sözleri dikkate alınırsa, devlet bitmiş demektir...
Bu söylemler vatana ihanettir
Şehit Aileleri Federasyonu Başkanı Hamit Köse: Sözde açılım söylemleri ülkeye, aziz şehitlerimize ve vatana ihanettir. Bunları söyleyenler de haindir. Ne açılımı kardeşim!
Siyaset tespiti caninin işi mi?
DSP Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi: İmralı canisinin Türkiye’nin gündemini belirlemesinin önüne geçilmeli. 15 Ağustos’ta açıklama yapacağını söylüyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükümeti buna itibar edemez. Sorunların çözüm yeri parlamentodur...
Haber: Selda Öztürk Kay - Sümeyra Yılmaz
İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın koordinatörlüğünde açılım adı altında yürütülen çalışmaların yaşama geçirilebilmesi ve kamuoyunun da desteğinin sağlanması için özel bir bir yol izlenecek. Hükümet bu konuda sivil toplum örgütlerinin desteğini alacak. Başta etkin pişmanlık maddesinin değiştirilmesi, dağdan inene iş verilmesi, yöneticilerin Avrupa’ya gitmesinin sağlanması gibi birçok konuyu içerecek sözde açılım için hükümet, muhalefet partileri başta herkesin elini taşın altına koyması gerektiği mesajını verecek. Bugüne kadar yapılan açılımların ekonomik ağırlığı olduğunu ve terörü azaltmaya ciddi katkı sağlamadığını düşünen hükümet daha da açılacak.
Rapor sundular
“Kimlik”le ilgili Kürt kökenli vatandaşlara yönelik ’psikolojik rahatlama’ sağlanacak. Kürt kökenli vatandaşların yoğun oturduğu illerde yer alan şehir merkezlerinde ve dağlarda yazılı bulunan Atatürk’ün “Ne Mutlu Türküm Diyene” sözü başta olmak üzere benzer yazılar silinecek. Ancak “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazılarının silinmesi isteği AKP’li milletvekillerinin Başbakan Tayyip Erdoğan ve parti yönetimine sundukları raporda yer aldı. Yazıların silinmesi için Genelkurmay Başkanlığı’nın da onayı gerekiyor. Çünkü silinmesi istenen yazıların birçoğu askeri bölge içinde.
Millet bilinci siliniyor
Bu gelişmelere, CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman büyük tepki gösterdi. Arıtman, dağlardaki “Ne mutlu Türk’üm diyene” yazılarının silinmesi ile ilgili ilk önerinin Cumhurbaşkanı Gül’den geldiğini hatırlatarak “Bu bireysel bir görüş değil AKP zihniyetinin genel görüşüdür. Yapılmak istenen bir millet olma duygumuzu, ortaklıklarımızı ortadan kaldırmak, millet bilincimizi silmeye çalışmaktır” dedi.
Irkçı ilan ediliyor
CHP’li Arıtman, millet olma bilincini yitiren ulusların ulusal ve üniter yapıyı da yitirmiş olacağına dikkat çekerek “Demek ki az yazmışız dağlara. Daha fazla yazmamız gerekiyormuş. Atatürk yıllar önce bu oyunları görmüş ve demiş, ’Ne Mutlu Türküm Diyene’ diye. Şimdi ise, Türküm demek bir ayıp olarak nitelendiriliyor. Türküm diyene saldırılıyor, ırkçı ilan ediliyor” yorumunu yaptı.
SÖZDE AÇILIMA BÜYÜK TEPKİ!
Amerika’nın planı uygulanıyor
Emekli Tuğgeneral Nejat Eslen, “Ne mutlu Türk’üm Diyene” yazısının, önyargılı ve farklı amaçlar için çalışan kişiler dışında kimseyi rahatsız etmeyeceğini belirtti. Eslen şunları kaydetti: “Tarihi fırsatların, yeni açılımların gündeme geldiği şartlarda herkes Türkiye cumhuriyeti devletinin niteliklerini yeniden hatırlamalıdır. Bugün İmralı’daki teröristin
hazırladığı haritalar konuşuluyor. Bu, devletin nasıl bir zafiyet içinde olduğunu gösterir. Türkiye’de ne tarihi bir fırsat var, ne de yeni bir açılım. Doğrudan bir Amerikan planı var. Devletin alacağı kararlarda, devlet yönetiminde, terör örgütü başı olmaktan içeri atılan kişinin sözleri dikkate alınırsa, o zaman devlet bitmiş demektir.”
Bu söylemler vatana ihanettir
Şehit Aileleri Federasyonu Başkanı Hamit Köse sözde açılım söylemlerinin ülkeyi bölme planlarının bir parçası olduğunu söyledi. Köse, şunları kaydetti: “Bu söylemler ülkeye, şehitlere, vatana ihanettir. Bunları söyleyenler haindir. Kürt açılımından bahsediliyor. Dağdaki terörist
silah mı bırakmıştır, devlete teslim mi olmuştur ki bundan bahsediliyor? 15 Ağustos’ta bölücü katilin ‘yol haritası’ yayınlayacağını söylüyorlar. Neden 15 Ağustos? 15 Ağustos Şemdinli baskınının yıldönümüdür. Aslında 15 Ağustos kutlamalarına hazırlanıyorlar.”
İmralı canisi Türk siyasetini belirleyemez
Sözd açılımla birlikte siyasi alanda tartışmalar giderek büyüyür. Konuya ilişkin açzıklama yapan DSP Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi, “ Bu seçim barajını kaldıralım ki bölge insanı siyasette kendini ifade etsin. Baraj seçmenin tercihlerini kemikleştiriyor. Oradaki insanların dertlerini anlatabilecek kolaylıklar sağlanabilir. Ancak bu kolaylık asla İmralı canisinin Türk siyasetinde gündem belirlemesiyle olmaz” dedi. İmralı’ya 9 mahkum daha verilmesi kararını yanlış bulduklarını da kaydeden Hasan Erçelebi, “Dünyanın suçlu olarak gördüğü insanı siz muhatap kabul edemezsiniz. Bunun tartışılması bile yanlış. Ancak Türkiye’de bu tür hatalar yapılıyor. Bu hataların ortaya çıkmasının nedeni insanların bu sorunu ifade edebilecekleri siyasi imkânları tam bulamamaları” şeklinde konuştu. DSP’li milletvekili Erçelebi, bölgedeki sorunların çözümünün ilk adımının seçim sistemindeki barajın kaldırılması olacağını kaydetti.
Psikolojik rahatlamaymış
AKP’nin Güneydoğu milletvekillerinin Başbakan Erdoğan’a gönderdiği raporda, bölgede açılım için psikolojik rahatlamanın sağlanması isteniyor. Bunun için dağlarda yazan “Ne Mutlu Türküm” ve benzeri yazıların kaldırılması isteniyor.
Cani sevimli gösterilmek isteniyor
Sözde açılım adı altında girişimler sürürken, İmralı’da çarptırıldığı ömür boyu hapis cezasını çeken terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ı sevimli göstermek için bazı gazetelerde onunla ilgili haberler yayımlanıyor. PKK’ya yakın sitelerdeki habere göre, Öcalan, avukatlarıyla yaptığı son görüşmede, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dolaylı yollardan kendisinden ricada bulunduklarını iddia etti. Öcalan’ın “Erdoğan ve Gül’ün dolaylı da olsa, basın yoluyla da olsa çağrıları oldu, ricaları oldu. Ben de bunlara cevap verdim” dediği ileri sürüldü. Öcalan, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök’ün kendisiyle ilgili yazısına değinirken, “Ben eski ben değilim. Devlet de eski devlet değil. Geçmiş geçmişte kaldı” dedi. Öcalan, “Ben Demokratik siyaseti ve özgürlüğü esas alıyorum. Ben radikal demokratım.
Öcalan’ı cezaevi müdürü izleyecek
Terör örgütünün elebaşısı Abdullah Öcalan’ın tutulduğu İmralı cezaevindeki görüntüleri bundan böyle Ada komutanının yanısıra cezaevi müdürü tarafından da anında izlenebilecek. Bu amaçla müdürün odasına da monitörler kurulduğu bildirildi. Zaman zaman avukatları, Öcalan’ın sözde kötü muamele gördüğü veya şiddete uğradığı iddiasını gündeme getiriyor. Mudanya Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmada Öcalan’a iyi bakıldığı, darp edilmediği belirlenmişti. İmralı, 165 kamera, göz ve parmak izi tarama sistemi olan 3 X-Ray cihazı ile dijital koruma altında tutuluyor. Öcalan’ın 24 saati kayda alınıyor. Bu kayıtları askerlerin yanısıra Adalet Bakanlığı’nca atanan cezaevi müdürünün de izlemesi, Öcalan’la ilgili spekülatif iddialara karşı önlem değeri taşıyor. Öcalan, rutin olarak her gün görevlendirilen doktor tarafından muayene ediliyor. Gerekirse uzman doktorlar aracılığıyla tedavisi sağlanıyor. Üç haftada bir psikolog tarafından kontrol ediliyor.
Gül yine ‘Güzel şeyler olacak’ dedi
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kayseri ziyaretinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin “Türkiye’de güzel şeyler olacak dediniz, oluyor mu?” diye sorması üzerine Gül, şunları kaydetti: “Bunların hepsi olacak. Herkes güzel şeylerin olmasına yardımcı olur. Herkes yardımcı da oluyor herkes. Türkiye için güzel şeyler olacaktır. Herkes, ben bu ülkenin en şerefli vatandaşıyım diye nasıl bunu hisseder, yapılacak şeyler bunlardır. Aslında Türkiye’nin demokratikleşme süreci, reform süreci de bununla ilgilidir.” dedi. Bilindiği gibi açılım söylemleri Gül’ün “Güzel şeyler olacak” sözleriyle başlamıştı.