Hasan Cemal'i o dağa elçi gönderen kimler?

İsrafil K.KUMBASAR

ABD Ankara Büyükelçiliğ’inin verdiği gizli yemeklerin baş konuklarından birisi olarak olarak tanınan ve bu yüzden ‘Ali Kemal’ ödülüne aday gösterilen Hasan Cemal’i Kandil dağına göndererek terör örgütünün elebaşısı Murat Karayılan ile görüştüren odaklar, yeni bir ‘ihanet senaryosu’ ile kamuoyunun karşısına çıktılar.
Senaryoyu yazanlar, bu kez ‘Cumhurbaşkanlığı’ makamında oturan zatı başrole yerleştirdiler.
‘Tarihi fırsat’ diplomasisi sanki Çankaya’dan yürütülüyor, ‘Başbakanlık’ makamını işgal eden zat, sanki işin içerisinde değilmiş, olup bitenlerden hiçbir haberi yokmuş gibi bir hava yayıyorlar.
‘Gazeteci-yazar’ kisvesi altında malum medyanın köşebaşlarını tutan şakşakçılar, geri dönülmez bir şekilde ülkeyi ‘bölünme’ noktasına sürükleyecek olan gelişmeleri, ‘yumuşama dönemi’ olarak kamuoyuna sunmaya çalışıyorlar.
Peki ülkede akan kan sona mı erdi?
Değişen ne oldu?

* * *

Bölücü örgütün elebaşısı Murat Karayılan, düz ovada gönüllü sözcülüğünü üstlenen Hasan Cemal kardeşine aynen şöyle dedi:
- “PKK eskiden bağımsız Kürt devleti isterdi. Bu geçmişte kaldı. Bakın biz artık demokratik özerk Kürdistan diyoruz. Bu, devletin üniter yapısını da bozmayan bir çözümdür. Mahalli İdareler Kanunu değişir, yerel yönetimler güçlendirilir. Sonra sıra Kürt kimliğiyle ilgili kültürel haklara ve kimilerinin af olarak anladığı toplumsal uzlaşma projesine gelir. Gönüllü birlikteliği yansıtacak yeni bir anayasada uzlaşmaktır.”
De buyurun da bu cümleleri tercüme edin.
En ahmak insana sorun, özerkliğin ‘tam bağımsızlığa’ giden yolda ‘ilk adım’ olduğunu bilir.
‘Dağda’ başvurduğu terörist yöntemler ile hiçbir sonuç alınamayacağını anlayan PKK, artık taktik değiştirerek ‘ovada’ konuşlandırdığı siyasi uzantıları vasıtası ile ‘sınırları’ çizip, nihai hedefine doğru adım adım ilerliyor.

* * *


Duyduk ki daha önce Bush ve Barzani ile birlikte bir ‘Terörle Mücadele Koordinatörlüğü’ oluşturup büyük başarılara imza atan AKP iktidarı, şimdi de ‘Terörle Mücadele Müsteşarlığı’ adı altında yeni bir mekanizma kuruyormuş.
Kurulda, ‘bir müsteşar’, ‘iki müsteşar yardımcısı’, ‘altı daire başkanı’ ve ‘uzmanlardan’ oluşan ‘90’dan fazla’ personel istihdam edilecekmiş.
81 vilayette de ‘Sosyal Etüt ve Proje Müdürü’ atanacakmış.
Koca koca adamlar, Türkiye’yi kurtardılar, şimdi de müsteşarın ve personelin maaşının ‘kaç para’ olacağını düşünüyorlar.
Bak, bak, bak.
Bunların derdi terörü bitirmek falan değil.
1-) Devletin sırtından yeni bir ‘istihdam’ imkanı yaratarak, kendilerinden olan bir kaç kişiyi daha yüksek ücretle iş sahibi yapmak.
2-) İstihbarat kaynaklarını birarada toplayarak ‘daha etkin’ bir yönlendirmeye gitmek.

* * *


“Bütün TSK’yı göndersek Kandil’i temizleyemeyiz” diyen Genelkurmay Başkanları’nın, örgütün taleplerini ‘yeni bir önerisi’ imiş gibi mevcut yöneticilere tavsiye eden Encümen-i Daniş üyelerinin, ‘ülkenin er geç bölüneceğine’ inandıklarını söyleyen ‘vatansever’ stratejistlerin, ‘Apo’nun avukatlarının’ ellerini sıkıp sırtlarını okşayan ‘çok milliyetçi’ muhalefet liderlerinin olduğu bir ülkede millet kime güvenecek?
Kime?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş