Hainler cesareti kimden alıyorlar Sayın Başbuğ?

İsrafil K.KUMBASAR
Terör örgütü, ‘kahpe açılımlarına’ devam ediyor.
Tunceli’de yoğun sis ve yağışlı havayı fırsat bilen teröristler, karakola saldırıp 4 askeri şehit etti. Diyarbakır ve Hakkari’de iki vatan evladı daha hainlerin hedefi oldu.
Şehitlerin naaşları her zaman olduğu gibi yine “Teröristler döktüğü kanda boğulacak” nakaratları eşliğinde son yolculuklarına uğurlandı.
Son bir ay içerisinde kara toprağa düşen vatan evlatlarının sayısı 22’ye ulaştı.
Ne acıdır ki, ‘akan kanı’ durdurmaktan sorumlu olanlar, bir gece yarısı Kandil dağına çöreklenmiş olan ‘teröristlerin’ tepesine inip yok etmek, ‘terörü besleyen’ kaynakları ortadan kaldıracak köklü tedbirler almak yerine, ‘teröristlerin emellerine’ hizmet edecek icraatlara imza atıyorlar.
‘Milli birlik projesi’adı altında ‘farklılıkları’ ve ‘ayrışmayı’ körükleyip ‘bölünme’ sürecini hızlandıracak ‘Kürt açılımını’ devreye sokuyorlar.
‘Savaş üniformaları’ ile dağdan inen sözde ‘barış’ elçilerini, sınırda kurdukları ’mobil mahkemelerde’ aklayıp serbest bırakıyorlar.
Açılıma karşı çıkanları ‘teslim almaya’ yönelik kamuoyu oluşturabilmek için  ‘dizi oyuncularına’, ‘ses sanatçılarına’ ve ‘yazarlara’ partiler veriyorlar.
‘Irak’ın PKK’sının’ başı olan Mesut Barzani’yi ‘Kürdistan Bölge Başkanı’ sıfatı ile Türkiye’ye davet ediyorlar.
***
İktidar sahipleri, “PKK bu saldırıları kimin hesabına yapıyor” diye sırıtıp, “Açılımdan asla dönüş olmayacak” diye meydan okurken, iktidarın kontrolündeki ‘malum’ medya da, her zamanki gibi ‘gerçekleri’ ters yüz edip, ‘ahmak’ yerine koyduğu vatandaşların kafasını karıştırmaya devam ediyor.
Karadeniz bölgesini taciz ederek ‘Türk-Kürt çatışmasını’ tetiklemek isteyen terör örgütünün niyetini görmezden gelen Ali Kemal’in manevi torunları, sulanmış beyinlerinde kurdukları ‘kirli senaryolar’ üzerinden TSK’ya saldırıyorlar.
Bir kısmı, örgütün hedefinin “Anayasa değişikliği referandum ve demokratik açılım sürecini baltalamak” olduğunu öne sürerken, bir kısmı daha da azıtarak, ‘PKK’ ile ‘Ergenekon’ arasında bağ kurmaya çalışıyorlar.
Mealen diyorlar ki:
- “Bu saldırılar aslında Ergenekon’un işidir. PKK’nın içerisine yerleşmiş olan Ergenekon uzantıları, hükümeti ve açılım sürecini sabote etmek için bu eylemleri örgüt liderlerinden habersiz yapıyorlar.”
Eh, bu kadarına ne denir?
Tabii ki ‘çüş’ denir.
***
‘Mütareke medyası’ bazı yargı organları tarafından suç kabul edildiği için bazen mecburen ‘malum medya’(!) ifadesini kullanmak zorunda kalıyoruz.
‘Malum’ medyanın ‘kimlik’ değiştirerek ‘mütareke’ medyasına dönüştüğü, nihayet ‘yetkili ağızlar’ tarafından da doğrulanmaya başlandı.
Saldırılar üzerine Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, aynen şöyle dedi:
- “Bugün maalesef Türkiye’de basının bir bölümü, çok açık söylüyorum, İstiklal Savaşı’ndaki mütareke basınını aratacak seviyede. Mütareke basını dahi bu kadar önyargılı, hain değildi. Lanetliyorum.”
Demek ki durum o kadar ciddidir.
‘İcra makamında’ olan kişiler, bu kadar vahim olan bir meseleyi öyle ‘sokaktaki vatandaş’ gibi ağlayıp sızlayarak, ‘lanetler yağdırarak’ geçiştiremezler.
Peki ne yaparlar?
Mütareke basınına bile ‘rahmet’ okutan ihanetlerin altında her kimin imzası var ise, birer birer tespit ederek derhal ‘adaletin’ karşısına çıkartırlar.
Sadece ‘konuşmak’ ama ‘hiç bir şey yapmamak’ hainleri daha da cesaretlendirmez mi Sayın Başbuğ?
Şikayeti bırak.
Gereğini yap.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş