Hakan Fidan yine başrolde...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın AKP’den milletvekili adayı oluşu polemiğine girmeye niyetim yok. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki’nin istifasının beklenmedik olduğunu iddia edenlere de gülüyorum. Özhaseki, Melih Gökçek gibi profesyonel başkan. Kayseri’de AKP oylarını her daim yükseltmiş biri. Aslına bakarsanız başkanlık, milletvekilliğinden çok daha önemli onun için. Ama Kayseri’de üç dönem sıkıntısı var. Enerji Bakanı Taner Yıldız, TBMM Başkan vekili Sadık Yakut, Grup Başkan Vekili Elitaş da üçüncü dönemlerini bitirdiler. Ehh ne de olsa Abdullah Gül faktörü ortada yok. Dolayısı ile Kayseri’de AKP’yi geriletmeyecek bir isme ihtiyaçları vardı hepsi bu. Siz bakmayın AKP Genel Başkan Yardımcısı Beşir Atalay’ın  “Belediye Başkanlarına istifa yok”  açıklamasına. Kaldı ki Atalay ile Gül arasındaki ilişkiyi, hısımlık-akrabalığı da bilmez çoğunluk. Abdullah Gül’ün önümüzdeki günlerdeki muhtemel çıkışında bir ekibe ihtiyacı var. Bu ekibin başında Kayserili Mehmet Özhaseki’nin bulunması kadar doğal ne olabilir.
Recep Tayyip Erdoğan, saraya çıkmasına rağmen partiden elini çekmediğini açıkça ifade ediyor. Hatta Ankara kulislerinde Başbakan Davutoğlu’na  “Konya listesini sen yap, gerisine karışma”  dediği de fısıldanıyor. Erdoğan, muhtemel Gül hareketine karşı, Süleyman Soylu’yu teşkilat başkanı yapıp, delegeyi yeniden organize ederek önlem aldı. Ancak çok ciddi kaçaklar olduğu da biliniyor. AKP’nin  “Milli Görüş” çizgisinden gelenlerin tamamını çizebilme kudreti yok. Milli Görüşçülerin oylarına da ihtiyacı var. Bu yüzden Saadet Partisi’nin gelişimini önlüyor. Erbakan’ın oğlu Fatih Erbakan, Vakıf çalışmaları adı altında 50’den fazla ilde örgütlendi. Parti kuracak seviyeye geldi. Seçimlere bazı illerden bağımsız aday olarak girecekleri biliniyor. Ancak Erdoğan’ın asıl baş ağrısı istifa eden bürokratlardan yana. Altı bin milletvekili aday adayının beklendiği AKP’de bu rakamın önemli bölümünü istifa eden bürokratlar oluşturuyor. Dahası Erdoğan’ın, bu bürokratlar arasında  “paralel yapı” dan şüphelendiği isimler de var.  “Sızma harekatı” ndan korktuğu da iddialar arasında. Bir taraftan Abdullah Gül, Bülent Arınç gibi kurucu unsurların  “yarma harekatı” diğer taraftan  “sızma”  girişimi Saray’da uykusuz bırakıyor Erdoğan’ı...
Kamuoyu Hakan Fidan’ın adaylığına karşı çıktığını sanıyor ama Erdoğan önümüzdeki haftalarda Fidan’a Saray’da bir oda tahsis edip, adayların durumuna ilişkin araştırma raporları da isteyebilir. Ne de olsa MİT, senelerdir AKP’nin hizmet bölük komutanlığı gibi çalıştı. Bakalım Fidan, istihbaratçıların karakterinde bulunan iki taraftan işi götürme görevini itina ile yerine getirebilecek mi? Erdoğan-Davutoğlu arasında tercihini elbette Saray’dan yana yapacak ama karizmasını parlatmak için de fırsat yakalamış olacak. Amerika için  “fırsatlar ülkesi”  derler oysa Türkiyemiz bu konuda çok daha mümbit... Astsubaylıktan, TİKA Başkanlığı, Başbakanlık Müsteşarlığı ve MİT Müsteşarlığı... Merdivenler üçer beşer çıkılmıyor. Paraşütle atlanıyor... Seçimin öncesinde olduğu gibi sonrasında da Hakan Fidan, işin merkezinde olacak. Bir taraftan Oslo Mutabakatı’nı gerçekleştirirken diğer taraftan Erdoğan’ın yel değirmenlerine karşı savaşında baş rolü kimseye bırakmayacak... Ne alâ memleket!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları