Haşim Kılıç da ümitsiz!..

A+A-
Ahmet TAKAN

Ankara’da sahneye konulan “cambaza bak” oyununun bilmem kaçıncı perdesinde heyecan yine doruğa çıktı!.. Bazı çevrelerin deyimi ile “yeni anayasa konusunda büyük uzlaşı sağlasın” diye Başbakan Tayyip Erdoğan’ın TBMM Başkanı seçtirdiği Cemil Çiçek’i, anlaşılan o ki; büyük hüsran bekliyor.
Niye mi?
Bakın, bir ülkenin en yüksek yargı organının başındaki isim de yeni anayasa çalışmalarından dolayı etrafına umutsuz olduğunu ifade ederse, gerisini siz düşünün..
Evet.. O isim, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç...
Bugüne kadar yeni anayasa çalışmaları hakkında kamuoyu önünde pek konuşmayan Haşim Kılıç, artık yakın çevresine, sürece inanmadığını, bunun sonuçlanamayacağına inandığını da anlatıyor.
Hangi sözlerle?
Haşim Kılıç diyor ki:
“Daha hiç kimse cebindeki kırmızı çizgileri çıkartmadı. Tabiri caizse daha cicim ayları .Yarın iş ciddiye bindiğinde, konuşulmaya başlandığında mesela CHP daha ilk maddeye oturduğu anda ‘önce şu Anayasa Mahkemesiyle, HSYK’nın durumunu bir getir diyecek’. Hâlâ o referandumdaki şeydeler... Hükümet de bundan vazgeçmeyecek. MHP de diyecek ki ’Türk vatandaşlığı tanımını düzenleyen 66’ncı madde korunsun’. Kırmızı çizgiler bu işi sonuçlandırmaz.”
Bu sözleri duyunca, günceldeki başka konuları da kurcaladım. Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un yargılama yerinin “doğru yer” olduğu düşüncesindeymiş. Haşim Kılıç’ın Anayasa mahkemesinin yapısı ile ilgili bir de isteği var:
“Anayasa Mahkemesi üyelerinin sadece 3’ü değil, 10’u TBMM tarafından seçilsin.”
Ne güzel, değil mi?


Asker sızlanır mı?

Okullarda Milli Güvenlik dersi kaldırıldı. Lise dengi Askeri okullar da buna dahil. Askeri okullarda Milli Güvenlik dersinin kaldırılması İmam Hatip Liselerinden Arapça dersinin kaldırılması gibi bir şey.
Uyumlu Genelkurmay Başkanımız tam siper yaptı. AKP’nin yıkım kadrolarının elinden saz bir türlü düşmüyor.
Okullar sivilleşecekmiş!..
O zaman Ankara’yı da sivilleştirelim.
Genelkurmay Başkanlığı ile Kuvvet Komutanlıkları kentin göbeğinde.
Kaldırın gitsin!..
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer açıkladı:
“İrtica konusu da ders kitaplarından kalkıyormuş”
“İrtica tehlikesi ve mücadelesi” hâlâ Başbakan Tayyip Erdoğan’ın imzaladığı Milli Güvenlik Stratejisi içinde.
Kaldırın onu da bitsin..
Ne var daha sırada?..
Sonu “Ne mutlu Türküm” diye biten andımız. Başbuğ Atatürk’ün yattığı Anıtkabir..
Derdimiz askeri siyasetin içine itmek değil.
Sarı Öküzü teslim ettikten sonra sırayla teslimiyete devam eden zihniyet, bari sağa sola, “askeri kaynaklar yapılan bazı yayınları ’TSK’yı yıpratmak maksatlı değerlendirmesi yaptı” haberlerini dümenden üflemeye çalışmasın.
Her şey ortada!..
Yoksa Tayyip Erdoğan’ın kulağına gider ve derse, “Askerlik sızlanma yeri mi?” diye.
Ne olur haliniz?


Erdoğan’ın karanfili

Başbakan Erdoğan, Zaman gazetesinin 25. kuruluş yıldönümüne katıldı. Oldukça neşeli bir görüntü verdi. Zaman gazetesinin temsil ettiği toplulukla kavga ettiği şeklindeki yorumları çürütmek istiyor gibiydi. Konuşmasındaki en önemli mesaj “intikam peşinde olmayacağız” cümlesiydi.
Tayyip Erdoğan’ın  bu toplulukla derinden derinden yaptığı kavgayı ve çektiği sıkıntıları  sağır sultan bile duydu.
İçişleri Bakanlığı’nın bugünlerdeki en büyük sıkıntısı ne?
Valiler ve Emniyet Müdürleri kararnamesi.
Kapalı kapılar arkasında yapılan kavgalı pazarlıkları isim isim çıkıp kamuoyuna anlatabilecek bir baba yiğit var mı?
Bülent Arınç’ın  elinde gezdirdiği uzun listede neler var?
Arınç, “o listeyle” nereler arasında mekik dokuyor?
Bülent Arınç, kiminle kimin arasında tutkal vazifesi göreceğini söylüyor?
Erdoğan, Zaman’ın pastasını kesti, “Bu pastadaki ağız tatlılığını gönül dünyamızla devam ettirelim” dedi  ama gönderdiği ılımlı mesajlar ne kadar kaale alınır belli olmaz.
Hayırlara vesile olur İnşallah!..


CHP’ye kırmızı dosya

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal’ı genel başkanlık koltuğundan eden kaset skandalıyla ilgili soruşturmanın Ankara Özel Yetkili Savcılığı’na devriyle ilgili olarak,  “Önümüzdeki günlerde özel yetkili savcı CHP’yle ilgili bir dosya çıkaracaktır. Ortalık birbirine girecektir. Bu böyle olacak. Hayali isimler, gizli tanıklar koyup bir şeyler yapacaktır herhalde” dedi.
Bu dosyanın ne olduğunu çok merak edip sorduk. “Elimde şu an somut bir belge yok” dedi Kemal Kılıçdaroğlu. CHP liderinin, Deniz Baykal davası ile ilgili “derin” şüpheleri var. Kılıçdaroğlu’nun yanıtını aynen aktarıyorum:
“Oda TV.. İklim Bayraktar.. Gizli tanıklar.. Gizli sanıklar.. Bin tane numara ile işi buraya getirebilirler . Bugüne kadar benzer dosyalar gibi böyle bunu da düzmece, gizli tanık, gizli sanık. Neredeyse 2-2,5 yıl oldu.  Bu çok mu zor bir şey. Çok kolay ama bilinçli bir şekilde özellikle sürüncemede bırakıldı, kime bağlayacakları da belli değil. Neden bu kadar uzadı?  Sonuç itibariyle bütün şeyler belli. IP numarası belli, nereden çıktığı belli. Bütün bunlar belli iken bu işin bugüne kadar çözülmemesi de soru işareti.”  CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin de “Bir bilgi yok ama bir beklenti var bu konuda. Tabii ki. Bizim kuşkularımız öyle” dedi.
Bu aralar, okyanus ötesi uzantılı internet sitelerini çok dikkatli takip etmek gerekir!..

Yazarın Diğer Yazıları