Hangi ili kaybetmek daha önemli

A+A-
Behiç KILIÇ

Sandıklar açılmaya başladı ilk sonuçlar geliyor, şaşırıyoruz...
İstanbul Beyoğlu’nda CHP açık ara önde!.. Beyoğlu Başbakan için önemli..
Manisa, MHP’ye!.. Manisa yani AKP’nin en önemli tepe ismi sayılan Arınç’ın mekânı..
Balıkesir!!!
Aaa Antalya’da Menderes Türel çuvallamış!..
Ne olduğunu anlamaya fırsat yok, çünkü İstanbul’da Kılıçdaroğlu nefes nefese...
İstanbul, Türk siyasetinde önemli bir mihenk taşı mıdır?!. Sorması bile abes değil mi?!.
Bu önemli göstergenin şöyle de bir seyrüseferi vardır...
Demirel iktidarlarında İstanbul belediyesi daha çok CHP’de olmuştur.. Bu duruma da Demirel’in  “Böylesi eyi!”  diye baktığı söylenir.. O iktidarında İstanbul’un iş âlemini arkasına almıştır ya yeterli olan, ona lazım olan odur... Belediye ağır yüktür ne de olsa iktidarlar için o dönemlerde. İstanbul’un göçü arttıkça altyapısının köhne kalışında da bu ince ayarlar vardır!..
Özal’la rantiye devreye girmiş, İstanbul iktidarların gözdesi olmuştur.. Artık Türkiye’yi tutmak için İstanbul’u tutmak şarttır.. Söz gelimi geçen pazar günü sandıktan çıkan Kılıçdaroğlu olsa idi, bugün erken seçimin tarihi konuşuluyor olurdu!..
Hal böyle ama...
İstanbul’un galibi AKP neden seçimin galibi sayılamıyor!?.
Hem İstanbul’un merkezini hem de birçok ilçeyi yeniden kazanmak neden  “galip”  olması için yetmiyor?!.
Çünkü bu sonuçlar öyle bir sinyal verdi ki; İstanbul iktidara  “Dikkat et sonra seni ben bile kurtaramam, bana fazla güvenme”  diyor!..
Nitekim işte Manisa, Antalya ve ötekilerden gelen haberler...

Ama önemli olan...
Başbakan, seçim arkası ilk konuşmasında, ahaliye  “Antalya’da sonuca şaşırdığını”  söylemekten kendisini alamıyor... Ama acaba asıl daha çok kendisini şaşırtan başka illerin kaybı olmasın!?.
Van gitmiş, Siirt gitmiş, Başbakan aldırmıyor olabilir mi?!
Aslında şöyle de bir durum yok mudur?!.
Antalya’yı kaybetmek çok önemli değil!.. Önemli ama oradaki kayıp bir belediye başkanlığı..
Ya Van’da seçimi kaybetmenin sonucu ne olabilir?.. Siirt’te.. Diyarbakır’da...
Başbakan neden  “Diyarbakır’ı mutlaka istiyorum”  demişti?!. Bu isteğin sebebi sadece bir ilin belediyesini almakla mı sınırlıydı!!?
Gerçek olan şu...
Antalya, bir belediye yönetimi kaybıdır...
Diyarbakır, Van, Siirt bölgenin öteki yerleşim merkezleri, Türkiye’ye yönelik bir istila hareketinin hedefinde, öncü birliklerin siyaset-seçim dümeniyle işgal tehlikesi altındadır!..
İşte iktidarın kaptırdığı zemin bu olmuştur!..
Bu yüzden Başbakan, İstanbul’u almasına karşın Van’ı kaybettiği için ağır düşünceli bir görünümdedir..
Nitekim bu kayıpların ardından neler gelebileceği konusunda gelen işaretler kaygı vericidir..

PKK’nın seçim şenlikleri!
Seçim sandıkları açılmış sonuçlar belli.. Van sokaklarında manzara...
PKK, Cumhuriyet Caddesi’ni basmış!.. Ellerinin üzerinde seçimi kaybeden AKP’li eski Belediye Başkanı Burhan Yenigün’ün maketi var.. Burhan Yenigün’ün maketinin boynuna ip takmışlar yerlerde sürüklüyorlar!.. Bir yandan da eşkıya başı adına sloganlar atıyorlar!..
Bu ilkel manzara bu sürülerin nelerin peşinde olduğunun en basit göstergesi..!
Azgınlıkları, sergiledikleri sokak tehditleriyle Türkiye’yi diz çöktürüp teslim alacaklarını, dilediklerini yapacaklarını umuyorlar... Zannediyorlar ki; varoş kuşatması ile işi bitirdiler, İmralı’daki serbest kalıp gelecek ve başlarına geçecek, bunlar da bütün Türkiye’yi ele geçirecekler!.. Kendilerine yapılan çağrıları zaaf olarak alıyorlar, işi bitirdiklerine inanıyorlar!.. AB çerçevesinde, Ankara’nın gevşemesini kendilerinin hem de ellerindeki Kaleşlerle sağladıklarına inanıyorlar ve bu nedenle de güç kendilerinde hissediyorlar!..
PKK sözcülüğü yapmakta sakınca görmeyen DTP 1 büyükşehir, 7 il, 51 ilçe ve 40 beldeyi kazandı. Diyarbakır, Hakkari, Van, Mardin, Muş, Şırnak, Batman, Ağrı ve Iğdır..
Bu iller, hem bu ülkenin vatandaşlarına, hem de dış dünyaya nasıl tanıtılıyor biliyor musunuz?.. PKK yayınları, rahatça  “Kürdistan’da seçim kazandık” haberleri yayıyorlar!..
Yani bu seçim sonuçları Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yönetenlere, çok açık seçik olarak şunu gösteriyor... Ülke içerisinde siyaset yapma imkânı verilen bir güruha ve bunları peşine takılmış sürüklenen sözde vatandaşlara, hiç zaman kaybetmeden Türkiye Cumhuriyeti Devleti içerisinde bir Kürdistan olmadığı, anlayacakları biçimde açık seçik olarak belletilmelidir...
Aksi takdirde, olacakların sinyalleri kuvvetlice gelmektedir...
İşte bu yüzden, Antalya’yı kaybetmek bir siyasi sonuçtur, ama Diyarbakır’ı kaybetmek daha önemlidir..

Yazarın Diğer Yazıları