Harekât güzeldi ama...

A+A-
Afet ILGAZ

Çukurca’daki faciadan sonra yapılan hava harekâtı bir nebze teselli oldu ama... Evet ’ama’sı var. Batılı güçlerin, Haçlıların diyelim, izni ve yardımıyla yapıldığı için, gönül rahatlığı duyurmuyor.
Komuta kademesinin toplu istifası ve yeni KKK Kıvrıkoğlu’nun katkısının da bulunduğunu düşündüğüm bu cevapla nasıl bir sonuç alınacağı, ileride belli olacak.

***


Ramazanı öne sürerek hâlâ kardeşlik, barış hikayeleri anlatmaya teşne olan iktidar, Suriye’nin demokrasisini bırakıp, bırakmasa bile onunla birlikte kendi güvenliğinin de acil bir düzenleme beklediğini nihayet anladı. Onlar ramazan dinlemiyorlar. Ramazanda yapılacak kişisel bir saldırı bile cevapsız kalamayacağına göre, bu küstahlıklara cevap vermek için ramazanın geçmesini beklemek çok gülünç, aynı zamanda acı idi. Siz hacı mı oluyorsunuz, devlet mi yönetiyorsunuz? Hazreti Peygamber bile, gazalarına, oruçlu askerleriyle devam etmişti. Bu ne gevşekliktir?
Binlerce kişiyle sokaklarda, meydanlarda yol kapatarak yapılan ve israftan başka bir anlam taşımayan iftar gösterilerine ara vermek biraz zor görünüyordu ama nihayet bu ataletin sonu geldi.

***


Yüreğimize tam anlamıyla su serpilmiyor, çünkü ordu yerine konulacak Güvenlik Müsteşarlığı, Sınır Birliği falan gibi, karışık isimli teşkilatlar sırada bekliyor. Bunların terörü önlemek ve ülkenin güvenliğini sağlamaktan çok, iktidarın güvenliğini teminat altına alma amacıyla oluşturulduğu açıktır. TSK yerine İç İşleri’ne bağlı güvenlik güçleri... Yani iktidarın ordusu. Aklı, ruhu ve amacı da ona göre olacak. Yani Haçlı telkinlerinden kurtuluş yok. Haçlıların iktidara öngördüğü yeni ruh, TSK gibi yüz yıldır sağlam temeller üzerinde yetişmiş, yetiştirilmiş ve amacı  “ülke güvenliği” olan milli gücün yerini tutamaz. Ne kadar  “ağır silahlar”  alma yetkisi de olsa, bu, Türkiye’nin milli menfaatlerini koruyucu bir yapılanmaya ulaşamaz. Bakalım bekleyip göreceğiz. Allah bizi yeni felaketlerden korusun.

***


Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nın sıradan; savunma ve iç işleri bakanlarının acemice ve yetersizce konuşmalarından başka ramazan teröründen akıllarda kalan uzman çavuşlar, binbaşı ve yüzbaşı şehitlerinden oluşmuş bir acı yoğunluğu kaldı. Bir de elbette, yıllarca o bölgede terörle savaşmış kumandanların Hasdal’dan bu işleri seyretmek zorunda bırakılışları...

Yazarın Diğer Yazıları