Hazırdan yiyenlerin, yıktığı milli değerler

İsrafil K.KUMBASAR

Bizim ‘eski’ vilayetlerden bakanlar, Türkiye’ye imrenmekten kendilerini alamazlar. Akıntıya kapılmış giden Orta Doğu memleketlerinde, azımsanmayacak bir ‘Türkiye hayranı’ kitle mevcuttur.
Havasından mı, suyundan mı bilinmez, kahrederek gidenler bile canım topraklarımızın adı geçtiğinde iç geçirir, gözleri özlemle yaşarır.
‘Gıpta’ ile söz edenlerimiz kadar, ‘haset’ ile çekiştirenlerimiz de çoktur. O cenahın zaviyesi binlerce yıldan beri neredeyse hiç değişmez.
Şöyle babayiğit, ‘kafa tutan’ vatansever bir idareci oldu mu başımızda, pusar ve kuyruklarını altlarına toplarlar.
Ammaaa, her söylenene “Peki efendim”  diye boyun eğen birini buldular mı, gelsin talimatlar, gitsin talimatlar.
Arada bir sırt sıvazlarlar, ‘başı okşanan çocuk’ muamelesi çekerler. Ardından, öğütleri peşpeşe sıralarlar:
- “Üretme, tüket.”
- “Eldekini, avuçtakini sat.”
- “Milli değil, evrensel ol.”
- “Ülkedeki etnik azınlıklara daha çok özgürlük, daha fazla hak tanı.”
Öyle şeyler dikte ettirilir ki, en basit mantık kurallarını bile dikkate alacak zamanları kalmaz hazretlerin.

***


Misal, Yugoslavya’yı parça parça ederler. Irak’ı üçe, beşe ayırırlar. Sonra bizimkilere “Kıbrıs’ı birleştirin” buyruğunu verirler.
Tabii kimse sorma lütfunda bulunmaz:
- “Niye bir takım yerler bölünüyor da, bir takım yerler birleştirilmek isteniyor?”
Hani ‘baş okşama’ faslı var ya, sır orada.
Bir eline ‘çakma’ ödül, öbür eline ‘ham hayalleri’ yükleyip efsunlanmış halde milletin arasına salarlar.
Gerisini biliyorsunuz zaten. ‘Dünyanın bilmem kaçıncı’ ekonomisiymişiz, ‘kendi kendine yeten’ bilmem kaç ülkeden biriymişiz. ‘Bölgesel güç’ mavalları, ‘küresel aktör’ palavraları.
Diyelim ki o meşhur ‘sıfır sorun’ masalı. Acaba bir muhasebe yapılır mı bu konuda,  “Biz sekiz yıldır hangi milli sorunu lehimize halletlik?” diye.
Kıbrıs?.. Karabağ?.. Batı Trakya?.. Ege?..
Ama lafa gelince büyük ülkeyiz, ‘köhnemiş çizgileri’ silip yerine ‘yepyeni bir vizyon’ koyuyoruz. Vizyon dedikleri de ‘üçüncü sınıf ülkeler’ ile vizelerin karşılıklı kaldırılması.

***


Gerçeklerin yerine ‘oryantalist’ düşleri rehber edinenler, kendilerini ‘dev aynasında’görmeyi sürdürüyor.
Ama ‘vizyon’ şâhane (!)
Doğu’dan bakınca ‘dünyada ağırlığı olan’, ‘düzenini oturtmuş’, ‘gelişmiş’ bir Türkiye. Batı’dan bakınca ABD’ye, AB’ye, BOP’a, bilumum küresel güçlere her an ‘eklemlenmeye’ teşne yıldız ülke.
Sevsinler! Herkes ‘ülke kaynaklarının’ 7-8 yıl içinde nasıl el değiştirdiğini gördü. Memleketin bir ‘mezat alanına’ çevrildiğini bilmeyen yok artık. ‘Satışların’ en baba savunucuları bile “Bunun ucu nereye varacak?” kaygısı taşıyor.
“Mal canın yongasıdır”  derler, doğrudur. Ama ‘candan daha aziz’ değildir. Öyle ya da böyle bir yolunu bulur ‘milli varlıklarımızı’ yeniden oluştururuz.
Oysa bugünkü tehlike daha da büyük.
Şimdi pazara sürülen, devletin ‘milli’ vasıfları, milletin ‘milli’ değerleri. Kazmayı eline alan, teknenin bir yerinde ‘gedik açmaya’ çalışıyor. Geçmişle hesaplaşacaklar ya!

***


Bunları fazla tanımayan dışarıdaki Türkiye sevdalıları da uzaktan bakıp bakıp iç çekiyor:
-  “Keşke biz de sizin gibi olabilsek.”
Niyet halis. Keşke olsanız.
Ama bizi ‘bugünlere’ bunlar getirmedi. Bunlar sadece ‘hazırdan’ yiyor.
Korkumuz odur ki, sizin özendiğiniz ‘o hasletlerimiz’, ‘değerlerimiz’, bunlar sayesinde birer birer uçup gidiyor elimizden.
Göremediğiniz nokta işte orası.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş