Hainlerin gerçek kimliği neden açıklanamıyor?

İsrafil K.KUMBASAR

Ermenistan’ın ilk başbakanı olan Ovannez Kaçaznuni, 1923 yılında kurucusu olduğu Taşnaksütyun Partisi’nin Bükreş’te düzenlediği konferansa sunduğu raporda özetle şöyle diyordu:
- “Türkler ne yapacaklarını biliyorlardı. Ve bugün pişmanlık duymalarını gerektirecek bir husus yoktur.”
Ama gelin görün ki, ‘Türkçe’ isimlerle kendilerini kamufle eden içimizdeki ‘Sabetayist’ ve ‘kripto’ dönmeler, Türk milletinin alnına kara leke çalabilmek için başlattıkları “Ermenilerden özür diliyorum” kampanyası için ‘Türkler’ arasından destek arıyorlar.
Amerikan Ermeni Asamblesi isimli kuruluşun icra direktörü Bryan Ardouny, kampanyanın arkasında hangi niyetin bulunduğu şu sözlerle ortaya koydu:
- “Bu özür, bu yönde bir ilk adım ve Türkiye’nin, kaçınılmaz olarak ‘soykırım’ geçmişiyle yüzleşmesi sonucunu ortaya çıkaracak.”
Yani, kampanya için atılacak her imza, ‘toprak’ ve ‘tazminat’ taleplerinin dayanağı olarak ileride Türkiye’nin önüne konulacak.

* * *

Türk milleti kavramı, ‘ırka’ dayanmaz.
Türk kültürünü ve medeniyetini kabul edip benimseyen herkes ‘Türk’ kabul edilir.
‘Etnik aidiyetini’ bir kenara bırakıp, ‘Türk’ olduğunu söyleyen hiç kimsenin ‘kanına’, ‘nesebine’, ‘geçmişine’, ‘nereden geldiğine’ bakılmaz.
Bir kişinin “Ne mutlu Türk’üm” diyebilmesi, kendisini ‘Türk hissetmesi’, bu ülkenin insanları ile ‘kardeşçe’ yaşayabilmesi için yeterlidir.
Ama, ‘ihanet’ noktasında, işin rengi değişir.
‘İhanete’ kalkışanların mutlaka ‘genetik’ bir incelemeye tabi tutulması gerekir.
Kişi eğer, emperyalistlerle işbirliğine girip, ekmeğini yediği, havasını soluduğu vatanına ihanet edebiliyorsa, ‘Türk devletine’ karşı bayrak açıp, ‘Türk milletinin’ milli ve manevi değerlerine hakaret etmeye, aşağılamaya kalkışıyorsa, işte o zaman ol kişinin değil anne babasına, ‘yedi göbek sülalesine’ kadar inip, ‘gerçeği’ ortaya koymak, ‘namuslu’ her Türk vatandaşının üzerine düşen ‘kutsal’ bir görevdir.

* * *


Türk Tarih Kurumu eski Başkanı Yusuf Halaçoğlu, Kayseri’deki bir sempozyumda şöyle diyordu:
- “Bugün Kürt ve Alevi olarak görünen birçok insan maalesef dönmedir. Elimde kendileri ile ilgili bir liste var ama açıklamayacağım.”
23 Ağustos 2007 tarihinde kaleme aldığımız “Dönmelerin deşifre olma korkusu” başlıklı yazıda Halaçoğlu’na şu çağrıyı yapıyorduk:
 “Kendilerine ‘Alevi’ süsü veren bazı hainlerin neden ‘İslam düşmanlığı’ yapıp ‘azınlık statüsü’ arayışına girdikleri, kendilerine ‘Türk’ veya ‘Kürt’ süsü veren bazı hainlerin neden ‘haç madalyonları’ ile dolaştıkları şimdi daha da iyi anlaşılıyor. Halaçoğlu, elindeki listeyi bir an önce açıklamalıdır.”
Çağrıyı yeni TTK Başkanı’na da tekrarlıyoruz:
- “Sabetayist/Ermeni dönmeleri lütfen açıklayın.”
Hainlerin ‘kimliğini’ bilmek hakkımız değil mi?
Buldukları her fırsatta sokaklara dökülüp “Hepimiz Ermeniyiz” diye böğüren hainlere, “Zaten öylesiniz” demek hakkımız değil mi?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş