Hadım etmeye ilkönce beyinlerden başladılar

İsrafil K.KUMBASAR

Günün revaçta kavramı ‘sehven’, onu sırasıyla ‘kâğıttan kaplan’ ve ‘besleme’ takip ediyor.
Üç kavramı aynı anda kullanıp, ‘anlamlı’ bir cümle kurmaya çalıştığımızda, memleketin hal-i pür melali azıcık kendini gösteriyor.
Tabii şimdi itirazlar yükselebilir:
-  “Sehvenin kaynağı emniyet ve yargı, besleme Kıbrıs’ta mukim, kâğıttan kaplan ise şu aralar iade-i ziyaretlerle meşgul. Yan yana nasıl gelsinler ki?”
Memleket için kafa yormak böyle bir şey.
Ya bu sözcüklerin tahlili üzerinden nereye gittiğimizi göreceğiz ya da bunları bir kenara bırakıp ‘hadım’ vakasına nazar edeceğiz.
O da önemli çünkü, ihmale gelmez.
Eğer ‘cinsel suçlara karşı’ AKP’nin öngördüğünü bu cezalandırma biçimini şimdi derinden derine irdelemezsek, yarın altından bir şeyler çıkabilir.
Son pişmanlık fayda etmez.
En iyisi sehven, kâğıttan kaplan ve besleme lâflarını bir yana bırakıp, şu ‘hadım etme’ olayına iyiden iyiye eğilmek.
Hem ‘yarası’ olan gocunur, kimileri bundan niye alınıyor, anlamak mümkün değil.
Gören de bu alıngan taifenin Başakşehir’de ikinci evleri, gizlide, kuytuda ‘fındık kırma’ mekânları var sanır.

***


Yalnız, endişelerimizi haklı çıkaracak bir takım bulguların olduğunu da ifade edelim.
Misal, 12 Eylül referandumu boyunca  “Darbecilerden hesap soracağız, 12 Eylül’ü yargılayacağız” diyen AKP ve avenesi, aradan geçen 6 ay içinde bu yönde tek bir adım atmadı.
O defter öyle kapandı gitti. Kapanmayan sadece ‘o tezgâha gelip’ de bir takım beklentilere giren ‘marksist’ya da ‘ülkücü eskilerinin’ yaraları kaldı.
Seçim öncesi bazılarının ağzına birer parmak bal çalınarak bu da geçiştirilmek isteniyor:
- “Tamam, Evren’i asamadık ama, belki sizin birkaçınızı aday gösterebiliriz.”
Arslan parçaları, -bunlar kâğıttan değil, pamuktan- o gazla yeniden geçmişlerine saldırmaya, çamur atmaya, kara çalmaya başladılar.
Kendi tercihleri deyip, ‘zihnen’ hadım edilmiş olan kaçkınlara, yeni dava önderleri ile çıktıkları ‘kutlu yolda’ başarılar dileriz.
Sözde ‘Kenan Evren’den hesap sorma’ kampanyasında başrol oynayan babayiğitlerden AKP’li Ahmet İyimaya’nın, aynı zamanda Evren’in avukatı çıkmasını -kaldıysa eğer- vicdanlarına nasıl izah ederler, bilemeyiz artık.

***


Endişemiz var dedik ya, işte bu ‘vekil-müvekkil’ irtibatı, ‘hadım etme’ olayında da işlerse millet yandı ki, ne yandı.
Düşünsenize bunların hararetle savunduğu her şeyin altından bir bit yeniği çıktı. 
 “Bunlarla mı savaşa girecektik”  diye TSK’ya kılçık atan ve bir gün Fener Patriği Bartholomeos, bir gün firari Kürtçü Şivan Perver ile kameralara gülümseyen zat, anında nasıl da ‘düzeltme’ yaptı.
Meğer o ordu içindeki ‘üç-beş kişiyi’ kast etmiş. Üstelik onlar da ‘emekli’ imiş.
Hazretin başvekili de aynı minval üzere, Kıbrıs’ta ‘şehitlerimiz’, ‘gazilerimiz’ olduğunu hatırladı ve soydaşlarımızı payladı: “Beslemeler!”
Sanki onların devr-i iktidarında, ‘şehit cenazeleri’ milletten kaçırılmadı. Sanki şehitler için ‘kelle’ diyen zat, Paraguay Başbakanı idi!
Şimdi kalkmış, “Benim orada şehitlerim, gazilerim var” diyor. İlginçtir, hemen ardından da ‘Rum tezine’ en yakın duran Mehmet Ali Talat ile yeniden dirsek temasına geçiyor.

***


Eğri oturup doğru konuşalım.
Bunlar, ‘hesap soracağız’ dedikleri Kenan Evren’e vaktinde avukatlık yapmışlarsa, ‘hadım edeceklerini’ söyledikleri zanlılara ne yaparlar hiç düşündünüz mü?
Artık ‘fındık tanıtım’ kampanyalarında mı kullanırlar, ‘turist çekmek’ için mi faydalanırlar bilinmez. Ama pür dikkat izlemek gerek.
Her seferinde milleti ‘ters köşeye’ yatırdıkları için söylüyoruz.
Başka bir niyetimiz yok.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş