Hasan Demir Kitapları...

Yavuz Selim DEMİRAĞ

“Ülkelerin dostlukları yoktur, çıkarları vardır” diyen Çörçil, yakın bir gelecekte bu sözlerin ülkeler için değil de kişiler için geçerli olacağını tahmin dahi edemezdi. Hele de bu sözlerin Türk-İslam aleminin merkezi olan Türkiye’de zemin tuttuğunu öğrenebilmiş olsa purosunu keyifle tüttürüp: “Şark meselesini çözmeye az kaldı” diye kahkahalar atardı...
Katerina ve Petro’yu deliye döndüren Şeyh Şamil gibi bugün Çörçil ve onun zihniyetindekileri çılgına çeviren Hasan Demir’ler var. Günlük hayatında çorba ve hırka için hamd-ü senalar eden Hasan Ağabeyimin siyasi hırsı, ticari kaygısı olmadığı için inandığı gibi yaşayabilen ender dostlardandır. Hesapsız bu dosttan “ebedi dost”a imzalı iki değerli hediye aldığımda dünyalar benim oldu. Birincisi şeksiz-şüphesiz Allah dostu’nun “ebedi dost” ünvanını alabilmek, ikincisi de uzun süredir ısrarlı tekliflerimizi kırmayarak Türk okuyucusuna iki yeni eser kazandırması oldu. O’nu Abdullah Kulsabey ismiyle yazdığı günlerde yani 13-15 yıl öncesinden tanımama rağmen dostluğunu kazanabilmem şüphesiz Yeniçağ’da oldu. Hasan Demir gibi onyedi yaşından bu yana yazan, üstelik yazdıklarını okutabilen kaç tane yazar var ki... Kelimelere vecd ile ibadet ettirdiği şiirlerini okuduğumda “şiir yazmayarak edebiyatımıza ihanet ediyorsun” diye suçlamıştım. Ama onun halen gizli gizli şiir yazdığını bildiğim için sözlerimi geri alıyorum.
Henüz lise öğrencisi iken, Kastamonu’muzun Daday İlçesinden katıldığı Türk Diyanet Vakfı’nın yarışmasında birincilik ödülü alıp kitabı neşredilen Hasan Demir’in mizah yazarı olduğunu da çok az insan bilir, O, askerlik yıllarında bile kısa mizah hikayelerini dönemin önemli dergilerinde neşrettirerek yazmaktan bir gün bile imtina etmedi. Milli-manevi çizgide yayın yapan yüzlerce dergide çeşitli isimlerle makaleler yazarken, bugün birilerinin Mevlana’ya, Yunus’a ait olduğu kıssaları o yazdı.
Krizler ard arda kalbini yorup durdurma noktasına getirince geçtiğimiz yıl ağır bir ameliyat geçirdiğinde çoğunluk onun artık yazamayacağını sanıyordu. Ama Yaradana sığınıp O’nun ilk emri ile okuyor ve daha çok yazıyor şimdi.
Ebedi dost Hasan Ağabeyimin bir diğer özelliği ise yeryüzünde çok az insana nasip olan “gönül sultanı” ile evdeş olmasıdır. Yüreği gani Kastamonulu yengem olmasa, Hasan Demir böylesine güzel yazıları yazabilir miydi? O’nun hakkını teslim etmemek vicdansızlık olur! Ağabeyimize iyi bakmaya devam et yenge... Tabi bu temenni sadece Demir Yenge için değil, tüm milliyetçi ülkücü yazarlarımızın elleri öpülesi hanımefendileri için geçerlidir. Çünkü ülkücü dünya görüşünün gerçek sahiplerinin eşleri kocalarından daha fazla fedakardır...
Gelelim kitaplara... “Ankara’da Gizli İsrail Devleti mi Var?” ve “Orhan Pamuk Yalanları” adlarının verildiği iki dev eser düşünce dünyasında güvenli liman arayanlar için başucu kitapları...
Yeniçağ Gazetesi tiryakileri ile Hasan Demir’in doyumsuz yazılarını takip edenlere bir de müjdem var. Gazeteden kesip ajandanızın arasında sakladığınız, bilgisayarınızda arşivlediğiniz Hasan Demir yazılarının bir bölümünü kaybettiyseniz üzülmeyin. Akasya Yayınevi iz bırakan o doyumsuz yazıları toplayıp kütüphanelerinizin demirbaşı olacak harika kitaplar haline getirmiş.
“Akasya Kitap: Tuna Cad. Bulvar Pasajı 3/10 Kızılay-Ankara adresi 0312- 431 51 42 numaralı telefonların yanında www.akasyakitap.net  akasyakitap@gmail.net  adresiyle beraber seçkin kitapçılardan temin edebileceğiniz bu kitapları okumakla yetinmeyin,”ebedi dost”larınıza hediyeyi ihmal etmeyin.
Bilge Oğuz gibi Türk Milliyetçiliği hareketine her alanda ölümsüz eserler kazandıran Yayınevinin yöneticisi olarak Akasya’yı kutluyorum. Ve bu arada değerli okuyucularımızı kitap okumak ili ilgili yeniden uyarmak istiyorum.
“Fikir hareketinin fikri galipleri” için okuyup, öğrenmenin sınırı yok. Düşünce dünyamızdaki yeni eserleri takip edip, okuyup, okutmakla beraber yazar ve yayınevlerini teşvik etmekte okurun görevidir.
Akasya Kitap, değerli bir çizgi ve yazı emekçisi Orhan Dündar’ın “Avrupa’nın Dünyevilik Oyunu” diğer adıyla “Laiklik, sekülerlik ve Modernlik” adıyla Türk’ün İslam anlayışı olan Maturidi Yolunu anlatan güzel bir kitap daha yayınladı. Genç yeteneğiyle, derin düşünce kulvarında emin adımlarla yürüyen Bora İyiat’ın “Çekirdek ve Kovan” ismini verdiği kitap ta kaçmaz..

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş