Hedefdeki adam

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Bütün dünyanın kilitlendiği ABD Başkanlık seçimleri beni hiç ilgilendirmiyor. Cumhuriyetçi McCain yerine Demokrat Obama’nın kazanması demokrasinin zaferiymiş. Tarihi dönüm noktasıymış. Bana göre Obama McCain’e nazaran daha genç olmasına rağmen aynı fotoğrafın negatifi, yani arabıdır. Hepsi o kadar.
Obama’nın seçilmesini zafer olarak nitelendirenleri de malum fıkradaki Bektaşiye benzetiyorum. Hatırlayanlar için... Şarap içmeyi seven Bektaşi’nin önüne iki testi şarap koyarlar. Bunlardan hangisi dahi iyi seç bakalım derler. Bektaşi birinci testiyi tepesine diker. Yüzünü buruşturarak: “Öteki daha iyi” diye peşinen konuşur. Etraftakiler “Olur mu öyle şey. Diğerinin tadına bile bakmadın” şeklinde sorgulamaya başlarlar. Bektaşi, “Ulan köftehorlar. Bundan daha kötü olamaz ya!” diye paylar herkesi.
Bush’tan sonra kim gelirse gelsin Bush’tan daha kötü olamayacağını
sadece Türkiye değil Amerika dahil
tüm dünya görüyor.


Bozkurt duruşlu
AKP’nin devlet bankalarından sağlanan krediyle TMSF’den satın aldırdığı malum gazete ve televizyonlar görevlerini itinayla yerine getiriyor. Mevcut hükümete muhalefet yapan basın organlarını susturmak için akla hayale gelmeyen itirafları meslek adına yapmaktan da çekinmiyor.
Türk milliyetçisi olduğunu her fırsatta dile getirip, memleketin gidişatından endişe duyduğunu her platformda haykıran Mustafa Özbek’i yine hedef tahtasına koydular.  Bozkurt amblemli Türk Metal Sendikası’ndan alerji duyup, bu köklü kuruluşu bölüp AKP’ye yamayamayanlar Özbek’in şahsına saldırı başlattı. Mustafa Özbek’in onursal başkanı olduğu Avrasya TV’yi susturmayı kafasına koyanlar bir taşla birden fazla kuş vurma düşüncesindeler.
Neymiş efendim, Özbek, sendikalarının sırtından yüzlerce tapulu mal sahibi olmuşmuş. KKTC’de haksız mal edinmiş. Yurdun çeşitli yerlerinde villaları, arsaları, beş yıldızlı otelleri varmış. Özbek’i 1970’li yıllardan Kırıkkale’den tanırım. Zaman zaman çayını içip memleket meselelerini istişare ederim. Malum medyanın haberlerinden sonra muhabirimiz Selda Öztürk Kay’la birlikte ziyaretine gittim. Her zamanki güler yüzüyle karşılayıp söz konusu tapuların hangi yılda kaç paraya alınıp Metal Sendikası üyelerine tescil edildiğini anlatırken, “İftiralarını ispat edemeyenler şerefsizdir!” diye meydan okumayı da ihmal etmedi.
Söz konusu haberlerde Türkiyem Topluluğu’na para aktardığı iddialarına da gülerek “Yavuz Selim bey, siz de toplantılarımıza katıldınız, kime ne kadar para dağıtıldıysa siz de bilirsiniz. Ben para vermediğime göre siz mi dağıttınız” diye de takılmadan edemedi.


Fenere baksınlar
Türkiyem Topluluğu toplantılarına katılan bazı isimler üzerinden Ümraniye davasıyla bağlantı kurmaya kalkışanlara ise “Ben Türkmenim, Türkmen töresinde davulun sesini duyan davetli sayılır. Gelen herkes de bizim konuğumuzdur. Öküz altında buzağı arayacaklarına, Deniz Feneri’nin, özelleştirmelerdeki peşkeşlerin, TMSF’deki imtiyazların, hortumların, Ali Diboların hesaplarını versinler” dedi.
Küresel sömürüye ve faşist baskılara boyun eğmeyerek, Türk Metal işçisini kurduğu Avrasya Metal İşçileri Federasyonu’yla dünyaya tanıtan Özbek, AKP karşısında dik durduğu ve boyun eğmediği için hedef seçildi. İktidar tarafından “ümükleri sıkılmak” istenen Hulki Cevizoğlu, Emin Çölaşan ve Nihat Genç gibi vatansever seslere kucak açtığı için hedef seçildi.
Hortumcularla, iktidar yandaşlarına asla yüz vermedi.
Bütün kin ve nefretleri bundandır...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları