Hayırlı olsun diyemiyorum

A+A-
Savaş SÜZAL
Seçimler sona erdi ve AKP ülke çapında, akıllarda hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak başarı elde etti. Bu başarının aslında ötekilerin, yani karşı partilerin başarısızlığından kaynaklandığı anlaşılıyor. Bu başarının altındaki gerçek nedeni, hâlâ kendi kampında yaşayan ve AKP'ye dolaylı hizmet eden züppe Türk burjuvazisi anlayabilmiş değil. Mart ayında Ankara'yı ziyaret ettiğim zaman CHP Genel Merkezi'nin bir huzur evi havası verdiğini ve emekli bürokratlarla hâlâ siyaset yapmaya umut bağladığını yazmıştım. Barajı geçen MHP kendi çapında bir ilerleme gösterdi ama bunun da yeterli olmadığına inanıyorum. Türkiye de Atatürk'ün efendi olarak seçtiği taban kendisini bence aşağılayan ve hor gören ancak hizmetkârı olarak değerlendiren bu gruba ikinci darbeyi vurdu. Ekonomik açıdan zengin olmadan zengin gibi yaşayan, marka ve gösteriş meraklısı, büyük borç batağında bu gruba bence ikinci kez ders verdi. Şimdi herkesin oturup yeni sonuçların önümüzdeki beş yıl içinde Türk siyasetinde nelere yol açacağını değerlendirmesi lazım. Bana göre seçimin en belirgin ve herkesin göz ardı edemeyeceği görüntü Türk medyasında yaşanacak. Bu güne kadar zaten bağımlı olan Türk medyası elinde avucunda azıcık kalan bağımsızlığını da tamamen kaybedecek ve patronların borazanı olmaya devam edecek. Yani para vererek büyük iş adamlarının propagandasını okuyacak ve izleyeceksiniz. Yalaka Türk gazeteciliği insanı kusturacak en güzel örneklerini verebilir. Tabii beyin uyuşturucusu olan diziler furyasına da devam. Ekonomi ve iş dünyası artık tamamen yeşil sermayenin eline geçecek. Bu arada şu anda az sayıda kalan muhalif sermaye artık olsa olsa taşaron rolüne soyunacak. Bu konudaki en güzel örnek komşumuz İran'da yaşanan Humeyni devrimi sonrası. Siyasi partilere gelince; AKP'nin bu gidişatı bana 1950-1960 arasındaki gelişmeleri hatırlatıyor. Bence seçim sonrası tevazu konuşması yapan Erdoğan ve takımının pervasızlıkları artabilir ve aynı 1960 öncesi ikinci kez seçim kazanan Demokrat Partili Başbakan Menderes gibi siyasi diktatörlüğe özenebilir. Umarım sonları Menderes gibi olmaz. Bence bu dönem kaderini güvercine bağlayan Türk halkının da en ızdıraplı yıllar olabilir. Muhalefette gücünü iyice yitiren CHP'nin kendini yenilememesi ve halkla gerçek anlamda bütünleşmemesi halinde bence sonu aynı DP ve ANAP gibi olabilir. Bir kere bu parti, emeklilerin siyaset yaptığı bir parti olmaktan kendini kurtarıp bir zamanlar Rahşan Ecevit'in kendilerini iktidara taşıyan gençlik kollarını yeniden kurup örgütlenmesi lazım. Yani CHP, hem kendini hem de teorilerini yenilemek zorunda. Muhalefette yeniden yer alan MHP'ye gelince... Önümüzdeki dönemde, Meclis'teki Milliyetçi ve sağcı gerçek parti MHP olacak. Bu MHP'nin sağın tek temsilcisi olarak görüldüğü sinyalini veriyor. Bu durumda MHP kendini biraz daha merkeze çekip daha ılımlı kişileri de bünyesinde barındırmak zorunda. MHP'nin gençlik kolları zaten yeteri dinamikliği yaratıyor. Mecliste grup kuracak olan Bağımsız Kürtler ise kanımca Türk siyasetinde sık sık gerilim yaratacak unsur olacak. Seçim öncesinde Leyla Zana'nın yaptığı açıklamalarla bu siyasi eğilimin Türkiye gündemini ne kadar kolay gerebilecekleri görüldü. Bu takımın Mecliste grup kurup parti olarak ortaya çıkması da artık kaçınılmaz. Bence bu grup Meclis'te AB ve ABD bağımlısı AKP'nin en yakın işbirlikçisi olacak. Türk halkına gelince, televizyonlardaki diziler afyonu ile sarhoş varoşlar, bence ikinci döneminin ilk yıllarında, kömür ve bulgurlarla yemek fişlerine güvenerek iktidar yaptığı AKP'nin seçim için izlediği vaat ekonomi politikalarını bir yana bırakarak önümüzdeki günlerde ilk darbelerini vurması ve bir süredir seçim nedeniyle bekletilen zamların yapması kaçınılmaz olacak. Bu arada halk arasında AKP'ye oy veren kişilerin çocuklarının gelecekte bu partiye oy vermesini beklememiz lazım. Yani AKP taraftarı olan ve bugüne kadar kurulu düzenin burjuvalarına tepkili halkın çocuklarının da ileri de burjuva olması kaçınılmaz. Evet, sevgili okurum; dilerim bugün AKP'ye oy verenler, yeni yıla daha büyük pişmanlıklar içinde girmezler.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları