Halk can siyaset başkanlık derdinde!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Türk siyasetinin önceliklere ve sorunlara yoğunlaşma yeteneği kaybolmuştur. Mevcut siyasetin sorunlar çığ gibi büyümeden tedbir almak gibi bir geleneği  yoktur. Aksine yumurta kapının ağzına, düşman sınıra dayandıktan sonra Türkiye'de siyaset ancak harekete geçebilmektedir.

Öncelikleri kaybetmek ve sorunlara yoğunlaşamamak!

PKK ile yürütülen süreç ya da FETÖ'yle mücadele bu anlayışın tipik örneğidir. Silahı bırakmayan, ülkeyi terk etmeyen, pişman olmayan, devlete "karakol yapma" diye dayatan, vergi toplayıp, yargı yapan bir terör organizasyonuyla "çözüm" adı altında inadına bir süreç yürütmek akla aykırı bir davranış biçimiydi. Bu iktidar bu akıldışılığı bu ülkeye yaşatmıştır.

Bunun bedeli ve maliyeti çok ağır olmuştur!

'Askeriyeyi, mülkiyeyi ve yargıyı ele geçirmeyi' hedeflediğini açıkça söyleyen, bir yapıya "ne istediyse" verilmiştir. Eğitim-cami-sağlık, bürokrasi ve ekonomide örgütlenmesi seyredilmiştir. Böyle bir yapıya karşı harekete geçebilmek için bir darbe girişimi beklenmiştir.

Siyasette sorunlara verilen öncelik ve yoğunlaşmaktaki özürlülüğün son örneği ABD ve PYD konusunda yaşananlarda kendini göstermektedir. Süleymaniye'de çuval olayı, Irak'ın kuzeyinde Türkiye aleyhine oluşturulan yapı, Kerkük'ün yağmalanması, Türkmenlerin dışlanması Türkiye'deki iktidarların ABD'nin somut niyetleri konusunda gözünü açmaya yetmemiştir.

Suriye'de ABD'nin güdümünde PKK-PYD'nin Türkiye'yi kuşatacak koridoru tamamlamasına çeyrek kala Türkiye de ancak harekete geçebilmiştir.

Öncelikleri göz ardı etmenin, gerçek tehlikeye yoğunlaşamamanın ve siyaset üretmede gecikmenin, ekonomik ve askeri maliyeti Türkiye'ye çok büyük olmuştur.

Tehlike kapıya dayanmıştır!

İstanbul kapıları zorlanırken Bizans'ta "meleklerin cinsiyetinin" tartışıldığı söylenir. Türkiye'de bugünlerde yaşananlar da bundan çok  farklı değildir. Türkiye resmen Suriye'de savaştadır.

Irak'ta büyük bir belirsizlik vardır. Musul, Telafer ve Kerkük'te tarih Türkmensiz ve Türkiyesiz şekillendirilmeye çalışılmaktadır.

ABD, Suriye'deki çözüm arayışlarında terör örgütü PYD'yi masaya oturtmaya çalışmaktadır.

Kıbrıs'ta Rumlar Türklerin tarihi haklarını gasp etme planları yapmaktadır.

Terör örgütü PKK ve IŞİD hem içeride hem dışarıda resmen azmıştır.

Daha fazla insanı bir anda öldürebilmek için kitlesel kıyım yapabilecek eş zamanlı kanlı saldırılar düzenlenmektedir.

Terör örgütleri canlı bomba patlatmak, bombalı araçla saldırmak, tonlarca patlayıcıyı yerleştirmek ya da her üçünü kitle katliamı yapmakta kullanmak gibi taktikler peşindedir.

Güneydoğu'da atanmış olan kayyumlara suikast planları devreye sokulmuştur. Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk'ün şehit edilmesinden sonra Batman'da kayyuma suikastın son anda önlendiğine yönelik haberler gelmektedir.

İnsanlar sokağa ve toplum içine çıkmakta ilk defa korkar hale gelmiştir.

Dolar almış başını gidiyor. "Dur" diyen yoktur!

İçeride ve dışarıda tehlike kapıya dayanmıştır.

Toplum kutuplara ayrıştırıldı

AKP iktidarı ile birlikte toplum kılcal damarlarına kadar ayrıştırılmıştır. Kürt-Türk, Alevi-Sünni, Gezici olan-olmayan, Ergenekoncu-demokrat, laik-anti laik gibi akla gelen ya da gelmeyen bütün farklılıklara göre toplum kutuplara ayrıştırılmıştır.

Zam, işsizlik, iç ve dış borç toplumsal dengeyi sarsacak haldedir.

Vatandaşlar bir yandan geçim diğer yandan terör zulmü altında adeta burnundan solumaktadır.

Türkiye-AB ve Türkiye-ABD arasındaki ilişkiler, son elli yılın en kötü aşamasındadır.

20 Ocak'ta ABD'de iş başı yapacak olan Trump, dünya barışı için çok ciddi bir risktir. Mevcut şartlarda Türkiye-ABD ilişkileri mümkün olabilecek kadar gergindir.

İlk kez bu kadar çok "Türkiye nereye gidiyor?" kaygısı her yanı sarmıştır.

Bütün bu şartlar altında Türkiye'deki iktidar, bütün mesaisini başkanlık sistemini getirmek için yeni anayasa yapmakla meşguldür.

Bütün siyaset ve yönlendirilmiş kitle iletişim araçlarında yeni anayasa Türkiye'nin bütün sorunlarını çözecek tek sihirli sopa olarak sunulmaktadır. 

Halk can, siyaset ise kör bir başkanlık derdindedir.

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları