Haluk Koç’a sorular!..

A+A-
Ahmet TAKAN

CHP sözcüsü Haluk Koç, AKP’lilerin VİP torpil listesini açıklayıp gündeme bombayı bıraktı.. Akrabayı Kalkındırma Partisinin birinci derece yakınlarının hülle ile nasıl ballı makamlara oturduklarını isim isim vererek toplumu bilgilendirdi!.. Milletvekillerine maaş zammı kıyağı öneren, gelecek tepkiler için de  “ 3-4 gün konuşurlar sonrada susarlar”  diyen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, torpili de kabul ederek AKP zihniyetini bir kez daha faş etti.
Buraya kadar anormal(!) bir durum yok..
Fakat, kafama takılan bir dünya  soru var;
Kuyumcu titizliği ile siyaset yaptığını çok iyi bildiğim Haluk Koç işi neden yarım bıraktı?..
VİP listeyi açıklarken AKP iktidarının kurduğu acımasız çarkın sıradan vatandaşı, iş adamını, esnafı ne hale soktuğunu neden belgelemedi?..
AKP’nin iktidara geldiği günden beri KPSS’nin rafta olduğunu zaten herkes yaşayarak gördü ve de kabullendi.. Haluk Koç, taşrada yaşayan vatandaşın, oğlunu, kızını, gelinini, damadını işe sokmak için herhangi bir yakını veya kendisi AKP ’nin  il, ilçe, mahalle, sokak teşkilatında bir yere yerleştirmek için ne bedeller ödediğini ne fedakarlıklar(!) yaptığını bilmiyor mu?.. Oralarda işi beceremeyen vatandaşın son çare Ankara’nın yollarını tutup eline aldığı yetenekli AKP’li danışmanlar listesinden bir isme ulaşabilmek için kaç takla attığından haberi yok mu?.. O, “ mübarek” isme ulaşıldığında AKP’nin sosyete semtlerinde mantar gibi biten kafe, pastane ve lokantalarda ödenen hesap faturalarından kimse bahsetmedi mi?.. Ya, hanımın bileziklerini satan amcanın günlerce Ankara’da konakladıktan sonra yetenekli iş bitirici danışmandan aldığı  “çok uğraştım ama senin oğlanı işe koyamadık”, “peki benim hanımın bilezikleri ne olacak?”, “unut onu,o da bizim emeğimizin karşılığı  amca”  kavgaları Haluk Koç’un hiç mi kulağına gelmedi?..
Ankara’daki iş bitirici danışmanlar listesi kendisine ulaştırılmadı mı?..
Ya, o  atama terfi bekleyen akraba olmayan  bürokratların durumu!..
AKP Genel Başkan yardımcıları, Bakan yakınlarının Ankara’daki saunalı ,jakuzili özel bürolarında gerçekleşen özel mülakatlardan hiç haberdar edilmedi mi Haluk Koç?..
“Köşke çıktığı”,  “Sayın Bakanın imzasında beklediği”  iddia edilen kararnamelerden.. Bu uğurda yenilen cağ kebaplarından,kuzu çevirmelerden.. Halledilen ufak tefek(!) işlerden..
Ustanın yakınları tarafından kurulan ihale dağıtım bürolarından..
Hemen hemen her Bakanlık için ayrı oluşturulan ihaleye girmeden önce uğranılacak  büro adreslerinden.. Yalvar yakar olunacak  “AKP büyükleri” nden hiç mi bilgi sahibi edilmedi Haluk Koç?..
Bilemiyorum!.. Dürüst ve iyi bir siyasetçidir Haluk Koç..
Sakın!.. İşin sırrı  “3-4 gün konuşur sonra da unutur gideriz”  de olmasın?..


Özerk 25 bölge...

Ok yaydan çıktı  bir kere!.. Başbakan Ahmet Davutoğlu,  kapı arkalarında PKK ile müzakere ettikleri özerkliği inkar etse de AKP kulislerinde neyin nasıl olacağı açıktan dile getiriliyor. Zaten HDP eş başkanı Selahattin Demirtaş’ın  Avrupa Parlamentosunda düzenlenen  “Kürt Konferansı” nda söyledikleri de işin tüm gerçeklerini  teyit etti. Eğer seçim sonrasına bırakmayı (!) başarabilirlerse AKP kulislerinde dillendirilen  “özerklik” senaryosu şöyle;
Türkiye önümüzdeki süreçte 25 bölgeye bölünüyor. Her bölgenin içindeki etnik unsurlar ya da bölgesel unsurlar bir bölge olarak kabul edilecek. Örneğin; Karadeniz bölgesinde Gürcülerin ağırlıklı olarak yaşadığı yerler bir bölge olacak. Trakya’da kendi içinde farklı bir yapıya gidilecek. Türkiye’nin bütün bölgelerinde benzer bir yapı oluşturulacak. Bundan sonra sağlık, güvenlik hizmeti başta olmak üzere yerel yönetimlerin bugüne kadar yaptığı tüm işler belediyelere devredilecek. Belediyelerin kendi özerk meclisleri olacak. Bu meclisler kendi yasalarını anayasa uyarınca çıkaracak ve hayata geçirecek. Vergi toplama konusunda da  özerk olacaklar. Trafik başta olmak üzere kentlerin bütün sorunları bu meclislerde kurulacak komisyonlar çözecek.
İçişleri bakanlığı 2’ye bölünecek. Güvenlik Bakanlığı; Türkiye’nin güvenlik sorunları için kurulacak. Jandarma ve Emniyet bu bakanlığa bağlı olarak hareket edecek. Merkezi hükümet ile bağları olacak ama kendi içlerinde özerk polisleri ve jandarma güçleri hatta yerine göre özel birlikleri olacak. Merkezi hükümet özellikle ülkenin genel politikaları içinde silahlanma konularında bu birliklere talimat verebilecek. Yerine göre de koordineli çalışılacak. Buna ilişkin düzenlemeler gelecek. Üst düzey komutanlık başta olmak üzere emniyet müdürlerinin atamaları koordineli bir şekilde olurken, bölgesel bazdaki polis ve jandarma atamalarını özerk yönetimlerde yapabilecek.
Yerel Yönetim Bakanlığı ise bölgelerin mali bütçesini kontrol edecek. Bölgeler, bütçesini bu bakanlıkla koordineli olarak oluşturacak. Merkezi hükümet sadece savunma ve bölge meclisleri aralarındaki mali işbirliği konularında merkezi bir nitelik taşıyacak. Alt yapı konuları ise yerel meclislerde olacak.
Burada özellikle Almanya modeli temelinde Avrupa Birliği Yerel Yönetimler Sözleşmesi baz alınacak. Buna göre sadece Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde değil tüm Türkiye’de artık yerel yönetimlere özerklik verilecek. Bu sözleşmedeki bütün maddeler Türkiye’de de hayata geçirilecek.
Bu harika (!) senaryoyu niye şimdiden yazdım?..
3-4 gün konuşun sonrada unutup uykuya yatın diye!..

 

Yazarın Diğer Yazıları