Hazır başlamışken "ASELSAN"'a da bir bakıverseniz

A+A-
Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü'ye göre "FETÖ" denen yapılanmanın "devlet"e açtığı en önemli gediklerden biri de sınır güvenliği konusunda.

'Sınırları sadece barikat ve duvarla değil de bir merkezi sistem üzerinden elektronik altyapıyla, gece görüş cihazları kullanarak koruma ve izlemeyi sağlayan' projenin "FETÖ" tarafından "baltalandığını" ileri süren Özlü "araştırdıkça ilginç olaylar çıkıyor" diyor.

***

Özlü'nün bahsettiği proje bir ASELSAN, TÜBİTAK, HAVELSAN ortaklığı olunca insan sormadan edemiyor;

Araştırdıkça -kumpasın fırına verildiği- 2006-2007 yıllarına denk gelen şüpheli ASELSAN intiharlarının perde arkasından da "ilginç olaylar" çıkmaz mı acaba?

Millî tank ve F-16'ların modernizasyonunun yanı sıra "komuta kontrol ve şifreleme sistemleri" üzerinde de çalışan bu "genç" ve "önü açık" mühendisler de bu yolla tasfiye edilmiş olabilirler mi acaba?

+++++++

Bana danışmanının danışmanını söyle...

------

SADAT'ın kurucusu emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi'nin Cumhurbaşkanı'nın başdanışmanı olması epey tartışıldı...

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın hangi fikri, ideolojik kaynaklardan besleniyor olduğu hepimizin bekasını ilgilendiriyor madem; beslendiği kaynakların nereden beslendiğine de bir bakmak gerekir değil mi?

SADAT'ın yani Cumhurbaşkanı'nın Başdanışmanının danışmanlardan biri hayli tanıdık çıktı:

Abdurrahman Dilipak...

***

Kendi adıma anlamakta zorlandım. Şöyle mi olacak yani;

Cumhurbaşkanı, tam da "darbe"ye karşı "demokrasi" zemininde buluşmuş olmamızı bir "milat" ilan ettiği dönemde "demokrasi"ye bakışı "Demokrasi modern insanın alelüyasıdır. Dünya benim için ahretin tarlasıdır. Ben Allah'ın rızasını kazanıp cennete gitmek istiyorum. Demokrasi bana cennet vaat etmiyor..." şeklinde olan birine danışan birine mi danışacak "tavsiye" gerektiğinde?

++++++++

Şimdi anlaşıldı yangından mal kaçırır gibi "hain mezarlığı" şovuna girişmesinin nedeni; yangından mal değil ama saraydan damat kaçırıyormuş meğer!

++++++

"İnsan sadece söylediklerinden değil, sustuklarından da sorumludur."

Aziz Nesin

+++++

Bazı cüzdanlar...

-----

Hep birinden biri olur, ikisi birlikte var olamaz sandık; sorguladık:

Vicdan mı?

Cüzdan mı?

***

Kimi kartvizit taşırdı;

"Yakinimdir"...

Kimi kendi bataklığını;

Ödenemeyen kredi kartları; insanın sahip olmadığı, hak etmediği, kazanmadığı, olmayan parasına prangası...

Kimi, "şahsiyeti"ne bedel biçilen "1 dolar"ları taşırdı...

***

Dün ise...

Şehit Üsteğmen Ömer Bozkurt'un eşi Handan Bozkurt "sen cüzdanında taşıdın ben okudum" deyip de ay-yıldızlı tabutun başında titreyerek okuduğunda;

"Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır

Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır" şiirini, öğrendik ki;

Meğer; vicdanını taşırmış kimi de cebinde... Vatanıyla yaptığı kalbî anlaşmayı...

+++++++

"İORYSS"

-------

YÖK'ten ricamdır;

Önümüzdeki dönemin sınav takvimine bir de "İlber Ortaylı'yla Röportaj Yapabilecekler Seçme Sınavı" eklensin...

Sınavı geçemeyenler ne ekranda kendilerini rezil etsin, ne de ekran başında izleyenleri delirtsin...

+++++

Dünya için, Ümran da Aylan'ın unutulduğu kara delikte kaybolup gidene kadar "insanlık" vakti; üç günlük gözyaşı nöbeti ilan edilsin, sonra dağılır herkes nasıl olsa!

++++++

GÜNÜN SORUSU

-----

Samsun Uyuşturucu İle Mücadele Derneği Başkanı 70 Kg. uyuşturucuyla yakalanmış... Çürümeyen yerin kaldı mı Türkiye?

++++++

Son nefesinde rahat verseniz...

-----

PKK'lı teröristlerin Van 2 Nisan Polis Merkezi ve Polisevi'ne düzenlediği saldırıda yaralanan polis memuru Muhammet Acar tedavi gördüğü hastanede şehit olmuş.

Bir gün önce İçişleri Bakanı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ile Emniyet Genel Müdürü Acar'ı ziyaret etmiş ve şehit polis Bakan Ala'dan "tayinini" istemişti;

"Son dileği"ymiş meğer, yerine getirilemedi...

Devlet erkanının Acar'ı ziyaret fotoğrafları dikkatimi çekti; onca üst düzey isim olunca tabii beraberlerinde korumalar, gazeteciler, eh illaki "yancı"lar, rehberlik edecek kurum personeli oda dolusu insan, belli ki "ağır yaralı" olan polisin başında...

Doktorların onayı olmadan gerçekleşmemiştir böyle bir ziyaret elbette ama yine de emin olamadım doğrusu;

Can çekişen bir hastanın başına üşüşmek, onu böyle yormak doğru mu?

  • Yorumlar 8
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları