CHP, AKP’nin sosyal devleti adım adım bitirmesini kitap haline getirdi. İktidara geldiğinden bu yana sosyal güvenlik yasalarını bir yapıp bir bozan ve her seferinde vatandaşın haklarını daha da azaltan AKP Hükümeti’nin yaptıkları, 17 maddelik kitapçıkta anlatıldı. 7 yıl öncesine göre artık sağlıktan sosyal güvenliğe kadar her alanda çok daha kötü durumdayız.

Sosyal devlete AKP engeli
İktidara geldiğinden bu yana sosyal güvenlik yasalarını bir yapan bir bozan AKP hükümeti, hep vatandaşın haklarını elinden alan uygulamalara imza attı. CHP, 17 adımda haklarımızın nasıl uçup gittiğini anlattı.
Cumhuriyet Halk Partisi, iktidara geldiğinden bu yana vatandaşın sosyal güvenlik haklarını elinden alan AKP’nin icraatlarını 17 madde ile bir kez daha gözler önüne serdi.
17 maddelik kitapçıkta, geçmiş dönemlerde sosyal güvenlik yasalarının ne şekilde uygulandığı, şimdi ne hale getirildiği ve CHP’nin ve kamuoyunun itirazlarına rağmen vatandaşın hangi haklarını kaybettiği gösteriliyor.
İşte AKP iktidarının sosyal güvenlik haklarımızı nasıl elimizden alıp götürdüğünü gösteren 17 çarpıcı aşama:
1) Evlenmemiş kız çocukları, yaşı ne olursa olsun çalışmadıkları sürece anne ya da babalarının sigortasından yararlanarak tedavi olabiliyorlardı. 5510 sayılı yasayla bu hakları elinden alındı.
2) Tedavi için hastanelere yatan hastalardan katılım payı adı altında bir para alınmıyordu. AKP “Sosyal güvenlik sisteminde açık var, yatan hastalardan da katılım payı alacağız.” dedi.
3) Bugün cezaevinde çalışıp gelir elde eden mahkumların, cezaevinde kaldıkları sürece çalışmalarına karşılık olan emeklilik hakkı talebleri hala kabul edilmedi.
4) 5510 sayılı yasaya göre emeklilere refah artışından pay verilmiyor, aylıklarının artışında sadece TÜFE (Tüketici enflasyonu) esas alınıyor. Emekli aylıklarının artışında sadece TÜFE değil, milli gelir artışının da dikkate alınması AKP’nin işine gelmiyor.
5) Ölen sigortalının dul eşine sigortalının aylığının yüzde 75’i oranında ölüm aylığı bağlanıyordu. AKP, bu oranı 5510 sayılı yasayla yüzde 50’ye indirdi.
6) 5510 sayılı yasa ile prim borcu olan Bağ-Kur’lu esnaf ve sanatkarın hem kendisi için hem de ailesi için sağlık yardımları kapsam dışına çıkarıldı.
7) Emekli maaşları arasındaki uçurumu kapatacak intibak yasası bir türlü çıkarılmadı. Haksızlık hala sürüyor.
8) İşsizlik ödeneğinden yararlanan işsizlerin, bu ödeneği aldıkları sürece sağlık sigortası primi ile birlikte emeklilik primlerinin de İşsizlik Sigorta Fonu’ndan karşılanması önerisi kabul edilmedi. Böylece işsizlerin emeklilik hakkı korunmamış oldu.
9) İlk yapılan düzenlemede sigortalının doğum yapan eşine 1.368 lira emzirme parası veriliyordu. Bu önemli yardım 70 liraya düşürüldü.
10) 5510 sayılı yasayla prim gün sayıları ve bağlama oranları değiştirilerek emekli aylıklarının düşük hesaplanmasının yolu açıldı.
11) Ağır ve tehlikeli işlerde çalışanların yıpranma hakları 5510 sayılı yasayla kaldırıldı.
12) Emekliler, yeniden çalışmaya başladıklarında Sosyal Güvenlik Destek Primi kesilmeye başladı.
13) Sosyal Güvenlik Destek Primi’nin yüzde 15’ten yüzde 10 oranına indirilmesi teklifi asla kabul edilmedi.
14) Ölen sigortalının yakınlarına hiçbir koşul aranmadan yapılan 2.079 liralık cenaze yardımı bazı şartlara bağlandı ve miktar da 280 liraya düşürüldü.
15) Kayıtdışı çalışanların kayda alınması için hiçbir çaba sarfedilmedi ve böylece milyonlarca kişi sosyal güvence kapsamı dışına itilmiş oldu.
16) Seçimle gelen ve devletten aylık alan herkesin sigortalı olmasından devletin sorumlu olması ilkesi muhtarlara uygulanmadı.
17) Yoksullukla mücadele eden çağdaş ülkelerde uygulanan aile sigortası uygulamasına bir türlü geçilmedi.