Hatadan dönmek erdemdir

A+A-
Ergun KAFTANCI

BAŞBAKAN Binali Yıldırım'ı bazıları Aziz Yıldırım ile akraba sanıyormuş...

     Yok öyle bir şey; Başbakan, etrafı dağlı ortası bağlı yerden yani Erzincan'dan...

     Aziz Yıldırım ise Diyarbakırlı, Zülküf Dağı'nın eteğindeki Ergani'de dünyaya gelmiş...

     "Durup dururken bu ne alâka" diyeceksiniz...

     Söyleyim; ikisini hısım zannedenleri aydınlatmak istedim...

     Gelelim Başbakan'ın ekranlara da yansıyan son Diyarbakır konuşmasına...

     Sakin mizaç olarak tanıdığımız Binali Yıldırım gitmiş, yerine bir başka Binali Yıldırım gelmişti... Gözünü ekranlardan ayırmayanlar ilk kez, asabi mizaç bir Binali Yıldırım seyretti...

     Diyarbakır'da ve bölgede, bölücü terör örgütünü besleyen belediyelere ve PKK'ya ateş püsküren Yıldırım, hazırladıkları kalkınma planını da bütün ayrıntılarıyla anlattı...

     Kesin ifadeler kullandı; iktidarın yakın zamana kadar izlediği politikayı yok sayan "Çözüm mözüm yok, çözüm millette, terör örgütüyle çözüm olmaz" cümlesiyle de iktidarın mücadelede ne kadar kararlı olduğunu tekrarladı...

     Terör örgütüyle çözüm olmayacağını geç de olsa anladılar...

     Keşke Oslo'dan başlayarak değişik yerlerde ve değişik zamanlarda -En son da Dolmabahçe'de- çözüm için terör çetesi muhatap alınmasaydı ve pazarlık masasına oturulmasaydı...

     Müzakere yerine mücadele yapılsaydı Türkiye, PKK belasından kurtulmuş olmanın huzurunu ve kardeşliği çoktan yaşamaya başlamış olacaktı!

   

  Üst akıl, melanet demektir

     HİNOĞLU hinliğin yeni adı üst akıl...

     Obama'nın ya da kurmaylarının, Amerika Birleşik Devletleri'nin dış politikasını kendi çıkarlarına göre dizayn etmesi o ülkedeki üst aklın işidir...

     Yani kendisinden başka herkesi akılsız kabul eden aklın işi...

     Değişik ülkelerin zenginliklerini düzenbazlıklarla ele geçirmeye ve o ülkeleri türlü çeşitli faktörler kullanarak emperyalist ilkelerle yönetmeye ya da yönlendirmeye kalkmak hinoğlu hinliktir...

     Kısacası, üst akıl dedikleri melânete çalışan akıldır...

     Bu deyimi ilk kullanan, aktif siyasete paydos diyen Bülent Arınç...

     Cemaatin, paralel devlet haline geldiği anlaşıldığında Başbakan Tayyip Erdoğan'ın söylediklerine karşı çıkmış, "Bu cemaate gönül vermiş olanların böyle fenalıklar planlayacağına inanamıyorum; bu işin içinde bir üst akıl var sanki" diyerek melânet peşinde koşan ve cemaati yöneten bir mihrakın varlığını ima etmişti...

     Siyasal literatüre giren ve o günden bugüne kimsenin doğru dürüst tarif edemediği üst akıl lâfı, dilimize yapışıp kaldı...

     Durum değişmiş değil...

     Aleyhimize geliştirilen her türlü iğrenç politikayı üst akıl ürünü diye niteliyor ve bunlarla uğraşmakta başarı gösteremediğimiz anda da onu, etkinliği fazla dış mihrak diye yorumluyoruz...

     Üst akıl sömürüye dayalıdır; o nedenle ülkeler kendilerini, o mel'un üst akıldan korumalıdır...

     Tabii biz de...

 

     Sonuç ne?

     Dipsiz kile, boş ambar...

     Üst akıl bildiğiniz gibi, yani melânete devam!

 

Cevabı  bulamadım

     BİR türlü çözemedim...

     Hava sahamıza giren Rus uçağını düşüren F-16'ların pilotları acaba FETÖ elemanı mıydı...

     Öyle dediler...

     O günlerde Başbakan olan Ahmet Davutoğlu'nun ne dediğine bakalım..."Rus uçağının düşürülmesi emrini ben verdim" demişti...

 

     İnce noktanın farkına varılmadı ve "Pilotlar FETÖ'cüydü de öyle olmayan başbakandan neden emir aldılar" sorusu da sorulmadı.

     Dolayısıyla kimse, "Emir aldıklarına göre Davutoğlu da cemaat mensubuydu" diyemedi.

 

     Ne yalan söyleyim, bu yaşananlara aklım ermedi...

 

 Nedense bize uzak durdu

       İSLAM Kerimov öldü, Özbekler durmadan ağladı...

       Gözyaşları dinmiş değil; halk ülkeyi 27 yıl keyfince yöneten biri için neden bu kadar çok gözyaşı döker anlayamıyorum...

       Kerimov, Sovyet döneminde yetişmiş biriydi. Komünizme ve Kremlin'e sadakati sayesinde göze girmişti. Özbekistan'ın yönetimi de o yüzden Kerimov'a kaldı...

       Türkiye'ye hiçbir zaman sıcak yaklaşmadı...

       İlham Aliyev, Nursultan Nazarbayev, Almazbek Atambayev gibi Türk liderler Türkiye'ye ne kadar yakınsa Kerimov o kadar uzaktı...

       Rusya'ya ve Ruslara daha yakın duruyordu...

       Oysa Özbek kardeşlerimiz Türkiye denince hâlâ büyük sevgi ve bağlılık gösteriyor.

       Tezata bakın!

       Allah Kerimov'un da taksiratını affetsin!

 

BİR SÖZ

       İNSAN, yapmadıkları iyiliklerden dolayı suçludur!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları