Hem paralı, hem havalı 'demokratlığı'da cabası

İsrafil K.KUMBASAR
Bizde ‘demokratlık’ ve ‘solculuk’ biraz ense ile doğru orantılıdır.  ‘Ense’ kalınlaştıkça, ’bankadaki hesap’ kabardıkça ‘özgürlükçü’ yanı daha ağır basmaya başlar entel dantellerimizin.
Aman sakın yanlış anlaşılmaya, ‘özgürlüklerin’ genişletilmesi, ’grev’ hakkı ‘sendikaların’ yaygınlaşması, ‘iş güvencesi’ anlamında değildir.
Ya nedir?
‘Devlet kesesinden’ vermek. (!)
Yine yanlış anlaşılmaması için biraz açalım, burada veren hep ‘devlet’ olacak, lakin alan ‘işçi’, ‘memur’, ’esnaf’, ’çiftçi’asla olmayacak.
Misal, ‘KKTC limanlarını’ Rumlara açalım.
Hatta askerimizi adadan çekme konusunda da bir an önce kafa yormaya başlayalım.
Evet, evet Rumlara bu tavizi verelim.
‘Demokratlık’ bunu gerektiriyor.
- “Dağlık Karabağ mı, o neredeydi sahi?”
‘Patronlar Kulübü’nün yeni patroniçesi Ümit Boyner’in sunumuna bir göz atınca, gayri ihtiyari bunları düşündük.
‘Formül’ şimdiden hazır, boy(u)na ver.
Dışarıda ‘taviz’ ver, dön içeride ‘yandaşlara’ ihale ver, ’kadro’ ver.

* * *

Dış politikadan, ekonomiye; seçim barajından, asker-sivil ilişkilerine kadar bir dizi konuda görüş beyan ediyor taze patroniçe.
İçindeki ‘birkaç önemsiz konuyu’ çekin alın, bütün söyledikleri adeta ‘AKP hükümetinin programı’ gibi:
- “Askeri bürokrasi, siyasi otoriteye tabi olmalı şekerim.”
Oh oh çok güzel, başka?
- “Darbe anayasası halkın içine sinmedi, yenisi gerekiyor.”
Hepsi bu kadarcık mı?
- “O ne ayol, Genelkurmay Başkanı düpedüz tehdit ediyor. Demokrasilerde böyle şey olur mu hiç?”
Ümit Boyner’in Türkiye gündemine bakışı üç aşağı beş yukarı böyle.
Tabii bunu yadırgamamak gerek, İktidarın başının morali bozuk, Genelkurmayın başının morali bozuk, ama hanımefendi “Bizim moralimiz iyi”  diyor.
Sizin moraliniz iyi olmasın da, ‘kimin morali’ iyi olsun ey ülkenin ‘seçkin’ evlatları.
- “Sahi yeri gelmişken TEKEL işçilerinin grevi için ne düşünüyorsunuz?”
Soru bir anlık bile olsa moral bozucu.
Fakat o da ne, fazla düşünmeden hemen yapıştırıyor cevabı Ümit Boyner:
- “TÜSİAD bu konuda taraf değil!”

* * *

Olsaydı, şaşardık zaten.
Ortada somut, ‘iki ayı aşkın süredir’ devam eden bir eylem var. Hak arayışındaki işçiler, aileleri ortada.
Patronlar Kulübü bu konuda taraf değil.
Peki neye tarafsınız?
- “Efendim biz 10’uncu demokratikleşme paketini hazırlayacağız.”
Güzel... Bir ülkenin ‘kaymak’ tabakası oturup da, halkı, sokaktaki vatandaşı kaale alacak değil herhalde. (!)
Oldukça ‘yerinde’ bir strateji.
Siz oturun, ‘Rumları nasıl sevindiririz’, ‘askeri nasıl hizaya getiririz’, ‘IMF ile ilişkileri nasıl düzenleriz’, onların çetelesini tutun.
‘Üç-beş işçinin’ ekmek kavgası için şu üç günlük dünyada kafa yormaya değer mi?
Naçizane bu kalem işçisinin bir önerisi var:
Selefinizin o koltuğu neden size bırakmak zorunda kaldığı malum. Ama böyle açıktan, daha ilk günden ‘AKP çizgisine geçmiş’ görüntüsü vermek, ‘kapitalizmin ruhuna’ uysa da, ‘ülke gerçekleriyle’ örtüşmüyor.
Dışarda kar yağıyor ve işçiler hak arıyor.
Bırakın Ermeni’sini Rum’unu...
Biraz sokağa bakın.

* * *

Korkmayın, Tayyip Erdoğan ve mama taifesi ilelebet payidar kalacak değil.
Ama bu millet hep var olacak.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş