Hedefim, Kıbrıs'ı birleştirmektir

A+A-
Rauf DENKTAŞ

Başlıktaki söz Rum lideri Hristofyas’a aittir. Kıbrıs meselesinin 1974’de Türk istilâsı ile başladığı yalanını dünyaya yaymış olan Rum liderliğinin başta gelen propagandası bu sözde saklıdır. İstilâ ile bölünmüş küçücük ülkesini birleştirmek için uğraşan masum Rum halkının liderlerine sempati yağmaktadır. ABD “Türkiye fedakârlık yapsın” diyor ve “öneriler Rumların kabul edebilecekleri şekle dönüştürülsün” önerileri yapılıyor; petrol arama Kıbrıs Hükümetinin egemenlik hakkıdır deniliyor. Verheugen geliyor ve Hristofyas’a güvendiğini söylüyor; AB Türkiye’yi “mükellefiyetlerini yerine getirmeye” çağırıyor “askerini çek” diyor, “AB ülkesinin dıştan Garantiye ihtiyacı yoktur” diye ekliyor. Kimse “Kıbrıs’ı birleştirmek isteyen” Rum liderlerine ve özellikle Hristofyas’a “1960 Antlaşmasından kurtulup Enosis yolunu açmak için silâha sarılan, ortaklık devletini Rum devletine dönüştürmek için Türklere yapmadığını bırakmayan siz değil miydiniz?” sorusunu sormuyor. 1963’den bu güne kadar Türklere yapmış olduklarınızın tazminatı ne olacak sorusu sorulmuyor.
Hristofyas’a Kıbrıs’ı EOKA’nın gösterdiği yönde, EOKA’dan ilham alarak ve Makarios’un vasiyetini uygulayarak mı birleştireceksin diye soran da yok! O halde bu soruları biz soralım:
1960 Antlaşmaları Türklere fazla hak verdi, onları eşit ortak yaptı ve Enosis’i yasakladı diye yok etmeğe çalıştınız. Şimdi 1960 Ortaklık devleti değildi; Türklerle ortaklık kurulamaz diyenlerin liderisiniz. Türklerin 1960 Cumhuriyetinin bağımsızlığında ve egemenliğinde eşit haklara sahip bir ortak olduğunu ve KKTC’nin bu nedenle Güneydeki Rum Cumhuriyeti kadar meşru olduğunu kabul ediyor musunuz? Bunu kabul etmediğiniz  “Kıbrıs’ta tek halk vardır” tekerlemenizden belli oluyor. Bu safsatadan vazgeçmek niyetinde misiniz? İkide birde “Kıbrıs meselesi 1974’de başlayan işgalden kaynaklanan bir meseledir” sözü milli siyasetinizin literatürü haline gelmiştir. 1963’de Türkler isyan etmişti yalanı da gençlerin tarih bilgisi olmuştur. Bu  yalanlara son vererek Rum gençliğine gerçekleri söyleyerek Enosisi yeniden, ve eskisinden daha etkin bir şekilde yasaklayacak bir anlaşmaya var mısınız? Bu soruya olumlu yanıt veriyorsanız, o zaman, hâlâ geçerliliğini “1960 Cumhuriyeti vardır ve ben onun Cumhurbaşkanıyım” diyerek teyit ettiğiniz 1960 Antlaşmalarını çiğneyerek elde ettiğiniz AB üyeliğinin, Türkiye de AB üyesi oluncaya kadar, aldatmaca olduğunu teslim ederek Türkiye’yi AB bünyesinde vetolarla tehdit etme şantajına son verecek misiniz? Enosis için başlattığınız kanlı mücadele sonucu ikiye bölünmüş olan Kıbrıs’ın birleşmesini istiyorsanız bu ikiye bölünmedeki suçunuzu itiraf ederek Türklere yaptığınız zarar ziyanı tazmin etmeye hazır olduğunuzu açıklamanız gerekmez mi? Bunu yapacağınıza siyasi görüşmelerde halledilecek konuları yargı kanalı ile ve tek yanlı olarak halletmek açıkgözlülüğünden vazgeçecek misiniz?
Sayın Hristofyas, ciddi şekilde adayı birleştirmek istiyorsanız yapmanız gereken ilk iş Güney Kıbrıs’ın (Rumların) Cumhurbaşkanı olduğunuzu açıklayınız ve karşıtınızın da Ortaklıktan dışladığınız eski Türk ortağın kurmak zorunda kaldığı Kuzeydeki Cumhuriyetin Cumhurbaşkanı olduğunu kabul ve ilân ediniz. Birleşme ancak o zaman mümkün olabilir çünkü birleşmesi gereken coğrafya değildir, eski eşit ortaklardır ve bu kez 1963’ü tekrarlayamayacağınız şekilde birleşmelidirler. Gerisi aynı ve oyundur. Bu oyuna gelmeyeceğiz.

Yazarın Diğer Yazıları