Havuz medyasının telaşı...

A+A-
Ahmet SEVGİ

Rivayet ederler ki saatin kıymetli olduğu bir devirde köylünün biri altın kaplama bir saat bulur ve köyün imamına giderek ne yapması gerektiğini sorar. Saat, imamın hoşuna gitmiştir. “Kara kaplı kitaba bakalım, ne yazıyorsa ona göre amel ederiz” der, imam efendi. Sonra da bir kitap açar, karıştırır karıştırır ve okumaya başlar: “Alânuhâ, bulânuhâ, çalânuhâ harâmuhâ; imâmuhâ helâluhâ...”
Katrilyonluk Cumhurbaşkanlığı Sarayı tartışılmaya başlayınca bizim havuz medyası da telaşa kapılıp hikâyedeki imam gibi kara kaplı kitapta fetva aramaya başladı. Nitekim buldu da: “Sarâyuhâ, marâyuhâ, uçâguhâ harâmuhâ; temsîluhâ helâluhâ... Yani havuz medyası diyor ki: “Aslında yapılan saray da, alınan uçak da israftır, haramdır ama devleti temsil ettiği için helâl sayılır.
Hayreddin Karaman gibi fetva verecek mevkide olmasak da biz de mürekkep yaladık, Âyet ve hadislerdeki israfa dair hükümleri biz de okuduk, lakin devleti temsil konusunda yapılan israfın helâl olduğu hakkında hiçbir hükme tesadüf etmedik.
İsrafın zıddı iktisattır. Yani iktisatlı davranmadığınız zaman israf ediyorsunuz, haram işliyorsunuz demektir.
Hem sonra Hz. Peygamberin sarayı mı vardı? Hulafâ-yırâşidîn (dört halife) niye saray yaptırmadı? Onlar devleti gereği gibi temsil etmiyorlar mıydı?
Bizim çocukluktan beri duyduğumuz; Hz. Peygamberimizin doğumuyla Kisrâ’nın (Nûşirevan) sarayının sarsılıp yıkıldığı idi. O Kisrâ ki (Nûşirevan) adını tarihe adalet sembolü olarak yazdıran kişidir. Veziri Büzürgmihr de Kisrâ gibi bilge ve âdildi. Din çizgisinde yürüdüğünü iddia eden bir fırkanın ve onun kapıkullarının israfı (saray) temsile hamlederek helâl görmeleri kıyamet alameti olabilir mi?
Malum güruhun Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı savunmak adına bir de Atatürk’ü emsal göstermeleri yok mu? Tam da trajikomik bir vaka... Neymiş efendim, Atatürk de 4 bin 500 liraya Çankaya Köşkü’nü aldırtmış, hayatının bir kısmını Dolmabahçe Sarayı’nda geçirmiş. Atatürk’ün bir de Savarona yatı varmış...
Bu ifadeler bana Neyzen Tevfik’in bir beytini hatırlattı:
“Âdile fırsat düşerse kinden istib’âd eder//Zâlimidbâra düşünce dinden istimdâd eder.” Zavallı havuz medyası da dara düşünce hiç sevmediği Atatürk’e sarıldı.
Bir defa sormak lazım: Atatürk’ün yaptıkları doğruysa niye ona düşmansınız? Eğer yanlışsa, niye katrilyonluk Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı aklayabilmek için Atatürk’ün icraatlarını emsal gösteriyorsunuz? “Şaşkın ördek kıçından dalar” sözü boşuna söylenmemiş herhalde...
Son olarak şunu da ilave edelim ki hükümetin vicdanı olarak takdim edilen Bülent Arınç, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki israf için diye diye “Az para değil” diyebildi. Hükümetin vicdanı ancak bu kadar söz söyleyebiliyorsa hariçten gazel okuyanların “Devleti temsil babında israf (haram) söz konusu olmaz” demeleri pek de şaşırtıcı gelmiyor bana!
Particilik ve menfaatin insanları hangi derekelere düşürdüğünü görüyor musunuz?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları