Hak ve hukuk meselesi

A+A-
Ergun KAFTANCI

     Bugün Cumhurbaşkanı, yuva saydığı partisine, yani AKP'ye dönüyor. Artık resmen parti üyesi. Bundan sonra Türkiye, partili bir Cumhurbaşkanı tarafından yönetilecek...

     Bazıları, sistemin -Rejimin de diyebiliriz- 2019'da başlayacağını hatırlatıyor...

     Kâğıt üzerinde öyle ama gerçekte yeni rejim çoktaan başladı; Erdoğan'ın AKP'ye dönmesiyle hızlanacak...

     Ayın 21'inde ise olağanüstü kongre yapılacak ve Binali Yıldırım o görevden ayrılacak, Genel Başkanlık koltuğuna Cumhurbaşkanı oturacak. Böylece iktidar partisi ilk kez, devletin en üst noktasına taşıdığı evlâdının idaresi altına girmiş olacak...

     Sadece AKP değil, ülke bütünüyle tek kişi tarafından yönetilecek!

     * * *

     Dünya herhalde, bu gelişmeleri dikkatle izlemektedir...

     Zira demokratik ülkelerde "Cumhurbaşkanı hükûmeti" anlayışı ve uygulaması yoktur. Kuvvetler ayrılığı bir kişide toplanarak kuvvetler birlikteliğine dönüştürülmüş değildir; ülkeler, KHK'larla değil yasalarla idare edilmektedir. Egemen irade millî iradedir. Kişinin egemenliğine demokraside yer yoktur!

     Bizim gibi, Cumhurbaşkanı hükûmeti uygulamasını yadırgayanlara akl-ı evveller, krallıkları, parlamenter olmayan başkanlıkları, emirlikleri hatırlatmaktadır. İyi de bunlar klasik demokrasi değil ki, hepsi klasik monarşi...

     Monarşiyi uzun uzun anlatmaya kalkarsam zülfüyâre dokunabilirim; o nedenle öylece geçiyorum...

     Monarşi Fransızca bir kelime, kökü Yunanca Monos Archein kelimeleri. Anlamı da açık ve net, tek kişinin yönetimi demek. Dolayısıyla yeni rejimimizin adı Cumhurbaşkanı Hükûmeti değil tek kelimeyle monarşi!

     * * *

     Çok meraklı olan, ansiklopedilere ve kitaplara bakarak monarşinin nasıl bir rejim olduğunu ayrıntılarıyla öğrenebilir.

 

DERKENAR

------------------

      İleride, Erdoğan AKP Genel Başkanı olduktan sonra densizin biri kabaca eleştirirse o kişi kimi kabaca eleştirdi olur... Bunu düşünüp duracağımıza şimdiden kriterleri saptamalıyız. "Cumhurbaşkanına kabalık ettin" dediğinizde densiz, "Ben Sayın Cumhurbaşkanı'nı değil AKP Genel Başkanı'na kabalık etmiş olabilirim" karşılığı verirse, hangi Erdoğan şikâyetçi durumuna düşmüş olur. Cumhurbaşkanı Erdoğan mı, AKP Lideri Erdoğan mı? Beyefendiyi hedef alacak suçun ve cezanın çerçevesi mutlaka çizilmelidir diyorum...

 

Buna zevzeklik derler

----------------------------

      Yedi bine yakın fetöcü hakkında soruşturma başlatılınca AKP'liler böbürlenir oldu...

      Hainleri devletimizden ve hayatımızdan söküp attık diyorlar...

      Zevzeklik...

      Adil Öksüz adındaki haini yakalayamadılar, nasıl söküp attılarsa...

      Ya yakalarına yapıştıkları  yığınla polis müdürü, şefi, memuru ne olacak...

      Bu kadar hain nasıl bir araya gelmiş, nereden ve kimden cesaret alıp yüz bulmuş, biraz da onu anlatsınlar...

      * * *

      Fetö çetesini başımıza bela eden ve hayatımıza sokan kim, iktidar değil mi; bu iradenin "Hepsini attık" diyerek böbürlenecek hali mi kaldı, Allah aşkına söyleyin...

 

Homojen toplum olmamız lâzım

------------------------------ -----------

       Evvela şunu söyleyim,  KHK'lar yüzünden mağdur duruma düşmüş yurttaşlarımız aklanmaları için parlamento tarafından atılacak adımları dört gözle bekliyor.

    Fetö salgınında kurunun yanında yanan yurttaşlarımız da çok oldu. Gönderdikleri ve acılarını anlatan mektuplar o kadar çoğaldı ki ayrı ayrı cevaplayamaz ve sıkıntılarını paylaşamaz oldum...

    Aralarında eş olanlar var; değişik memuriyette bulunanlar var, öğretmenler var, yüksek rütbeli subaylar var, sağlıkçılar var.

    Biri bile fetöcü değil, çoğu bilmeden iblisin bankasında mevduat hesabı açtırıp para yatırmış; onları da himmet çarkının içerisinde mütalaa etmişler, yakalarına yapışmışlar...

     Yine bilmeden fetöcü biriyle arkadaşlık kurmuş, ya da komşu olmuş yurttaşların da yakalarına yapışmışlar...

     Kimi de, ruh hastası uyuzların iftirasına uğramış...

     * * *

     Bir toplumun içerisinde durup dururken ya da sudan nedenlerle itibarını haklarını ve yurttaşlık hukukunu kaybeden insanlar oldukça o toplum, beşeri duygular açısından da, birlik ve bütünlük açısından da homojen bir yapı haline gelemez.

     Toplum hayatında adalet ve hukuk, özgürlükler, can ve mal güvenliği kadar önemlidir.

     Mağdur yurttaşlarımızın bir an önce aklanmasını sağlamalıyız...

 

 

ANLAMLI SÖZLER

------------------------------

      Ülkeler öngörüsü olan kişiler ve kurumlarca yönetilmelidir. (İlhan KESİCİ)

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları