Hak arayan memurlar iktidara başkaldırırken

İsrafil K.KUMBASAR

Türkiye, uzun bir aradan sonra nihayet ‘gerçek gündemine’ dönüyor.
Teslimiyetçi iktidar tarafından hakları gasp edilen memur, Anayasa’da öngörülen ‘demokratik’ haklarını kullanmak üzere yeniden sahaya iniyor.
15 Ağustos’ta başlayan toplu görüşme sürecinde, taleplerinin hiçbiri kabul edilmeyen memurlar, ‘grevli-toplu sözleşmeli’ sendikal haklar için ülke çapında, bütün iş kollarında ‘iş bırakma’ eylemi yapacaklar.
Türkiye Kamu-Sen’in öncülüğünde gerçekleşecek eylemde, ‘iktidarın’ güdümünde olan ‘Memur-Sen’in dışındaki bütün memur sendikaları aktif olarak yer alacak.
Türk-İş, Hak-İş ve DİSK’in yanı sıra, 40’tan fazla büyük ‘meslek’ ve ‘sivil toplum’ örgütü de eyleme dışarıdan destek verecek.
Eylem dolayısıyla, kamu hizmetleri aksayacak, özellikle ‘ulaşım’, ‘eğitim’, ‘sağlık’ ve ‘maliye’ gibi alanlarda hizmetler durma noktasına gelecek.
Kasım’ın hak arama sürecinin önemli bir basamağını oluşturduğunu belirten Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, şöyle diyor:
- “Bu, ne Kamu-Sen’in, ne de KESK’in eylemidir. Bütün kamu çalışanlarının, emeklilerin, dar gelirlilerin, yani bütün Türkiye’nin eylemidir.”  

* * *

Anayasa tarafından güvence altına alınmış olan sendikal faaliyetleri engellemek, TCK’nın 118’inci maddesine göre suçtur.
Danıştay 12. Dairesi’nin 9 Şubat 2009 tarihli kararı ile, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 21 Nisan 2009 tarihli kararına göre, memurlar grev yapmaları nedeniyle herhangi bir hukuki işleme tabi tutulamazlar.
Türkiye’nin imzaladığı ‘uluslararası’ sözleşmeler ve Anayasa’nın 90’ıncı maddesi kamu görevlilerine ‘toplu sözleşme’ve ‘grev hakkı’ tanıyor.
Ancak, her şeyi ‘nalıncı keseri’ gibi kendisine yontmayı başaran iktidar, gerekli ‘iç düzenlemeleri’ yapmayarak, memurların bu haklarını sürüncemede bırakıyor.
Verdiği sözlere, attığı imzalara sahip çıkmayan iktidar, şimdi ‘yüzde 2.5 zammı’ reva gördüğü memurları, eyleme katılmamaları için açıkça tehdit ediyor.
Tayyip Erdoğan, aynen şu ifadeyi kullanıyor:
- “Yapılacak olan yasal bir iş değildir. O zaman da tabii neticesine katlanırlar.”

* * *


Yaklaşık yedi yıldan beri ‘ayak oyunları’ ile herkesi sindirerek, ülkeyi adeta ‘dikensiz gül bahçesi’ gibi idare eden iktidar, ‘rantiyecilere’ peşkeş çektiği, ‘eşlerine’, ‘çocuklarına’, ‘yakınlarına’, ‘yandaşlarına’ yağmalattıkları devletin açıklarını, ‘ekonomik krizi’bahane ederek yeniden ‘çalışanlara’ fatura etmeye çalışıyor.
‘Borç batağı’ içerisinde, ‘yoksulluk sınırı’ altında yaşamaya alıştırılmak istenen memur, kaderine boyun eğmek yerine, “Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe yeter artık” demek, iktidara ‘kırmızı kart’ göstermek üzere ayağa kalkıyor.
Bu kavga yalnızca ‘memurun’ değil, aynı zamanda iktidar tarafından itilen, hor görülen, aşağılanan, ‘yokluğa’, ‘yoksulluğa’, ‘açlığa’ mahkum edilen, ‘ikinci sınıf vatandaş’ muamelesine tabi tutulan ‘işçinin’, ‘emeklinin, ‘esnafın’, ‘çiftçinin’, ‘dargelirlinin’, ‘işsizin’ de kavgasıdır.
Baskılara, tehditlere, sürgünlere, kıyımlara rağmen ‘onurlarını’, ‘haysiyetlerini’ koruyup, dimdik ayakta durmayı başarabilen memurları sakın yalnız bırakmayın.
‘Herkesi’ korkutup sindirdiğini zanneden işbirlikçi iktidara “Yeter artık” demek için...
Hak için, adalet için, daha güzel yarınlar için...
Memurların başkaldırısına destek verin.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş