Hangi ilâhiyatçıya inanalım?

Arslan TEKİN

Prof. Dr. Hayrettin Karaman da ilâhiyatçı, Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu da... Ayı konuda taban tabana zıt şeyler söylüyorlar.

H. Karaman, "Niçin AK Parti'ye oy vermeli" başlığı altında, kendisince RTE/AKP'nin hizmetlerini saymış. (Yeni Şafak, 18 Ekim 2015).

Din ulemasından birinin düştüğü duruma bakın siz!

H. Karaman'ın bir korkusu olmasa, RTE/AKP'nin propagandasını aleni yapar mıydı? Yazdıklarıyla ve verdiği fetvalarla Saray'ı ve efradını zaten rahatlatıyordu, kendisini okuyanlara gidecekleri yolu işaret ediyordu.

Neden "AK Parti'ye oy verilmesi gerektiği" fetvasında, sıraladığı sebepler daha çok din'le ilgili... "Fetva Emini", girişte yazısının bütününü özetlemiş:

"Kur'an, ezan, cami, İmam Hatip, hac, tesettür (dine uygun örtünme), dindarlığın yaygınlaşmasına, ülkemizin tam bağımsızlığına ve kalkınmasına, eşsiz medeniyetimizi ihya ve inşaya karşı ve bunlardan rahatsız olan Türkiyeliler bu partiye de karşı ve muhalif oldukları için."

AKP'ye neden oy verilmemesi gerektiğini sıraladığı maddelere karşı görüşle tek tek belirtecektim. Bir başka ilâhiyatçının, Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu'nun AKP dönemi için söylediklerini okuyunca, "Asıl cevap bu!" dedim. Çünkü; H. Karaman'ınki fetvaysa, H. Kırbaşoğlu'nunki de fetvadır.

H. Kırbaşoğlu "Ben şu anda bir ilâhiyatçı olarak kendimi daha fazla baskı altında hissediyorum, gerisini siz düşünün." diyor:

"İktidarı destekleyenlerin anladığı, yorumladığı dinde daha fazla özgürlük var, ama iktidarın anladığının dışındaki her dinî yaklaşıma 28 Şubat'tan daha vahim bir baskı var! Sorun şu: iktidarı destekliyorsanız her şey mübah! En sapık anlayışlar bile revaç bulabiliyor. Cumhurbaşkanı'na Allah'ın sıfatlarını atfetti adamlar, sükût. Ona dokunmak ibadettir denildi, sükût. Kur'ân'la alay etti bir bakan, sükût. 'Bağış rüşvet değildir' diye fetvalar uçuştu, sükût." (Özlem Gürses'in röportajı, Sözcü, 19 Ekim 2015).

Hayrettin Karaman! Öğrenciniz durumundaki ilâhiyatçıya bir cevabınız olabilir mi?

Cevap veremeyeceğinizi adım gibi biliyorum. Öyleyse... Yalancı olan, dini kendi çıkarı için kullanan kim?

H. Kırbaşoğlu can alıcı noktaya dokunuyor:

"Türkiye'nin bu iktidar döneminde dindarlaştığı şehir efsanesidir. İslâmî kesim dejenerasyon yaşadı, yaşıyor. Nübuvet, asabiyet, ganimet dedik ya. Bu iktidar döneminde de yaşanan bu; görüntüde dindarlık var, içi boş, kof. Bu aynı zamanda BOP'un da istediği şey; içi boşaltılmış bir İslâm. Şu anda bu gerçekleşti Türkiye'de. Bütün derdi 'masa, kasa, nisa' olan bir anlayış. Şu anda İslâmcıların şartı beşten üçe düştü: Masa; iktidar. Kasa; para. Nisa; cinsellik, kadın. Cinsellik bohçası daha açılmadı ama var. Ya da şöyle; şöhret, rüşvet, şehvet... İktidar ve iktidarla dayanışma içinde olan medya, özellikle dindar medya, sorgulayıcı, çağdaş yorumlar geliştirmek isteyen İslam düşüncesine savaş açmış durumdadır."

Hadi Hayrettin Karaman patlat bir fetva! "AKP bizatihi İslâm'dır! Hayri tilmizimiz mürteddir!" de!

AKP'ye oy isteyebilen bir "ulema", Hayri Hoca'ya mürted der mi der!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş