Hacaloğlu, Milliyetçi Hareket'in hafızasıydı

A+A-
Arslan TEKİN

Gazeteci, Türk Ocağı Genel Sekreteri "Milliyetçi Cephe Hükûmetleri" döneminde Türkeş'in yazı işleri müdürü Yücel Hacaloğlu'nun kaybettik. Milliyetçi Hareket'in bir hafızası da o idi. Başından beni Türkeş'le beraberdi. 

Yücel Hacaloğlu'nun eşi, Türk Ocakları Ankara Şubesi Başkanı Türkân Hacaloğlu'na ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.

Türkeş ve liderliğine dair kitap üzerine çalışırken Yücel Ağabey'le de konuşmuş ve kıymetli bilgiler almıştım.

Türkeş, 1960 Darbesi'nden sonra sürüldüğü Hindistan'dan, şartlar değişince, Türkiye'ye dönmek için Yunanistan üzerinden gelirken, Türklerin yaşadığı İskeçe, Gümülcine ve Dedeağaç'a uğramış, Türklerle görüşmüştü. Kapıkule'den girerek Edirne'ye geldi. Burada Yeni İstanbul gazetesi yazarları ve muhabirleri Yücel Hacaloğlu, Günvar Otmanbölük ve Gündüz Serdengeçti kendisiyle beraberdiler. Türkeş'i, Dedeağaç'a kadar giderek ilk karşılayan gazeteci Hacaloğlu'dur. Hacaloğlu, Dedeağaç'ta Türkeş'i Türk Gençler Birliği tabelasının asılı olduğu binanın önünde toplanmış 30-40 kişiye nutuk atarken bulur. (Rahmetli Günvar Otmanbölük'ten de bu karşılamayı dinlemiştim.)

Yücel Hacaloğlu 1962'nin başında, Yeni İstanbul gazetesi Habip Törehan'dan Hami Tezkan ve Gökhan Evliyaoğlu'na geçtiğinde gazetenin yazı işleri müdürü idi. Hacaloğlu, Türkeş'i önceden tanıyordu. 1959'da İstanbul'da Nihal Atsız'ın evinde görmüştü. İhtilâlden sonra Türkeş, başbakanlık müsteşarı olunca Yücel Hacaloğlu, Nihal Atsız'ın sohbetlerinde  tanıştığı Erol Güngör'le, Türkeş'i 1960'ta makamında ziyaret etti. Erol Güngör o sıra İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nde son sınıfta okuyordu. Hacaloğlu, Türkeş'le bu görüşmelerinde kültür faaliyetleri üzerinde konuştuklarını söylemişti. Türkeş, onlardan Türk kültürü ile ilgili bazı çalışmalar yapmalarını talep etmiş. "9 Işık" doktrini üzerine çalışmaların temeli de o konuşmada atılıyor. Bu çalışmalarda Erol Güngör'ün hocası, "Kültür Değişmeleri"nin yazarı Prof. Dr. Mümtaz Turhan da büyük destek verecektir.

Yücel Hacaloğlu ile Türkeş temaslarını Yeni Delhi'den de sürdürmüşlerdir. Ama doğrudan mektuplaşmamışlardır. Mektuplar, İsviçre'de bir ortak tanıdığa geliyor, buradan iki tarafa naklediliyordu. (Yücel Ağabey, görüştüğüm sırada Ankara'da olan bu zatın ismini vermemişti.)

Türkeş'in, Menderes ve arkadaşlarının idam edilmemeleri için Org. Cemal Gürsel'e, idamlardan sonra İsviçre'deki arkadaşına yazdığı mektuplar, Hacaloğlu vasıtasıyla Millî Yol dergisine ulaştırılmıştır.

Yeni İstanbul gazetesi, Türkeş'i neden destekliyordu? Türkeş bir sürgündü. Elinde gücü de yoktu. Yücel Hacaloğlu bu soruma şu cevabı vermiştir:

"Türkeş Millî Birlik Komitesi içinde fikri olan, geleceğe ait düşünceleri olan, planı projesi olan bir zattı. Tavırları son derece müspetti. Onun için gazete olarak onu destekliyorduk."

Menderes, Zorlu ve Polatkan'ın darağacındaki resimlerini ilk yayınlayan gazete Yeni İstanbul'dur. Bu resimleri idamların birinci yıl dönümünde bir şahıs getirmiş ve o zamanın parasıyla bin liraya satmıştır. Bu yüzden "sorumlu yazı işleri müdürü" Yücel Hacaloğlu, iki buçuk-üç ay cezaevinde tutulmuş, af çıkınca salıverilmiştir.

Bir "hafıza" göçtü. Allah gani gani rahmet eylesin.

  • Yorumlar 8
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları