Hasarı büyütmemek gerek...

A+A-
Murat TAŞKIN

Trabzon'da yayınlanan Günebakış Gazetesi'nin spor sayfasındaki "Galatasaray karşısında alınan 3-0'lık yenilgi Trabzonspor'u gerçekle yüzleştirdi" üst başlığı altındaki "Hasar Büyük" manşetinden hareketle bir değerlendirme yapalım.
Ama, Ziya Doğan'ın çekirdeğini bile bozduğu kadro için yüzde 70 oranında yenileme yapmış, taraftar nezdinde itibarını yeni yeni kazanmaya başlamış bir takımın Galatasaray karşısında hak etmediği bir yenilgisini "Büyük Hasar" olarak değerlendirmek de hiç doğru değil..
Belki de bu noktada, Taka Gazetesi'nin, "Kendinizi Sorgulayın" başlığı ile değerlendirme yapmak en doğrusu…
Zaten, yeniden yapılanma sürecini yaşayan, ekip olmak için zamana ihtiyacı olan ve de şampiyonluk hedefi için gelecek sezonu seçtiğini başında ifade eden bir Trabzonspor söz konusu ise, biraz insaflı davranmak gerekiyor.
Ancak, ligin ilk 6 haftasındaki getiri ile futbol adına çok iyi şeyler yapmasa da lider olunması, çeyrek asırlık şampiyonluk beklentisini ister istemez öne çekiyordu.
Galatasaray maçı, Hacı Bektaş'ın deyimi ile "Her ne arar isen kendinde ara"nmasını ortaya koydu.
Her zaman yinelediğimiz bir şey var: Spor yazarlığı yapıyoruz. Onun için ne tam teknik direktör, ne kulüp başkanı, ne de futbolcu olamayız, olmamalıyız.
Sadece, kamuoyu adına gördüklerimizi, biraz da tespitlerimizi aktarmalıyız.
Trabzonspor'un futbolcu kadrosunu, ilk 11'ine ve oynadığı futbola baktığımızda hemen hemen herkesin gördüğü net yanlışlar eksikler var.
Birincisi kaleci Tolga konusu..
Bu haliyle Trabzonspor'un kalesinde güven vermediğini kendisi de biliyor. Kale çizgisine çakılı oynuyor. Ama aynı çizgi üzerinde de çok rahat gol yiyor. Artık bir aşağıya inmeli ve Tolga'da indiği için rahatsızlık duymamalı. Pişmeye çalışmalı..
Trabzonspor'un kanatları kırık. Hem savunmada, hem de Yattara'nın yokluğunda hücumda.. Onca futbolcu alındı ama, kanatlara gerekenler alınmadı.
Buna rağmen mevcut durumda, artık Tayfun'un sağ tarafa konmasından vazgeçilmeli. Bu yerin bu kadroda en uygununun Serkan olduğu kabullenilmeli.
Orta alanda, Hüseyin-Selçuk ikilisi, ne olursa olsun sahada tutulmalı inadından Ersun Yanal vazgeçmeli.. Örneğin Galatasaray maçında Colman ile birlikte Yattara oyuna alınmalıydı. Colman için Tayfun çıkarılırken, Yattara için seçenek Isaac yerine Selçuk olabilirdi. Hatta forvetteki uyumsuz ikiliden herhangi biri..
Bir dikkati çeken durum da, Gökhan'ın formsuzluğu.. Ancak, yine de gol koklamada ve atmada bu oyuncu, "koşuyor, çırpınıyor. Ne zaman ne yapacağı belli olmuyor" denilerek inat ve umutlu sahada tutulan Umut'tan daha öncelikli olduğunu düşünüyorum.
Sonuç olarak, Trabzonspor, kendi çabası ile Galatasaray'ı galipg etirdiğ ibir maçtan sonra, eleştirilmeli, ancak bu "vur-parçala" derecesinde olmamalı..
Bunun ne Trabzonspor'a faydası vardır, ne de parçalanan bir Trabzonspor ile hareket edecek olanlara… Yıkmak adına eleştirmek kolaydır. Yapmak adına eleştirmek de akıl ve sağduyu işidir.. Bunu iyi kavramak lazım…

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları