Helal olsun Leyla Zana'ya!..

Ahmet TAKAN

Açlık grevlerinin bitirilmesinin ardından PKKsever Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile BDP kökenli Bağımsız Diyarbakır Milletvekili Leyla Zana’nın Meclis kulisinde nasıl kucaklaştığını ve birbirlerine iltifat edip kutlama yaptıklarını dünkü YENİÇAĞ’da okudunuz. Habere imza atan Ankara Haber Müdürümüz Necdet Pekmezci bu kutlamaya canlı şahitlik yapan gazeteci. Bülent Arınç, genel kuruldan çıkıp yalnız başına muhalefet kulisine geçmiş. Tesadüf o ya!.. O sırada genel kuruldan çıkan Leyla Zana da Bülent Arınç’la  karşılaşıp karşılıklı teşekkürleşmişler. Taraflar Necdet Pekmezci’ye böyle anlatmışlar.
Bu bal gibi, planlanmış bir buluşma. Eğer bizim müdüre yakalanmasalardı sohbet daha da derinleşecek ve belki de gözlerden uzak başka bir mekana geçeceklerdi.
Bunun adı;  “Öcalan’ın taleplerinin başarı ile yerine getirilmesi kutlamasıdır” ...
“El ele verdik  hedefe tam gaz gidiyoruz”  kutlamasıdır..
“Beraber yürüdük ve yürürüz bu yollarda”  kutlamasıdır.
Artık Türkiye’yi Abdullah Öcalan yönetiyor. Onun Bakan ve Milletvekilleri de verilen ev ödevlerini yaptıktan sonra  “çak” yapıyorlar.
Bazı şeyleri tekrar ve tekrar hatırlatmakta fayda var..
Ne demişti Leyla Zana seçim çalışmaları yaptığı Mayıs 2011’de;
 “Bu süreç artık kendi kaymakamımızı, valimizi, kendi içimizde seçme sürecidir. Süreç artık önderliğimizin (Abdullah Öcalan) aramızda olması sürecidir. Gerillalarımızı artık aramızda, kendi içimizde görme sürecidir. Biz hükümete ortak olmak istiyoruz. Kabul ediyorlarsa birlikte yaşamaya varız. Kabul etmiyorlarsa kendimiz bunları yaratacağız. Gün gelecek Öcalan kendi halkının arasında, bu halkın çocuklarına öğretmen olacak, o günlerin yakın olacağına inanıyorum. Bu hükümet ya Öcalan’ın uzattığı barış elini tutup barışacak, veya biz halk olarak bu sistemin her şeyini reddedeceğiz.”
Satırları takip edin!..
Federasyon için Büyükşehir yasası: Tamam.
“Gerilla”  artık halkın arasında. Basının önünde bayramda milletvekilleri ile kucaklaştılar. Kimsenin gıkı bile çıkamadı. O da tamam.
Sözde açlık grevleri ile Öcalan’ın kanlı elini tutmayı bırakın,
adeta yapıştılar.
Geriye ne kaldı?.. Öcalan’ın salıverilmesi.. Onun da eli kulağında sayılır. Adalet Bakanlığı’nın paketlediği yasa tasarısında  “sağlık koşullarının”  alt yapısı hazır hale getirilir. Bir gün, bir de duyarsınız ki; Öcalan canisi İmralı’daki dinlenme ve hobi evinde çok ama çok hastalanmış. Birilerinin de bakımına muhtaç olduğu için yasa gereği bırakılıvermiş!..
“Olmaz”  demeyin..
Olur... Olur!..
Siz ağzı açık; sahte kabadayının İsrail’e sahte efelenmelerini seyrederken, hisseli harikalar kumpanyasının,  “12 Eylül yargılaması” versiyonuna alkış tutarken, her gün onlarca şehide bir gram göz yaşı dökmeyen Ahmet Davutoğlu’nun Gazze’deki timsah gözyaşlarına aldanırken...
Daha da alası olur!..
Leyla Zana ile Bülent Arınç da daha çok “çaak”  yapar!..
Hani ne oldu?.. İdam cezasının geri getirilmesi ile ilgili sahte kabadayılıklara. Öcalan, “barış”  elini uzatınca yapışıp kaldılar ve aniden gündemden de kalkıverdi.
İdam cezasının geri getirilmesi ve Öcalan canisinin darağacına yollanması için 2011 yılının başından beri samimi bir şekilde çalışma yapan, milyonlarca imza toplayan, anketler yaptıran Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa  Destici ile konuştum.  “Ne oldu sizin konuyla ilgili anayasa değişikliği ve uyum yasası teklifinize. Hükümet ne yaptı?” diye sordum.
Mustafa Destici, yasa değişikliği tekliflerini Meclis Dilekçe Komisyonu’na ilettiklerini oradan da “Bizim yetkimiz yok, tekliflerinizi anayasa komisyonu ve Başbakanlığa gönderdik”  yanıtı aldıklarını hatırlattı.
İdam söylemleri üzerine Başbakanla da görüştüklerini, Tayyip Erdoğan’dan  “idam cezasından yana olduğu”  izlenimini aldığını anlattı Mustafa Destici. BBP Genel Başkanına şu soruyu sordum;
“Tek başına iktidar olan Başbakan ve bir parti, kamuoyunun da geniş desteğini aldığı bir konuda neden harekete geçemez?” ..
Mustafa Destici;  “Tayyip Erdoğan’dan MHP de tam destek verirse bu işin olacağı izlenimini aldım”  diyince,  “Daha ne bekliyorlar o zaman getirsinler Meclis’e” şeklinde karşılık verdim. Destici de,  “Mahalli seçimler için yapılan anayasa değişikliği oylamasında fireleri görmedik mi? Hem AKP içinde de idam cezasının geri getirilmesine karşı olan grubun sayısını gözden kaçırma”  diye ekledi.
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ile konuşmamın en önemli ayrıntısı da şuydu;
 “Yasa değişikliğinin Meclis gündemine  getirilmesi için MHP’ye partimden bir heyet gönderdim. Yapılan görüşmede; ’Hükümetin teklifini bekliyoruz. AKP’den gelirse bakarız’cevabını aldım.”
Kendi partisi içinde “fitne-fesat”  söylemleri ile kelle avcılığına tüm enerjisini ayıran Devlet Bahçeli acaba gerçek ihanet odakları ile -yazılı açıklamalar dışında- gerçek mücadeleye ne zaman başlayacak?..
Memleket bu kadar karanlık bir tabloya mahkum olurken; acaba bu neyin bekleyişi!..
 Ülke üzerinde hain emelleri olan bölücülerin her kazandıkları başarıda milletin gözünün içine bakarak  “çaak” yaptıkları ortamda işi sadece samimi Ülkücülere çakmak olan Devlet Bahçeli’nin sırtında yumurta küfesi mi var?...
Getirin şu idam cezasını da, fitne ve fesatın gerçek odaklarının nerede olduğuna bir bakalım!..


 

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş